Süre var ama...

a
a
Cuma, 05 Mart 2010 - 05:00

Önümüzde toplumun yakından izlediği bir yargılama süreci var. Bu süreçte de cezaevinde yatan pek çok insan var. Bunlar neden yargılandığını dahi bilmediklerini tekrarlıyorlar. Peki yargılanmakta olan bir insan tutuklandığında yargılama bitene kadar tutuklu mu kalır? Yargılama bizde yıllarca sürüyor, tutukluluk da yıllarca mı sürecek? Y.L.

Yukarıdaki soruya imzayı sembol olarak aldım, zira bu soruyu soran bir kişi değil, çok insan var. Biliyorum ki soruyu bana iletmeyen binlerce kişinin aklında da bu soru var. Bir insan ne kadar tutuklu kalır? İnsanları hapse sok, sonra orada unut. Böyle bir şey mümkün mü? Elbette insan haklarının önemsendiği, ciddi hukuk kurallarının işlediği, demokrasinin gerçekten bulunduğu bir ülkede buna evet denilmez. Hatta ciddi yayın yapan televizyon kanallarında yapılan açıklamalarda da izlediğiniz gibi tutuklama normal bir hal değildir, istisnai bir haldir. Aslolan yargılamanın tutuksuz yapılmasıdır. Ancak sınırlı hallerde tutuklama kararı verilebilir ama günümüzde bu kural uygulanmıyor. Her gelen içeri alınıyor. Peki bu içeri alınma süresiz mi? Hayır süreli. Ceza Muhakemesi Kanunu bu süreyi sınırlamıştır. Kanuna göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok altı aydır. Ancak bu süre zorunlu hallerde ve gerekçe gösterilerek dört ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise tutukluluk en çok iki senedir. Ancak zorunlu hallerde bu süre gerekçe gösterilerek uzatılabilir ve uzatma süresi üç yılı geçemez. Şimdi her yakalananın cezasının ağır cezalık olduğu görüşünün neden yaygın olduğu anlaşılıyor mu?

Kefil var mı?

Kardeşim tüketici kredisi aldı, bir süre taksitleri ödedi ama işten çıkarılınca ödemede aksama başladı. Bu arada da bir beyin ameliyatı geçirdi. Fakat bütün iyi niyeti ile babam gitti borcu yeniden yapılandırdı ve parayı kendisi ödemeye başladı ama kısa bir süre sonra da babam vefat etti. Bu arada kardeşim ikinci beyin ameliyatını geçirdi şimdi yüzde 80 engelli. Eşi, borcun evlenmeden önce olduğunu söyleyip borcu üstlenmiyor. Bu durumda malüliyeti nedeni ile maaş bağlanırsa kardeşimin maaşına haciz konabilir mi? O.K.

Başınıza gelen üst üste olaylar son derece üzücü. Bu halde bir de borçla uğraşmak elbette çok sıkıntı yaratır. Sizin durumunuz şu: Bir kere eşinin bu borcu üstlenmesi diye bir hal söz konusu değil. Evlenmeden önce de olsa sonra da olsa borç kimin borcu ise ondan tahsil edilir. Kardeşiniz hayatta olduğu müddetçe bu borç için eşine başvurulmaz. Şayet kardeşiniz vefat etseydi bu halde mirasçısı sıfatı ile eşine başvurulabilirdi. Bu durum söz konusu değil. Bugün alacaklı kardeşinizin malını bulursa alacak. Ancak hastalık nedeni ile bağlanan gelirlere de haciz tatbik edilemiyor. Dolayısı ile alacaklının sizinle, şartlarınız çerçevesinde uzlaşmaktan başka yapacağı bir şey varmış gibi görünmüyor. Ancak kredi sözleşmesi yapılırken kefil alındı ise bu halde kefilin durumunu düşünmeniz gerekir. Soruda kefilden söz etmemişsiniz.