'Tahrik edici, şehvetli ve sadık'

Mutsuz biten iki büyük aşkın ardından toparlandığını göstermek ve son haberlerini vermek amacıyla Fransız Paris Match dergisine iddialı pozlar veren ünlü oyuncu Isabelle Adjani, yaşadığı aşk acılarını kaderinin bir parçası olarak görüyor

a
a
Perşembe, 13 Ocak 2011 - 10:33


'Tahrik edici, şehvetli ve sadık'

* Çıplak pozları genellikle kariyerinin başında şöhreti yakalamak isteyenler verir. Oysa siz bunun için beklediniz. Neden şimdi böylesine cüretkar pozlar veriyorsunuz? 
Hiç de değil. ‘Öldüren Yaz’ (L’ètè meurtrier)  filmi için tamamen, ‘Ölümcül Gezi’ (Mortelle Randonnèe) içinse kısmen soyunmuştum. Ama işin doğrusu kariyerimi bunun üzerine kurmadım. Bu son fotoğraflarıysa yeni haberlerimi vermenin seksi bir yolu olarak görüyorum.

* Sizce vücudun  özgürlüğü ruhun  özgürlüğüne bağlı mıdır? 
Elbette, biri olmadan olmaz. İnsan kendini vücuduna; cesaret kaybı, yılgınlık ya da şefkat eksikliği yüzünden hapsedebilir. Bu ikisi daima birbiriyle dayanışma içinde olmalıdır. 

* Mutlu olmanın ya da mutsuz olmanın fiziksel görünüşünüze bir etkisi oluyor mu? 
Benim duygulara, heyecanlara tepki veren ve bu nedenle beni ele veren bir vücudum var. Monica Bellucci’nin yumuşaklığında, Kate Winslet’ın ışıltısında, Juliette Binoche’un meydan okuyuşunda olduğunda gibi. Bu kadınların dişilikleri ve güzellikleri mükemmelliğe varıyor. Bizi top modellerin dünyasından ayıran bir ruha sahip olmamız.

“Tahrik edici ve şehvetliyim”
 

* Son dönemde çok daha şehvetli ve tahrik edici görünme isteği taşıyor gibisiniz. Bir mesaj mı vermek  istiyorsunuz? 
Benim değil daha çok annemin  bir mesajı var. Benim için hep “Unutma ki, hapı yutmuş bir kadın yarattım ben” der. (Gülüşmeler) Ama doğru söylüyorsunuz. Hayatımın bu döneminde kendimi güzel, tahrik edici ve şehvetli buluyorum. 

* Monica Belluci çıplak fotoğraflarının “Gençliğine veda” anlamına geldiğini söylemişti. Zamanın geçmesi ve bu pozları çektirmenin mümkün olamayacağı günlerin  yaklaşması sizi korkutuyor mu? 
Benim hayatımda normal bir kadının yaşamındaki evreler yok. Bazen anarşizme yakın, bazen taşkın, bazen düşecek bir paravanın arkasında gizlenmiş gibiyim. Zamana karşı yenilmez olmak için benim parolam “Kendini sevmek ve sevilmeye izin vermek.” Geçici olmayanla iyi anlaşıyorum. Mesela Sharon Stone gibi bazı yıldızlar güzelliklerinden güç kazanıyor. Spora,  yogaya ve sekse yatkınlık gibi hoş yanları olsa da Kaliforniya kurallarına uygun yaşamıyorum. Zevklerime bakarsanız tam bir doğuluyum. 

* Artık sadece bir erkeği değil, bütün erkekleri mi baştan çıkarmak  istiyorsunuz? 
Baştan çıkarmak için baştan çıkarmak ya da birinin beni baş tacı etmesi için baştan çıkarmak anlamsız. Bu sadece aşta hayal kırıklığı yaratır. 

* Bunu yaşadığınız aşk acılarından sonra mı söyleyebiliyorsunuz? 
Aşk acılarından pişmanlık duyulmaz. Benim aşk acılarımsa hayat yolumun bir parçasını oluşturuyor. 

* Sizi aşk hayatında ne    korkutuyor? 
Hayatımdaki erkeklerle ya da  ailemle ilgilenirken kendimle ilgilenmeyi hep ihmal ettim. Oysa fedakarlık etmek kendini kurban etmenize neden oluyor. Sonuçta bir kurban     yaratmaksa hiçbir şeye varmayan  bir özür oluyor. 

* ‘Nedensiz acılara’ duyarlı   gibisiniz? 
Bu benim mesleğim. Dramatik rollerde nedensiz acıları canlandırmak durumundayım. Ne mutlu ki         bu konuda duyarlıyım. 

* Ben özel hayattan bahsediyorum. Aşk acıları çektiğinizi biliyoruz. 
Bu konuda hazmı zor ve bir  o kadar da güzel bir kitap yaza-bilirim. Ama hoş görünmek hiç umurumda değil. Hayatın bana sunduklarını alıyor, gülümsüyor ve teşekkür ediyorum.

“Sadık bir kadınım”
 

* Son ilişkiniz nasıldı? 
Bu konuda konuşmayacağım. Ama bir kadın kendini ona uygun olmayan bir hayatta bulduğunda, yıllarca kendini durumun böyle olmadığına ikna etmeye çalışsa da, kendini kurtarmalıdır. Ben doğam gereği sadık bir kadınım. Boğazıma kadar suyun içinde olsam da “Hayır, bu gemi batmıyor” demeye devam edebilirim. Benim gibi tek eşli insanlarda  gerçeği inkar etme gücü inanılmaz boyutlara varabilir.

* Çocuklarınızın babaları    (Yönetmen Bruno Nuytten ve aktör Daniel Day-Lewis) ile  ilişkilerinizi kurtaramadınız.
Aşk varsa ötesi yoktur. İkinci oğluma “Babanla ayrıldıysak aşk olmadığı için değil, çok fazla olduğu içindi, bunu unutma” diyorum. 

“MASUMiYET TEHLiKELiDiR”
* Sizi dinlerken “Isabelle Adjani olmak zor” diye düşünüyor insan.
İnsanın kendi olması hayattaki en karmaşık şey. Aşk yardım edebilir, koruyabilir, ilham verebilir ama her şeyi iyileştirmiyor. İş hayatı da öyle. Önce kendi varlığınızın madenine inmeniz gerekir. 

* Aşık mısınız? 
Açıkçası evet. Anlaşılıyor sanırım öyle olmasa sormazdınız değil mi? 

* Başkalarının fikirlerine ne kadar önem veriyorsunuz? 
Giderek daha az önem veriyorum. Hayatı kurtaran şeylerden    biri de başkalarının yargılamalarını umursamamak. 

* Bir de tabii hayatı zehir edebilen bir masumiyet arayışı var değil mi? 
Felaketin davetiyesi! Masumiyet tehlikelidir değil mi? Dindarların dünyasına bakmak yeterli. Orada masumiyet, ortaçağı ve karanlığı bugüne taşıyan bir silah görünümüne bürünüyor.

3