Sürtünerek tatmin olma ‘basit bir saldırı’ymış!

Çarşamba, 28 Eylül 2016 - 16:00

İki kez aynı adamın saldırısına uğrayıp hamile kalan zihinsel engelli genç kadınla ilgili davadan çıkan karar: “Tecavüz olayında mağdurenin bekareti bozulmadığından, bu basit bir ‘cinsel saldırı’dır!” Kadın bir çocuk doğurmuş ama olay ‘basit’!!! Bu kadarına yuh artık! Haberi okuduğumda içim şişti resmen.

Bu nasıl saçmalıktır ya? Bilmeyenler için yazayım… Olay, Elazığ’ın Karakoçan köyünde; 24 yaşındaki, yüzde 70 zihinsel engelli kadının başına geliyor. Karnı şişince, iki kez komşusu tarafından tecavüze uğradığını anlatıyor. Bir kız çocuğu dünyaya getiren kadının bakire olduğu ortaya çıkıyor. Olay, ‘sürtünme yoluyla tatmin’ sayılıyor. Sanık ‘basit cinsel saldırı’ suçundan 7 yıl hapis cezası alıyor.

Bu suç engelli kişiye karşı işlendiği için de ceza 10 yıla çıkarılıyor. “İyi bari serbest bırakılmamış” demek de vardı haklısınız. Ama böyle bir olayın yorumlanışı bu kadar mı ağır ve çirkin olur ya? Vicdan diye bir şey var… Ortada zihinsel engelli bir kadın var. Üstelik çocuk olmuş! Adam kadının bekaretini bozmadı diye bu karar verilir mi? Sürtünme yoluyla tatmin nedir ayrıca? Tatmin olmak isteyen hayvanların gidip istediğine sürtünmesi basit bir olay mıdır?

Bazen bu kararlara imza atan hakimlerin neyin kafasını yaşadığını merak ediyorum. Kendi başlarına geldiğinde ne hissedeceklerini düşünseler yine aynı kararı verirler mi? Hay ben sizin ‘basit saldırı’ anlayışınıza…

Ebru Gündeş çıkıp konuşsun

artık Kocasının kirli çamaşırları ortaya dökülürken, gözaltılar yaşanırken çok şaşırıyordum Ebru Gündeş’in sürekli sahnede olmasına, ekrana çıkıp gülücük saçmasına... Asla anlam veremedim onca vurdumduymazlığa...

Ama o bir taraftan tepki çekerken bir taraftan da Günay’da her sahne aldığında masaları doldurdu, aşırı istek aldığı için tekrar sahne aldı, estralara gidip gidip durdu. Anlamakta zorlandım...

Bir taraftan ‘kadın işini yapıyor’ dedim, bir taraftan ‘bu kadarı da fazla!’ diye içimden geçirdim. Tamam ortada bir çocuk, onca yaşanmışlık varken kolay karar değil ayrılmak. Acımasız olmaya gerek yok. Kimse bilemez insanın kendi içinde neler yaşadığını, ne çektiğini.

SIRTINI DÖNECEKSE...

Ama Türkiye sallanırken o evlilik devam ettiyse, o ikiz yalılar, Mars’a kadar uzanan hediyelere sırt çevrilmediyse kocan hapse girdiğinde de sırtını dönmeyeceksin! Ebru Gündeş belli ki kariyerini, çocuğunu, itibarını düşünüp böyle bir karar verdi ama geç kaldı. İmajı dağıldı yeterince. Hoş, burası Türkiye; neler neler unutulmadı ki...

Bu da unutulur sonuçta. Ama bundan sonrası önemli. Boşanma sürecinde “yalıyı da istedi, çocuğuna ev de istedi” türü, onu son derece ‘paragöz’ gösteren haberleri durdurmalı.

Ebru saklanmak yerine çıkıp dobra dobra gerçekleri anlatmalı. Bundan sonra Ebru’yu kurtaracak tek şey samimiyet ve dürüstlük.

Müdür mırıldanmış

Burdur İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram, facebook hesabına yazdığı “Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse, o kadar erkekle zina yapmış gibidir” paylaşımıyla tepki çekmişti. Ama Milli Eğitim Bakanlığı, Mahmut Bayram hakkında işlem yapılmadığını açıkladı. Demek ki Mahmut Bayram facabook hesabında mırıldanmıştı, bunun da kimseye bir zararı yoktu!!

Lindsay Lohan ne alaka?

Adı sürekli skandallarla ve uyuşturucuyla anılan Hollywood ünlüsü Lindsay Lohan’ın Türkiye günlüğünü okuyorum günlerdir. Bir saat firmasının reklam anlaşması için gelmiş güya.

En son Suriyeli sığınmacıları ziyaret için Sultanbeyli’ye götürmüşler, ağlamış. Şaşkınım. Neden Lindsay Lohan? Neyin PR çalışmasıdır bu? Bu kadar bitmiş bir yıldızın yaptığı PR’dan ne olacak? Bir de “Türkiye güvenli” türevi açıklamalar yapmış. Türkiye’nin imajını düzeltmek de Lindsay Lohan’a kaldı ya, başka bir şey demiyor ve çekiliyorum

‘Justin Bieber burnu istiyorum!’

Nedense estetik yaptıran kadın olsun, erkek olsun bir gizleme ihtiyacı duyuyor. Hele de ünlüler! Oysa hepimizin kusurları var. Bunları düzelttirmek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaksa, inkâr etmenin hiç anlamı yok. Sinan Akçıl mesela... Kendisiyle sürekli oynayan, imaj değiştirip duran isimlerden.

Güvenilir kaynaklardan öğrendim ki, burnunu da yaptırmış. Ama her fırsatta “Hiçbir yerim estetikli değil, burnumu yaptırmadım” diyor. Oysa eski ve yeni fotoğraflarına bakınca farkı görüyorsunuz. Akçıl’ın estetik işine ön ayak olan da eski sevgilisi Ebru Şallı’ymış.

Ebru Şallı, eski sevgilisini kendi doktoruna teslim etmiş; o da “Justin Bieber burnu istiyorum” demiş. Sinan Akçıl’ın burnu Justin Bieber’e benzemiş mi bilemem ama bana göre güzel olmuş, yakışmış ona. Sinan Akçıl’ın burnunu yapan Opr. Dr. Yakup Avşar, aynı zamanda Tarkan’ın eşi Pınar Dilek’in burnunu yapan doktor. Bu arada…

Ebru Şallı’nın Cem Yılmaz’la ilişkisi var mı yok mu tartışması sürerken aklıma geldi… Ya bu ilişki sürseydi ve Ebru Şallı ilişkinin ilerleyen dönemlerinde bu sevgilisini de estetikçiye götürseydi! Cem Yılmaz ucuz kurtulmuş bence.