Statlar Canaydın ailesini duygulandırdı

Bursa'da geçen hafta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Galatasaray Kulübü'nün eski başkanlarından Özhan Canaydın'ın oğlu Murat Canaydın, statlarda taraftarların babası için yaptıkları sevgi gösterilerinin tüm aile fertlerini duygulandırdığını söyledi

Salı, 30 Mart 2010 - 10:49

Statlar Canaydın ailesini duygulandırdı

Bursa’da geçen hafta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Galatasaray Kulübü’nün eski başkanlarından Özhan Canaydın’ın oğlu Murat Canaydın, gerek Ziraat Türkiye Kupası gerekse Turkcell Süper Lig karşılaşmalarında statlarda taraftarların babası için yaptıkları sevgi gösterilerinin tüm aile fertlerini duygulandırdığını söyledi.

Canaydın, babası Özhan Canaydın’ı kaybedeli bir hafta olduğunu, bu sürede değişik duygular ve çok güzel anlar yaşadıklarını belirtti. Babaları Özhan Canaydın’ı kendisine yakışır çok güzel bir cenaze töreniyle uğurladıklarını belirten Canaydın, "Cenazenin güzeli olur mu? Cenazenin güzeli oldu. Biz cenaze mi kaldırdık, yoksa bir kutlama mı yaptık, onun bile farkına varamadık" dedi.

Canaydın, törene katılan çok sayıda kişinin saygı ve sevgiyle babasını uğurladığını ifade ederek, bunun yanı sıra tüm takımların taraftarlarının da statlarda babasının lehine gösteriler yaptıklarını vurguladı.

"ÇOK BÜYÜK BİR MUTLULUKTU"

Özellikle Fenerbahçe’nin Manisaspor ile Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’ndaki Ziraat Türkiye Kupası Yarı Final Maçı öncesinde sarı-lacivertli taraftarların alkış ve tezahüratları ile tribünlere astıkları pankartların Canaydın ailesi olarak kendilerini çok etkilediğini dile getiren Canaydın, şöyle devam etti: "Tüylerimiz diken diken oldu. Çok büyük bir mutluluktu.

Fenerbahçe Spor Kulübü’ne, sayın Aziz Yıldırım’a, yönetim kuruluna, taraftarlarına çok teşekkür ederiz. Yaşarken yapmak istediklerini vefatından sonra gerçekleştirdiler. Çok çok güzel şeyler oldu. Gerçekten çok mutluyuz. Bunun yanı sıra lig karşılaşmalarında da Beşiktaş olsun, Bursaspor olsun diğer Anadolu kulüplerimiz olsun çok güzel anlar yaşadık.

Maçlarda taraftarların yaptıkları gözlerimizi yaşarttı, çok duygu doluydu. O, bunları tahmin ediyordu. İnşallah bundan sonra gerek derbi maçlarda gerek lig maçlarında bu tür görüntüler olur. insanlar sadece vefat edince değil, yaşarken de bunları hak ediyor. Türk futbolu da bunları hak ediyor. İnşallah bunlar olağan şeyler olacak."

"HASTA YATAĞINDA SADECE GALATASARAY’I KONUŞUYORDU"

Canaydın, "Özhan Bey sarı-kırmızı camiada sıkıntılı dönemler yaşamıştı. Size veya ailenizden birine bir kırgınlığından bahsetti mi?" yönündeki soruya, şu yanıtı verdi: "Hasta yatağında sadece Galatarasay’ı konuşuyordu. Dün aile içinde yaptığımız toplantıda, ’kime, ne dedi?’ diye konuştuğumuzda hepimize Galatasaray’ı anlattı.

Başka bir şey konuşmuyordu. Galatasaray’da kırgınlıklar olmaz. Neden olmaz? Çünkü Özhan Canaydın çok uzun senelerini verdi. Başkanlığa aday oldu. 3 sene üst üste genel kurulumuz Özhan Canaydın’ı seçti. Hastalığı olmasaydı, daha devam etseydi, zaten devam edecekti diye düşünüyorum. Genel kurulumuzun saygısı, sevgisi sonsuzdu.

İnsanlar bazı değerleri iyi biliyorlar. Özhan Canaydın, hayatta en çok Galatasaray’ı severdi. Galatasaray ile ilgili bana bu tür kırgınlıklardan hiç bahsetmedi. Etmemesinin nedenini de biliyorum. Çünkü o benim ileride Galatasaray’a hizmet etmemi isteyen bir adamdı. İnşallah bunları da gerçekleştireceğiz.
Kırgınlıklar ufak tefek olmuştur. Ama yönetimle, genel kurulla değil, bazı taraftar olaylarına üzülmüştür.

Gerisi teferruat. Son zamanlarında Galatasaray ile ilgili konuşmalarında Seyrantepe’nin üzerinde çok duruyordu. En büyük arzusu zaten oydu. Galatasaray’ın geleceği olarak görüyordu ve Galatasaray’a kalıcı şeyler bırakmak istiyordu. Nitekim Ali Sami Yen Stadı’nda da gördük, gerçekten güzel şeyler bırakmış. Bu insanların sevgisi, duaları yeter. Herkese çok teşekkür ediyoruz."

Galatasaraylı eski yöneticilerden Abdürrahim Albayrak’ın, yapımı süren stada Özhan Canaydın isminin verilmesi yönündeki önerisine de değinen Canaydın, "Galatasaray’da bütün başkanlar kıymetlidir. Herkes elinden geldiğince çalışır, yapar, gerçekleştirir. O genel kurulumuzun, kulübümüzün bir kararıdır. Teşekkür ederiz. Böyle bir şeyi düşünmeleri bile çok önemli" dedi.

"GALATASARAY KULÜBÜ’NDE GÖREV YAPMAK İSTERİM"



Murat Canaydın, "Gelecekte sizin de babanız gibi sarı-kırmızılı camiada başkanlık ya da yöneticilik gibi bir düşünceniz var mı? Babanızın bununla ilgili özel bir isteği var mıydı?" yönündeki soru üzerine, şöyle konuştu: "Muhakkak olacak. Zaten her Galatasaraylının gönlünde vardır. Yönetimlere gireceğiz, çalışacağız. Günü gelirse genel kurul bize o onuru gösterirse başkan neden olmayalım?"

Galatasaray Kulübü’nde görev yapmak isterim. Hayatımız Galatasaray ile geçti. Galatasaray ile büyüdük. Galatasaray Lisesi’nde okuduk. Galatasaray’da spor yapma şerefine eriştim. Dolayısıyla isterim. Babamın bu yönde özel bir isteği yoktu. Sadece her zaman ’Galatasaray’a kırılma. Burası Türkiye’nin en büyük camiası, böyle problemler olabilir ama kırgınlıklar Galatasaray’da olmaz. Galatasaray’a küsülmez’ derdi."

Canaydın, "Babanız son zamanlarında Galatasaray’ın ligdeki durumunu nasıl değerlendiriyordu?" yönündeki soru üzerine, babasının sportif başarıları ön planda tutan bir insan olmadığını söyledi.

Babasının sportif başarıların gelip geçici, ancak Galatasaray’ın çok köklü bir kulüp olduğunu söylediğini ifade eden Canaydın, "Kendisi her konuşmasında sarı-kırmızılı camianın hiçbir zaman zor duruma düşmeyeceğini, her zaman ileriye gideceğini vurguladı" dedi.

"ESKİ FUTBOLCULARI ÇOK SEVERDİ"

Murat Canaydın, babası Özhan Canaydın’ı, rahatsızlığı döneminde eski oyuncuların hiç yalnız bırakmadığını bildirdi. Babasının kaleci Mondragon’u çok sevdiğini dile getiren Canaydın, şunları kaydetti: "Mondragon da bizi arayarak cenazeye katılmak istediğini bildirdi ama olmadı. Babam Hasan Şaş’ı, Hakan Şükür’ü, Hakan Ünsal’ı severdi.

Eski futbolcuları çok severdi. Onlar da bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Sadece cenazede değil, bir gün öncesinden gelerek bizlerle beraber oldular. Hatta babam son zamanlarında, son 2-3 aydır herhalde en çok onlarla görüşmüştür. Hasan Şaş ve Hakan Şükür babamı hiç boş bırakmadı. Devamlı hastaneye geldiler ve bize moral verdiler."

AA

2