Suçüstü...

a
a
Perşembe, 25 Kasım 2010 - 05:00

Öcalan, yattığı yerden haber yolluyor Osman Baydemir’e:

- İstifa etsin.

Emri olur.

Sanki Kürt meselesi diye bir şey yok, sadece Öcalan’ın paşa gönlü var.

Sanki Öcalan, Kürt Halkı’nın patronu, kralı, padişahı... Diyarbakır’ın da tapulu maliki.

İstifa etsinmiş.

[[HAFTAYA]]

*** 

Seçilmiş bir Belediye Başkanı’na istifa etmeyi emretmek, Öcalan’ın Kürtler için değil, sadece kendisi için varolduğunu anlatmaya yeterlidir.

Anadilmiş, temel hak ve özgürlüklermiş, yok bilmem sosyal ve kültürel reformlarmış... Hayır efendim, bunların hiçbirisi önemli değil... Önemli olan Öcalan’ın İmparatorluğu.

40 bin kişi bunun için mi öldü? Anaların babaların gözyaşları, bunun için mi aktı?

Türk aydınlarıyla Kürt aydınları kolkola girip bunun için mi siyasi çözüm aradı?

 ***

Nedir bütün kabahat? Baydemir ne demiş ki:

- Silahlı mücadelenin miadı doldu.

Vay, sen misin diyen?

Bunu ancak Öcalan diyebilir. Sen diyemezsin. Çünkü sen dersen, dağdakilerin nezdinde Öcalan’ı devre dışı bırakmış olursun...

Maksat barış değil ki, bütün maksat Öcalan’ın ikbali ve istikbali.

- E hani Kürt ideali?

- Hani Ahmet Kaya’nın ıstırabı?

Görüyor musunuz? Bir de Baydemir’e hatırlatma yapıyor:

- Sen PKK sayesinde o koltuktasın.

Benden paso.

Bu durumda artık ne denir?

Ancak şunu diyebilirim.

Kendi hesabıma:

Kürtlerin demokratik hakları için elimden geldiği kadar çalışırım. Ama Öcalan’ın sömürüsü için zerrece alet olmam.

Not: Kılıçdaroğlu grup toplantısında dedi ki: “Bunlar herşeyi satarlar.” İşte, Oktay Ekşi de o gece “yazının şehvetine kapılıp” cümleyi değiştirmeseydi, makale aynen bu şekilde bitecekti. Öyleyse?..