SÜSLÜYÜM, SÜSLÜSÜN, SÜSLÜ…

Pazartesi, 27 Haziran 2011 - 05:00

İkizlerle ilgili yazı yazmaya başladığımdan beri genelde ikiz annelerinden gelen maillerde hep işin zor tarafından baktığımızı fark ettim. Gerçekten hep söyleniyor muyum yazılarımda diye şöyle bir eski yazılarıma göz attım. İkiz bakmanın zorluğunun yanı sıra yaşattığı müthiş duyguları da yazmışım, kendime haksızlık etmeyeyim. Kızlar büyüdükçe iletişimimiz güçlenmeye ve birbirimizin dilinden anlamaya başlar olduk. İşte şimdi kız annesi olmanın keyfini yaşamaya başlıyorum.

Geçenlerde Derin’i makyaj malzemelerimi kurcalarken, Mavi’yi de çantalarımı boynuna asmaya çalışırken yakalayınca işin “kız çocuğu olma” kısmının başladığını keyifle fark ettim. Bir süre sonra tıpkı benim de bir zamanlar annemin ayakkabılarını küçücük ayaklarımla giymeye çalışmam gibi, benim kızlarım da makyaj malzemelerimi yüzlerine gözlerine sürüp, çok güzel olduğunu düşünerek evin içinde voltalar atacaklar. Kim bilir kaç ayakkabımın belini kırıp kaç rujumu duvarlarda yeni sanat eserleri yaratmak için ezecekler… Şimdilik kolyelerimin şıkırtısına ve çantalarımın kolayca sürüklenebilmelerine çok mutlu oluyorlar. Derin’in, bileğine taktığım bileziği hayran hayran seyredip, bileğinden düşmesin diye zarifçe havada tutuşunu görünce artık süslenmenin ne demek olduğunu anladıklarını gördüm. Hele onlara yeni bir elbise almışsam ve giydirip bana modellik yaptırıyorsam, eteklerini tutup deli gibi evin içinde kahkahalar atarak dolaşmalarını görmenizi isterim. Artık kız çocuğu annesi olduğumun farkına varmaya başladım ve bundan müthiş keyif alıyorum sevgili okur. Birazdan kızlarıma gayet süslü tokalar ve onların taşıyabileceği tavşanlı çantalar almak üzere evden çıkacağım.

VE ANNE TATİLE GİDER…

İlk kez çocuklarımı bırakarak tek başıma tatile çıkacağım. Buna hem vücudumun hem de ruhumun o kadar ihtiyacı var ki… Eşimin de bu konuda bana destek olması, tatile gitmem için beni teşvik etmesi, her şeyden önemli benim için. Eşimle birlikte çocukları bırakıp hiç tatile gitmedik baş başa. Tek çocuğumuz olsaydı belki bunu yapabilirdik ama iki küçük çocuğu bırakabilmemiz için bize en az iki kişi gerekiyor ve bu iki kişiyi her zaman ayarlayamıyoruz. İşte bu yüzden ya çocuklarla birlikte tatile gidilecek ya da tek tek tatile çıkacağız diye anlaştık. Eşim bazen imza günleri ya da ödül törenleri için bir iki günlük şehir dışı seyahatlerine gider. Her ne kadar tatil için gitmiş olmasa da yine de evden biraz uzaklaşmanın, uykusu bölünmeden uyuyabilmenin ve farklı bir ortamda olmanın ona iyi geldiğini bilirim. Bu sebepten ben de bu hafta sonu kız arkadaşlarımla birlikte 2 günlüğüne tatile gidiyorum. Biraz da kendimi sınamak istedim. Bazen çocuklar olmadan nasıl tatil yaptığım, nasıl gezip tozduğumu hatırlar kocaman bir of çeker ve hemen ardından büyük bir vicdan azabı duyarım. Sanki çocuklarımı inkar etmişim gibi hisseder ve bir anda gidip onları öpücüklere boğarım. Sanırım bunu her anne yapıyor. Çocuklarımın olmadığı o 2 günü, saat başı onları arayarak mı geçireceğim yoksa gerçekten 2 günün hakkını verip ruhumu ve bedenimi dinlendirerek mi geçireceğim. Şimdilik ben de bilemiyorum fakat tatil için inanılmaz sabırsızlanıyorum.

Yandex.Metrica