Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

Suriye'de bombanın üzerine kim atlayacak?

Salı, 13 Kasım 2012 - 05:00

New York Times’ın, yazıları sadece Amerika’nın değil dünyanın gündeminim belirleyen analisti Thomas Friedman’la Milliyet’ten Pınar Ersoy konuşmuş.
* * *
Önümüzdeki döneme dair özellikle Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren tespitleri var Friedman’ın...
* * *
Gelin birlikte okuyalım:
“Komşularla sıfır sorun politikası, komşularla tek sorun haline geldi. Ama bu Türkiye’nin suçu değil. Bölgede çok hızlı ve beklenmedik değişikler oldu.
ABD, Türkiye’ye gittikçe daha fazla dayanacak. Türkiye dalgalı sularda bir istikrar adası gibi.”
* * *
Bilhassa Suriye konusunda Friedman’ın “Bu sefer bombanın üzerine Amerika düşmeyecek” cümlesi çok dikkat çekici...
“Amerika kendisiyle ilgilendiği bir döneme giriyor. Şu anda Pennsylvania eyaletindeki Betlehem bizi Batı Şeria’daki Betlehem’den (Beytüllahim) daha fazla endişelendiriyor. Biz Irak’ta jeopolitik olarak el bombasının üstüne düştük.

[[HAFTAYA]]

Üstelik pimi kendimiz çektik.
Saddam’ın pimini çektik ve bombanın üstüne düştük. Patlamanın tüm etkisini biz emdik. Böylece Türkiye ve diğerlerinin yaralanmasını önledik. Tabii ki kan kaybı oldu ama bölge ayakta kaldı. Şimdi Suriye’de halk pimi çekmeye çalışıyor, yarısına kadar da çekti. Yeni bir kural var: ‘Dokunursan senindir.’
Biz Suriye’ye dokunmayacağız bile. Muhalefetle konuşabiliriz, destek verebiliriz ama kesinlikle dokunmayacağız.”
* * *
Peki; Türkiye, Suriye meselesinde doğru bir yerde mi duruyor?
“Suriye isyanı başladıktan 1.5 sene sonra burada askeri bir sonuç olmayacağı gün gibi ortada. Esad düşse bile artık sorunun sadece arabuluculukla çözüleceği anlaşılıyor. Şimdi şunu soruyorum:
Türkler acaba geri dönüp baktıklarında Suriye’ye karşı tavırlarını fazla erken değiştirdiklerini, kendi arabulucu rollerini fazla erken, zayıflattıklarını düşünüyor olabilirler mi? ABD Türkiye’ye bu yönde baskı yapmış ve şimdi pişman olmuş olabilir mi? Suriye sorununu çözmek için hem Esad’la, hem Müslüman Kardeşler’le, hem muhalefetle, hem Rusya’yla konuşabilen bir arabulucuya çok ihtiyaç var. Türkiye bunu yapabilirdi.
Hâlâ yapabilir mi bilmiyorum.”
* * *
Sonuç?
Bir: Komşularla sıfır sorun iyi bir fikirdi. Ancak bölgede ‘müzik’ Türkiye’nin istemi dışında değişti... Dolayısıyla ‘dans’ da değişmek zorunda kaldı!
İki: Suriye konusunda Türkiye tek başına... Amerika hiçbir zaman bu işin içinde olmayacak! Ve artık şu çok açık ki: Suriye meselesi silahla çözülemeyecek. Esad düşse bile...
Üç: Türkiye politikasını değiştirmezse eğer, yakın zaman içinde Suriye’de çözümün değil sorunun bir parçası olacak.