Sürprizlere hazır olun!

Cumartesi, 24 Temmuz 2010 - 05:00

Kaset komplosundan sonra CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmek durumunda kalan Deniz Baykal bir süre kendi kabuğuna çekilip sessiz kalınca siyasetten koptuğu gibi bir izlenim oluşmuştu. Son dönemde yaşananlar bu düşüncenin geçersiz olduğunu ispatlıyor.

Deniz Baykal gündemin çok yoğun olduğu şu sıralarda bir iki vücut hamlesiyle kalabalıkları yarıp “Ben buradayım” dedi.

Deniz Baykal ile Mustafa Sarıgül arasında Ankara’da gerçekleşen sürpriz görüşme bana göre Türk siyasi tarihinin en ilginç buluşmalarından biri oldu. Çünkü daha düne kadar Sarıgül’ün de Baykal’ın da birbirlerinin adını bile duymaya tahammüllerinin olmadığı bir süreçteydik. Bu son görüşme Baykal ve Sarıgül’ün siyasetin ön cephesinde “Her an ilk beşe girebilecek” hazırlık içinde olduğunu kanıtlıyor. Baykal, Sarıgül ile görüşmeyi büyük ihtimalle “Ben hala buradayım ve önemli bir güç merkeziyim” mesajını vermek için istedi.

Benzer durum Sarıgül için de geçerli. Mustafa Sarıgül’ün Ankara’da etkili olma hedefinden vazgeçip sadece Şişli’deki belediyecilik faaliyetlerine döneceğini beklemek yanlış olur.

Tahire Demircan’dan Hayri İnönü’ye kadar çok farklı kesimlerden insanları bir araya getiren Sarıgül’ün TDH ile yola devam etme planı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP liderliğine gelmesiyle kesintiye uğradı. TDH şimdilik durmuş görünse de çekirdek ekip Sarıgül ile birlikte hareket etmeye devam ediyor. Sarıgül’ün motoru rölantiye alma eğiliminin taktik değil stratejik bir karar olduğu anlaşılıyor.

12 Eylül referandumundan sonra siyasetteki taşlar iyice yerine oturacak. 2011 genel seçimine giden süreçte Deniz Baykal, Mustafa Sarıgül ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun merkez sol siyasetin neresinde olacağı ortaya çıkacak. Benzer bir durum Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş AK Parti ilişkisi için de geçerli. Daha önce yazmıştım Kurtulmuş ve Recep Tayyip Erdoğan’ı seçime yönelik sürpriz bir işbirliğinin içinde görebiliriz. Çankaya için yapılacak hesapları da unutmamak gerekir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ne yönde karar vereceği, Erdoğan’ın eğiliminin ne olacağı siyasetin zirvesini şekillendirecek. Çok çekişmeli, bol sürprizli bir dönem bizi bekliyor.

Öymen: Dip dalgası önemli

Baykal- Sarıgül görüşmesini CHP İstanbul millevekili Onur Öymen’e de sordum. Deniz Baykal’ın liderlik ettiği dönemde genel başkan yardımcılığı koltuğunda oturan Öymen siyasette ebedi kin ve nefretin söz konusu olamayacağını, nihayetinde siyasetin insanlar tarafından yapıldığını söyledi. Araları çok kötü olan isimlerin görüşmelerine geçmişte de tanık olunduğunu anlatan Onur Öymen, İsmet Paşa- Celal Bayar örneğini verdi. Türkiye’nin kader referandumuyla karşı karşıya olduğunu savunan Öymen, “CHP bu dönemde bir rüzgar yakaladı deniyor ama bundan daha önemlisi dip dalgasıdır. Eğer AK Parti’den CHP’ye böyle bir kayma olabilirse bu pek çok şeyi değiştirir” değerlendirmesini yaptı. Öymen, AKP’nin oylarının yüzde 30’un altına inmesine rağmen referandumdan yine de “evet” çıkarsa herkesin bu durumun bir muhasebesini yapması gerekeceğini söyledi.