Şura'nın ardından…

a
a
Salı, 09 Kasım 2010 - 05:00

Geçen haftan eğitim gündeminin ilk sırasında ‘Eğitimde 2023 Vizyonu’ başlığında toplanan 18’inci Milli Eğitim Şurası oldu. 2006 yılında yapılan 17’nci Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararların aradan geçen 4 yıllık süre içinde hayata geçirilip geçirilmediği çok tartışıldı. Eğitim camiası, sorunların çözümü için günlük politikalar yerine orta ve uzun vadeli kararların alınmasını ve uygulanmasını istiyor. Bu konuda ne kadar haklı olunduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Çünkü 2006 yılında toplanan 17’nci Milli Eğitim Şura’sında eğitim fakültelerinin ülke ihtiyacı ile sınırlandırılması kararı alınmıştı. Ancak sadece 2010 yılında 7 yeni eğitim fakültesi açıldı. Geçen hafta bir toplantıda bir araya geldiğimiz bazı eğitim fakültelerinin dekanları da bu konuda şikâyetçi olduklarını dile getirdiler.

[[HAFTAYA]]

Geçen Şura’da OKS‘nin kaldırılması kararı alınmıştı. Ancak ne oldu? OKS kaldırıldı ama yerine üç yıl üst üste uygulanacak Seviye Belirleme Sınavları getirildi. Üçüncü yılın sonuna gelindiğinde SBS üç aşamadan bir aşamaya indirildi. 2023 vizyonunda 8’inci sınıfta yapılan SBS’nin uzun vadede kaldırılması öngörülüyor.

17’nci Şura’da zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması kararı, bu Şura’da 13 yıl olarak benimsendi. Zorunlu eğitim; 1 yıl okul öncesi eğitim, 4 yıl temel eğitim, 4 yıl yönlendirme ve ortaöğretime hazırlık eğitimi, 4 yıl ortaöğretim olmak üzere 13 yıl olacak şekilde belirlendi.

Aslında bu Şura’da tartışılacak kararlar da alındı. Mesela, öğrencilerin sabahları okuduğu ‘Andımız’ ve ‘İstiklal Marşı’ zorunlu olmaktan çıkarıldı.

4 gün süren Şura’da tam 220 karar alındı. Şura’nın en yüz güldüren kararı öğretmenler için alındı. Öğretmenlere her 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde bir maaş verilmesi, ek ders ücretlerinin 12 TL’ye çıkarılması kabul edildi. Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz bunu fazlasıyla hak ediyor. Eğitimde ‘bugün yap, yarın boz’ sisteminin terk edilmesi ülke geleceği için şarttır.

Yarın 10 Kasım. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72’inci yılı… 72 yılın sonunda O’nun düşüncelerinin, ilke ve devrimlerinin ölümsüzlüğünü görmenin coşkusunu yaşayıp, bir kez daha bütün benliğimizle O’na yöneliyoruz. 10 Kasımların matem günü olmadığını unutmuyoruz.