Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Taklit hayatlar

Cumartesi, 29 Ağustos 2009 - 09:56


Dünyaya geldiğiniz andan beri size öğretilen, yaşamanız istenen hayatların içinde bocalayıp duruyorsunuz. Hiçbiriniz kendiniz değilsiniz. Taklitçisiniz, oyuncusunuz, iyi rol kesiyorsunuz. Kendinize ait hiçbir şeyiniz yok. Aileniz, dostlarınız, sevgilileriniz hep üstlendiğiniz rollere
göre değerlendiriyor sizi. Rolünü iyi oynuyorsan, onların gözünde bir numarasın...
Kabullenmişsiniz böyle yaşamayı.
“Mutluyuz” diyorsunuz herkese ama değilsiniz aslında. İçinizde bir ses, gerçeği her dakika yüzünüze vuruyor, “Sen bu değilsin, sen istediğin
hayatı yaşamıyorsun” diyor.
Gülüşleriniz sahte, aşklarınız sahte, gözyaşlarınız sahte, sevişmeleriniz bile sahte. Hiçbiriniz memnun değilsiniz yaşadığınız hayatlardan.

***

Ama kolayınıza geliyor. Böyle yaşarsanız, her şeyin çok daha kolay, çok daha basit yürüyeceğini biliyorsunuz. Kimse üzülmeyecek, kimse kırılmayacak, böylece herkes memnun, mesut yaşayıp gidecek.
Ya siz? Ya kendiniz? Sizin hayatınız?
Sorgulayın aşklarınızı. Sorgulayın sevişmelerinizi. Kimin bedeniyle giriyorsunuz yatağa? Kimin bedenleri birleşiyor? Size mi ait gerçekten?
O zaman neden ruhlarınız doyuma ulaşmıyor? Neden ruhlarınız isyan ediyor?

***

Zaman öylesine hızlı akıp gidiyor ki...
Başkasının hayatlarını yaşayarak, taklit ederek tüketiyorsunuz yaşamlarınızı.
Gerçek mutluluğu bulmadan, ruhunuz doymadan bitecek hayatınız. Sahte aşklar cennetinin kahramanlarısınız hepiniz. Şikayet etmeye hakkınız var mı acaba? “Neden yalnızım?”, “Neden aşık olamıyorum?”, “Neden beni kimse anlamıyor?”, “Neden aldatılıyorum?”, “Hiç
mutlu olamayaçcak mıyım?” diye sormaya hakkınız var mı? Kendiniz olmayı denediniz mi ki bu soruları sorabilesiniz?

***

Aşk gerçektir. Sizin sandığınızdan çok daha gerçektir hem de. Kendiniz olmadan aşkı yaşabilmeniz mümkün değil. Başka kimliklerle yaşadığınızın adı aşk olamaz. Bakın aynaya, yansıyan o suretteki kişi kim?
“Benim” diyebiliyorsanız, ne mutlu size. Siz olmaya devam edin. Her koşulda ve her zaman... “Bu da kim?” diyorsanız silkinin artık.
Kendi hayatlarınıza sahip çıkın, bırakın taklitçiliği. Bir tek günü bile kendiniz olarak yaşadığınızda, bunun ne kadar vazgeçilmez bir şey
olduğunu göreceksiniz...