Sultanların gözdesi mesir macunu

Gazeteci ve mutfak araştırmacısı Nedim Atilla'nın son kitabı 'En Yangın Aşklar Yemekte Başlar', adı gibi yemek, aşk ve cinsellik üçgeninde gezinen bir araştırma ve başvuru kitabı

a
a
Pazar, 21 Kasım 2010 - 05:00


Sultanların gözdesi mesir macunu

Anadolu’da yüzyıllardır kullanılan geleneksel cinsel gücü artırıcı karışımlar, baharatlar ve özel yemek tarifleri bu kitabın konusunu oluşturuyor. İşte bunlardan en bilineni, mesir macunu da kitapta özel bir yer tutuyor. Osmanlı’da sarayda büyük itibar sahibi olan bu özel formüllü macun, sadece cinsel gücü artırıcı etkisi yüzünden değil, sağlık üzerindeki iyileştirici, mucizevi özelliği yüzünden her daim Sultanlar’ın gözdesi olmuş.
Mucidi Merkez Efendi ise yere göğe konulamamış... İşte Nedim Atilla’nın kaleminden mesir macununun hikayesi ve özellikleri... “Günümüzde de meşhur olan mesir macunu Osmanlı’da sarayın güçlü ilaçları arasında en başlarda yer alıyor ve çok özel bir yere sahip. Anadolu’da halen de kullanılmakta olan ve afrodizyak olduğuna inanılan yiyeceklerin başında mesir macunu geliyor.
Mesir macunu, Mutasavvıf Hekim Merkez Efendi tarafından bulunmuş. Asıl adı Müslihiddin Efendi olan Merkez Efendi, 15. yüzyılın ikinci yarısında, 1460 yılında Denizli’de doğmuş. Öğrenimi için babasının yakın dostu olan zamanın ünlü bilginlerinden Hızır Ahmet Paşa’nın yanına Bursa’ya gitmiştir. Daha sonra hocası tarafından 17 zamanının en ideal üniversitesi olan İstanbul Fatih Medresesi’ne kaydı yaptırılır.
1520 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi, Yavuz Sultan Selim’in eşi Hafsa Sultan; eşinin ölümünden sonra oğlu Kanuni Sultan Süleyman’ı Manisa Valiliği’nden alarak imparatorluğun başına getirir. Kendisi de Manisa’da kalır ve kendi adına inşa edilen külliye ile ilgilenir. Hafsa Sultan’ın isteği, titizlikle inşaa edilen bu ilim ve kültür yuvası sosyal kurumun başına; otoriter, konusunda bilgili, uzman bir kişiyi getirmektir ve sonunda Merkez Efendi Manisa’ya tayin edilir.
Merkez Efendi halkın sorunları ile ilgilenmeye başlar. Hasta olanlar için çeşitli otlardan ilaçlar yaparak onları iyileştirir. Bu çalışmalar üzerinde imarethanenin bir kısmı Bimarhane’ye (Sağlık Bölümü ve Revir) dönüştürülür. Bir süre sonra Manisa Valisi Şehzade Mustafa’ya Kanuni Sultan Süleyman tarafından acil bir mektup gelir.
Hafsa Sultan’ın bir hastalığa yakalandığını ancak doktorların çabasına rağmen iyi edilemediği yazılıdır. Merkez Efendi’ye durumu bildirirler. Yoğun bir çalışmaya başlar. Sonunda 41 değişik baharattan ürettiği macunu, tarifi ile beraber saraya gönderir. Hafsa Sultan, üretilen bu macun ile sağlığına tekrar kavuşur. Bu olaydan sonra Merkez Efendi’nin ünü imparatorluk sınırlarını aşar. Merkez Efendi bu durum üzerine, Manisa iline ekonomik katkıda bulunabilecek bir plan hazırlar.
Bu plana göre, her yılın belli bir gününde sergi düzenlenecektir. Bu sergide, halkın bizzat kendi el emeği ürünleri tanıtılacak, civardan gelen halkın Manisa’ya ekonomik ve sosyal canlılık getirmesi sağlanacaktır. Ayrıca sergiye gelenlere mesir macunu dağıtılacaktır. Bu macunu yiyenler hem genel anlamda sağlıklarını korumuş hem de bir yıl boyunca zehirli böcek sokmalarına karşı bağışıklık kazanmış olacaklardır. Mesir macununun halka saçılacağı ve bu planda anlatılanların yapılacağı gün olarak da 22 Mart tespit edilir.”

Mesir macunundaki baharatlar ve faydaları
Anason: İştah açıcı ve sindirime yardımcı.
Çivit: Halk arasında kabakulak ve zatürreye iyi geldiğine inanılır. Bebeklerin ağız mukozasındaki ağrılı yaralarının tedavisinde de kullanılır.
Çöpçini: Kökünün kaynatılmış suyu egzamada kullanılır. Doku büzücü etkisi vardır.
Çörekotu: Gaz söktürücü olarak kullanılır.
Dürfülfül: Bedeni ısıtıcı ve öksürük kesici olarak kullanılır.
Hardal tohumu: İştah açıcı ve mideyi yatıştırıcı olarak toz halinde kullanılır. Cilt hastalıklarında iltihabı ve ağrıyı giderici etkisi vardır.
Havlıcan: Öksürük kesici ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırır, gazı dağıtır, balgamı giderir.
Hindistan cevizi ve besbase: Kaynatılmış suyu, mide ağrılarına iyi gelir. Etkisi bileşimindeki uçucu yağlardan ileri gelir.
Hıyarşenbe: Müshil olarak kullanılmaktadır.
Kakule: Lezzet verici, gaz söktürücü, iştah açıcı olarak kullanılır.
Karabiber: Öksürük kesici, uyarıcı ve baharat olarak kullanılmaktadır.
Karanfil: Ağız kokusu giderici, diş çürüklerinde ve ağrılarında kullanılır. Bileşimindeki uçucu yağı antiseptik ve ağrı gidericidir.
Kebabe: İdrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.
Kimyon: Baharat, gaz söktürücü, iştah açıcı ve terletici olarak kullanılır. Mesir macununun yapımında kullanılan baharat çeşitlerinin bir kısmının doğa da artık bulunmuyor olması nedeni ile mevcut baharatlarla bu gelenek sürdürülmektedir.
Günümüzde mesir macununda kullanılan diğer baharat çeşitleri şunlardır: Anason, galanya, iksir, kalemi barit, karahalile, kişniş, krem tartar, meyan kökü, misrafi, raziyane, safran, sakız, sarıhalile, tarçın, tiryak, udülkahr, yenibahar, zencefil, zerdecub.

Celal Bayar Üniversitesi’nin raporuna göre mesir macununun etkileri şöyledir:

İştah açıcı
Gaz giderici
Kuvvet verici
İdrar söktürücü
Yorgunluk giderici
Hormonları hareket ettirici
Zehirli hayvan sokmalarına karşın etkili.

14 Kasım 2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır