Survivor için referandum

Cumartesi, 21 Ağustos 2010 - 05:00

Türkiye’de anayasa değişikliği için halk oylamasına gidiliyor. Siyasilerden başka kim takıyor bu demokratik maratonu? Bilemiyorum. Sokaktaki adamın gündemi çok farklı sanki. Ben mail kutumdaki adamdan söz etmek istiyorum. Onun gündeminde referandum filan yok.
Biri “Survivor Kızlar Erkekler”deki İhsan’a “sahtekar” diyor, diğeri de Merve’ye “Şirret!”
Yani taraflar giderek radikalleşiyor. Yazılarımdan dolayı hepsinin buluşma noktası benim mail kutusu. Seçim sandığı gibi vallahi! Arada bitaraf olmaya çalışıp program hakkındaki okur görüşlerini de yayınlıyorum ama sonunda bertaraf ediyorlar beni her iki tarafta. Sanırım Sayın Başbakan’ın diline doladığı bu bertaraf meselesinin daha referanduma gidilmeden mağduru olacağım. Neyse...
Bir fikrim var. Hazır 12 Eylül’de sandığa gideceğiz ya. Oradaki pusulalara birkaç soru daha eklesek. Mesela “Survivor’da şampiyon İhsan mı olsun yoksa Merve mi?” Mesela “Ezel’de Ramiz Dayı mı kazansın Kenan Birkan mı?” Mesela “Kavak Yelleri’nde Güven mi kalsın Efe mi?” Mesela “Arka Sıradakiler’de Oktay mı ölsün Kerem mi?” Mesela “Geniş Aile’de Koyu Bilal mi kazansın Cevahir mi?” Meselalar çoğaltılabilir. Yüksek Seçim Kurulu’ndan sıradan bir vatandaş ve TV eleştirmeni olarak ricamdır; lütfen pusulalara bu soruları da ekleyebilir misiniz? Referanduma giden seçmen sayısını üçe katlayacağınız kesindir. Kalıbımı basarım.

Geniş Aile neden daraldı?“Geniş Aile”nin (Kanal D) daraldığını yazmıştım. Nedenleri ortaya çıktı. Tasarruf gerekçeli düzenlemeler var. Şu kadarı net artık Halit Akçatepe olmayacak dizide. Yani Nusret baba hakikaten tarih oldu.
Bazı sevilen yan karakterlere de en fazla iki bölümde bir rastlayabileceğiz. Mesela Zekai’nin fırlama üçlüsü ya da Atçı kardeşlerden ikisi için durum bu. Ümran Süreyya, Kunter gibi olmasa da olur tipler için de durum aynı. Kalabalık dizilerin kaderi budur. Maliyet ve çekim planı arttıkça doğal olarak tasarrufa gidilir. Geniş Aile bunu izleyicisini en az inciterek yapmaya çalışmış.
İkinci bölüme de değinelim. Espriler yerindeydi. Zeynep kızımıza (Rojda Demirer) alışmaya başladık. Keşke Melekler Korusun’dan çıktığı imajıyla girmeseydi bu diziye ama anladığım kadarıyla vakit darlığı nedeniyle böyle olmuş.
Bir de yılın bombası Şevval denilen o kız çocuğundan gelecek gibi görünüyor. Ve yılın dillere pelesenk lafı da şimdilik onun ağzında; “Skandalın olurum”...

Koltuk Sevdası sunucusuz kaldı
Atv’de yaz boyunca başladı başlayacak diye beklenen “Koltuk Sevdası” isimli yarışmaya resmen nazar değdi diyebiliriz.
Henüz başlamadan sunucusuz kaldı. Oktay Kaynarca ile prensipte anlaşılmıştı.
Ama ne olduysa atv yönetimi kanalda “Türkünü Söyle” isimli yarışmayı sunan ve “Adanalı” dizisinde başrolü oynayan Oktay’dan vazgeçti. Sanırım hem zaman hem de ekran planlaması neden oldu bu değişikliğe. Yeni bir sunucu aranıyor. Bakalım koltuk kimin elinde kalacak?

Doktorum çok izlenecek!
Önceki gün katılıp dört ayda nasıl 25 kilo verdiğimi anlattığım Ender Saraç’la Ramazan (Star TV) programında çok eğlendim. Program içeriği çok güçlüydü. İki saatin içine onlarca ayrı konu ve belki de yüzlerce sorunun yanıtı yerleştirilmişti. Ama asıl eğlence kaynağım Kanal D’deki “Doktorum” programının sunucusu Zahide Yetiş oldu. Zahide iki aylık tatil dolayısıyla hem ekranı hem de seyircisini çok özlediğini belli etti. Bir süre sonra yapımcılarının teşvikiyle kendini programın sunucusu olarak buldu. Hiçbir ego takıntısı olmayan Ender Saraç hem Zahide’ye rol verdi, hem de onun heyecanından yararlandı. Bu arada ben de kalabalık izleyicili bir programda neler olup bittiğini yerinde görmüş oldum. “Doktorum” 13 Eylül sabahı Kanal D ekranında yeni sezonu açacak. Hem de müthiş bir konukla. Bu sezonun çok konuşulan işlerinden olacağına eminim yine. Zahide’nin özlemi bunun en net kanıtıydı. Bu arada ben de 4 ay aradan sonra yine ekran maratonuna gireceğim. Özlediğim izleyicimle buluşma günüm ve detaylar hakkındaki yazım önümüzdeki günlerde olacak.

Çocuklar duymaz mı?
Çocuklar Duymasın’da (atv) anne rolünü oynayan Pınar Altuğ 7 yıl aradan sonra bile hiç yaşlanmamış gibi duruyor ekranda. Kolay değil araya başka diziler, yarışmalar ve bir de annelik girdi. Buna rağmen diğer oyunculara kıyasla yıllar ona hiç kötülük etmemiş diyebiliriz... Haluk’un (Tamer Karadağlı) beyazlayan saçları ve aldığı kilolar dikkat çekici. Havuç (Furkan Kızılay) sesinin kalınlaşmasının dışında aynı Havuç gibi görünüyor. Çaycı Hüseyin sakallarını tıraş etse, belki onun da değişmediğini görebiliriz. Hikaye de değişmemiş zaten. Yine çocuklar bir şeyler istiyor, yine ebeveynler meseleyi büyütüp dizinin ana hikayesi yapıyor bu istekleri. Ve yine akıştaki “öğretici” unsurlar yerinde duruyor.
Önceki akşam Türk resminde “Kuş ustası” olarak bilinen Faruk Cimok üzerine uzunca bir sohbet geçti. Sonra çiçek yerine gönderilen meyve sepetinin ağdalı bir reklamı yapıldı ve son olarak kişisel gelişim meselesinde bir dolu öğüt verildi. Vallahi hiçbirine itirazım yok. Ama dizinin jenerik şarkısına var. Hâlâ “Aman ayrıldığımızı çocuklar duymasın” diye sözleri olan malum müzik var jenerikte. Ayrılacaksınız ve çocuklar duymayacak öyle mi; geçin bunları efendim!