Suruç saldırısıyla ilgili flaş detaylar ortaya çıktı!

20 Temmuz 2015'te Suruç'ta meydana gelen canlı bomba saldırısıyla ilgili çok çarpıcı ayrıntılar var. İhmaller zinciri, adım adım katliama neden oldu.

24 Temmuz 2017, Pazartesi 09:44
A A
İki yıl önce Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki canlı bomba saldırısıyla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıkıtı. Müfettiş raporlarına göre kendini patlatan canlı bomba Abdurrahman Alagöz, emniyet istihbaratın takibindeydi. Bir saldırı düzenleyebileceği biliniyordu. Bu bilgi MİT'e verilmedi. Hazırlanan müfettiş raporuna göre bu istihbarat bilgisi deneyimsiz bir polis tarafından, MİT'e bildirilmesi gerekirken bildirilmedi. Öte yandan bir istihbarat elemanı Suruç'taki patlamadan kısa bir süre önce Şanlıurfa'daki ünitesini arayıp Suruç'ta bomba patlatılacağı bilgisini verdi. Ancak tüm bunlara rağmen gerekli önlemler alınmadı ve DEAŞ üyesi canlı bomba kendini patlattı ve 34 kişi can verdi.

Milliyet yazarı Tolga Şardan bugünkü köşesinde yaşanan ihmaller zincirini şu satırlarla anlatıyor:

(....)

Aldığım bilgilere göre, müfettişler, Suruç’taki canlı bomba eylemcisi Abdurrahman Alagöz’ün devletin bildiği bir isim olduğunu tespit etti. 

Çünkü, Alagöz hakkında bazı yazışmalar devlet kayıtlarında bulunuyordu. Adıyaman’daki DEAŞ yapısı içinde olan Alagöz’ün “kayıp” olduğu yönünde ailesinin polise başvurması sonrasında, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü bu gelişmeyi Ankara’daki Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildirmişti. 


(Abdurrahman Alagöz)
 

81 İLİN EMNİYETİNE BİLDİRİLDİ


İstihbarat Dairesi, Türkiye’deki eylemleriyle ön plana çıkan ve adını duyuran DEAŞ hücrelerinden birisinde yer alabileceği kuşkusuyla Alagöz’ün adını 81 ildeki emniyet müdürlükleri bünyesindeki yerel istihbarat ünitelerine bildirdi. 

Ancak, tam da bu noktada bir atlama yaşandı. 
 

O BİLGİ MİT'LE PAYLAŞILMADI


Müfettiş tespitlerine göre, Emniyet İstihbarat Dairesi, bu bilgiyi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile paylaşmadı.  Bu bilginin MİT’le paylaşılmaması önemli bir ihmal. 
 

"SURUÇ'TA BOMBA PATLAYACAK" TELEFONU


Kaldı ki, canlı bomba eyleminden çok kısa süre önce MİT’in bir elemanı, teşkilatın Şanlıurfa’daki ünitesini telefonla arayıp Suruç’ta bomba patlatılacağı bilgisini verdi.  Bu iki durumu birbiriyle bağlantıladığımızda ortaya bir ihmal durumu çıkıyor. 

*** 

Emniyet İstihbaratı’nda Suruç saldırısı çerçevesinde MİT’le bilgi paylaşımı konusunda yaşanan “atlamanın” kaynağı ise, yazışmaları yapan polis olarak gösteriliyor.  17-25 Aralık sürecinden sonra Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi’nde göreve başlayan polis memurunun, diğer kurumlarla yapılacak yazışmalar konusunda yeterli birikime ve bilgiye sahip olmadığı gerekçesi ortaya konuluyor. 


(Abdurrahman Alagöz saldırıya giderken güvenlik kameralarına böyle yakalanmış.)
 

"MİT'LE YAZIŞMAYI AKIL EDEMEYEN POLİS MEMURU"


Suruç olayı, MİT’le yazışmayı akıl edemeyen bir polis memurunun üzerine kalmış görünüyor.  Tabii, bu memurun bağlı olduğu birimin amir ve müdürleri ile İstihbarat Dairesi’nin ilgili üst yönetiminin bilgisi ve ilgisi yok!  Suruç’la ilgili Emniyet İstihbaratı’ndan gelen bir bilgi paylaşımı mevcut. Ama bu bilgi, Kobani’ye yardım için Suruç’ta toplanan grubun eylem yapabileceği yönündeki bilgileri içeren istihbarat paylaşımları.

Devletin tanıdığı, bildiği Abdurrahman Alagöz ya da başka bir DEAŞ üyesinin bomba patlatacağı yönündeki bir bilgi değil.  Müfettişlerin araştırmaları sonucunda hazırladıkları rapor doğrultusunda Suruç’taki bazı yerel yöneticilerin ifadeleri alındı.

  İçişleri Bakanlığı, kendi bünyesindeki bu devlet görevlilerine idari cezalar verdi. 

Bu önemli ihmalin de gözardı edilmemesi gerekiyor.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;