Tansiyonla ilgili şehir efsaneleri

Yaşının önüne 1 ekleyip normal tansiyon değerini bulanlar, yaşlı olduğu için kendine yüksek tansiyonu yakıştıranlar...

Tansiyonla ilgili şehir efsaneleri

Prof. Dr. Ülver Derici, tedavinin önündeki en büyük engel olan yanlış bilgileri anlattı... Radikal'den Ferhan Kaya Poroy'un haberi şöyle:

Tansiyon TIR’ı yollara boş yere çıkmamış. Bu konuda o kadar çok yanlış bilgi ve şehir efsanesi var ki! Bir tanesi beni çok ama çok güldürdü: “Yaşım 50. Yaşımın önüne 1 koyayım, 150 olur. Benim tansiyonumun 15 olması normal!” Nasıl ama, şaka gibi değil mi? O zaman 70 hatta 80 yaşındaki insanların durumunu düşünmek bile istemiyorum. 17 ya da 18 tansiyonla yollarda… Tansiyon TIR’ının görevi de insanları bu konuda bilgilendirmek! Şimdi sıra Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ülver Derici’de… Tansiyonla ilgili sorularımıza devam ediyoruz.

Tansiyon yaşla artar mı?

Tansiyon yaşla artan bir şey değildir. 18 yaşındaki bir birey için kabul edilebilir ölçü kaçsa, 60 yaşındaki bir birey için kabul edilebilir ölçü de aynıdır. Bizim kabul edilebilir değerlerimiz 14’e 9 şeklindedir. Hastanın ciddi rahatsızlıkları yoksa bu tansiyon ölçüleri normal kabul ediliyor. Ama kişinin kalp hastalığı, böbrek hastalığı, inme geçirmişliği varsa, o zaman bu değerlerin daha düşük tutulması gerekiyor. O zaman da hedefimiz 13’e 8 veya 7 olabiliyor. Durum ne kadar kesin olsa da Türkiye’de yaşlı nüfus nedense kendine yüksek tansiyonu yakıştırıyor ve ‘Bu yaşta bu tansiyon normal’ diyerek düzenli bir tedavi sürecine bile girmiyor.

Tansiyonu hangi aralıklarla ölçmek gerekir?

Eğer sağlıklı bir bireyseniz, yüksek tansiyon hastası olabileceğinize dair bir belirti yoksa bile, yılda en az bir defa ölçtürmenizi mutlaka öneriyoruz. Yapılan tetkiklerde sağlıklı çıksanız bile bunu yapın. Ama yüksek tansiyon hastaları için durum farklı. Özellikle de tedaviye yeni başlanan dönemlerde hastaya sık sık tansiyon ölçtürmesini tavsiye ediyoruz. Hastalık hastası seviyesinde saat başı bir ölçüm değil tabii ki önerdiğimiz. Günde ortalama iki kez tansiyonlarını ölçmeleri şart. Biri sabah ilacını almadan önce, bir de akşam yemekten sonra…

Bir ya da iki hafta bu ölçümleri yapıp kaydeden hasta bize geldiğinde tedavisini planlamak çok daha kolay oluyor. Bu aşamadan, yani hastanın tedavisi planlandıktan sonra ölçüm süreci değişiyor. O zaman sadece hastanın kendisini iyi hissetmediği zaman tansiyonunu ölçmesi gerekiyor. Günde 10-15 kez hastalığına bağımlı bir şekilde sürekli tansiyonunu ölçmesini kesinlikle istemiyoruz.

Tedavi planlama aşamasında her hasta günde iki kez tansiyonunu ölçüp bunu bir çizelge oluşturacak kadar bilinçli olamayabiliyor. O zaman da 24 saat kayıt yapan cihazlarla biz hastanın tansiyonunu bir aletle ölçümlemiş oluyoruz. 24 saat bitiminde hasta geldiğinde kayıtları bilgisayara aktarıyoruz ve süreç içindeki tansiyon dalgalanmalarına bakarak tedaviyi planlıyoruz.

Hangi tansiyon ölçüm aleti kullanılmalı?

Alternatif çok. Piyasada çeşit çeşit tansiyon ölçme aleti var. Bilekten aletler en çok tercih edilenler arasında. Ancak bunların yanılma payı yüksek. En ideal aletler koldan ölçüm yapanlardır. Koldan ölçüm yapanların otomatik olanları da var, olmayanları da. Kişi hangisini kullanabiliyorsa onu tercih edebilir. Bilekten ölçüm yapan aletler de hiç yoktan iyidir. Ama yanılma paylarını göz önünde bulundurmanız şarttır.

Yanılma payı derken, tansiyon daha düşük mü, daha yüksek mi çıkar?

Bilekten ölçüm yapan aletlerde yanılma payı aşağıya doğrudur. Tansiyon normalinden daha düşük çıkabilir. Yüzde 15 hata payı vardır.

Bir de doktora gidince tansiyonu yükselenler var…

Evet, hatta bunun tıpta bir adı bile var: Beyaz önlük tansiyonu… Eskiden beyaz önlük hipertansiyonu kavramı pek kaale alınmazdı ama artık öyle değil. Biz beyaz önlük hipertansiyonu olan bireyleri de önemsiyoruz. Doktora geldiğinde tansiyonu çıkabiliyorsa bir kişinin, o zaman her stres yaşadığında tansiyonu çıkabilir anlamına gelir. Bu nedenle tedavi altına alınması gerekiyor.

‘Sinirlendi, tansiyonu çıktı’ deniyor hep. Tansiyon sinirlenince yükselen bir şey mi?

Stres, tansiyonu yükselten bir faktör. Biz hastalarımıza ‘Birisine sinirlendiğiniz veya stres altında olduğunuz zaman, hemen o anda tansiyonunuzu ölçmeyin’ diyoruz. Kişinin bir süre oturup sakinleşmesini, ortalama 15-20 dakika dinlenmesini, ondan sonra tansiyonunu ölçmesini istiyoruz.

***

Tansiyon ve yaşlılık

* Hipertansiyon görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır.

*60 yaştan sonra her 10 kişiden 7’sinin, 70 yaştan sonra ise her 10 kişiden 7-8’inin hipertansiyonu vardır.

* 55-60 yaşınıza geldikten sonra hipertansiyon çıkmaz diye düşünmeyin. Hayatınızın geri kalan kısmında hipertansiyonunuzun ortaya çıkma ihtimali yüzde 80-90’dır.

* 40’lı yaşlardan itibaren ölçümlerinizi en az yılda bir, hatta daha sık yaptırmanızda fayda var.

* Yaşınız kaç olursa olsun, tansiyonunuzun 140 veya 90’ının üzerinde olması hipertansiyonunuz olduğunu gösterir. ‘Ben yaşlıyım, tansiyonumun yüksek olması normaldir’ düşüncesi yanlıştır.

* ‘Yaşlılarda tansiyonu çok düşürmemek gerekir’ düşüncesi kesinlikle yanlıştır. Yaşlılarla gençlerin tansiyonu arasında fark yoktur.

* Sağlıklı beslenmek düzenli egzersiz, kilo vermek ve az tuz tüketmek için hiçbir zaman geç kalmış değilsiniz.

* ‘Yaşlılar egzersiz yapmaz’ anlayışı kesinlikle yanlıştır. Yaşınıza, kalp durumunuza ve eklem sorunlarınıza uygun egzersizler yapmalısınız.

Türkiye’nin hipertansiyon profili

Türkiye’de hipertansiyonun 25 yıl içinde görülme sıklığının yüzde 60 artacağı ve öngörülen artış hızının yüzde 80 olacağı düşünülüyor. Hipertansiyonun hekimler tarafından yeterince önemsenmediğinden yakınan Prof. Dr. Ülver Derici, şunları söylüyor: “Hangi nedenle olursa olsun, hastaneye başvuran herkesin tansiyonunun mutlaka ölçülmesi gerekiyor. Bizde hipertansiyon tedavisinde ancak 100 hastadan 8’inin tansiyonu hedef değerlere düşürülebiliyor. Yani hastaların yüzde 92’si hedef değerlerin üzerinde seyrediyor. Tedavisi aslında kolay olan bir sorunu çözmeyerek hastanın bir süre sonra karşımıza inme, böbrek yetmezliği veya kalp kriziyle gelmesine izin veriyoruz. Buradaki temel açmaz, sorunun zamanında önemsenmemesi ve çözülmemesinden kaynaklanmakta.”

Türkiye’de hipertansiyon oranları

30 yaş altı: Yüzde 11

30-39 yaş arası: Yüzde 18

40-49 yaş arası: Yüzde 31

50-59 yaş arası: Yüzde 45

60-69 yaş arası: Yüzde 55

70 yaş üstü: Yüzde 58

Evde kan basıncı nasıl ölçülür?

Evde yaptığınız kan basıncı takibiyle doktorunuzun sağlıklı bir karar verebilmesi için doğru ölçüm yapılmalı. İşte dikkat etmeniz gerekenler…

Ön hazırlık

Ölçüm sırasında kolumuzu dayayacak kolluklu bir koltuk tercih edilmelidir. Bir sandalyede oturarak kolun masaya dayanması da bir alternatiftir. Gerekiyorsa kol için yastık veya havlu hazırlanmalı, sırt için bir yastık seçilmeli. İstirahat etmeye başlamadan önce alet yakına getirilmeli. Kan basıncı takip formu ve kalem hazırlanmalı. Ortam gürültüsüz ve sıcaklığı uygun olmalı. Ölçüm yapılan kişi üşümemeli, ağrı çekmemeli, endişeli olmamalı. Ölçüm yapılmadan önce idrara veya büyük abdeste sıkışık olmamak gerekir. Kan basıncı ölçümünden yarım saat önce egzersizden kaçınılmalı, bir şey yenmemeli, kahve-çay-kola gibi kafeinli içecekler alınmamalı, sigara içilmemeli. Ölçüm öncesi en az beş dakika istirahat edilmeli. Koldan tüm giysiler çıkarılmış olmalı veya kolu sıkmayan bir giysi tercih edilmeli. Ölçüm aleti açma ve çalıştırma düğmeleri kolaylıkla ulaşılabilecek şekilde yerleştirilmeli.

Ölçmeye başlamadan hemen önce

Atardamar elle hissedilmeli. Ölçme bandı atardamarın 2-3 cm. üzerine yerleştirilmeli. Manşetten çıkan hortumun hizası atardamarın üzerinde olmalı. Manşet çok sıkı veya gevşek olmamalı. Kol ve kalp aynı yatay düzlemde olmalı. Manşet kalp seviyesinde kolun ortasına yerleştirilmeli. Eğer manşet kalpten daha yüksekteyse kan basıncı daha düşük, daha aşağıdaysa kan basıncı daha yüksek olacaktır.

Ölçerken

Sırt dayanmalı veya desteklenmeli. Kol desteklenmeli. Kolun alttan desteklenmesi için bir masanın yanına veya kolu destekleyen bir koltuk veya sandalyeye oturulmalı. Cilt sıkışmamalı. Avuç açık olmalı ve yukarı bakmalı. Yumruk yapılmamalı. Ayaklar yerle temas halinde rahat bir şekilde uzatılmalı. Bacak bacak üstüne atılmamalı. Gerekli hazırlık yapılmadan ölçüme başlanması yanlış kan basıncı ölçümüne neden olabilir. Tekrarlayan ölçümlerde manşetin içindeki hava tamamen boşaltılmalı ve bir-iki dakika beklenmelidir. Ölçüm değerleri hemen kaydedilmelidir, hatta aletin hafızası varsa doktora giderken tansiyon ölçüm aleti de götürülmelidir.

Bilekten ölçüm yapan bir alet kullanılırsa

Bilekten kan basıncı ölçümünde koldan kan basıncı ölçümüne göre çok az farklılık vardır. Bilekten ölçen alet göğsün üzerinde, kalp seviyesinde tutulmalıdır. Eğer manşet (ölçme bandı) kalpten daha yüksekte ise kan basıncı daha düşük, eğer ölçme bandı kalpten daha asağıda ise kan basıncı daha yüksek olacaktır. Piyasada hem koldan hem de bilekten ölçen çok sayıda alet vardır ama son yıllarda teknolojide gelişmeler olmasına rağmen bilekten ölçen aletlerde hatalı ölçümün sık karşılaşılan bir problem olduğu unutulmamalıdır. Özet olarak kan basıncını doğru ölçmek için; konuşmayın, sırtınızı arkaya dayayın, kalp seviyesinde kolun ortasına manşeti yerleştirin, oturun kolunuzu destekleyin, bacak bacak üstüne atmayın. Ayaklarınızı yere düz basın.

 


 

Yandex.Metrica