Tarih anlatan diziler

Pazar, 15 Kasım 2009 - 05:00

Hanımın Çiftliği de (Kanal D) dizilerin üstlendiği tarih anlatıcısı hattına girdi. Önceki gün yayınlanan bölüm, kullanılan görüntüler ve aktarılan tarihi detaylar açısından Hatırla Sevgili’nin bir önceki basamağı gibiydi...
Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren iktidarda olan CHP’nin, değişimden bahseden Demokrat Parti’ye (DP) koltuğu nasıl kaptırdığı birkaç küçük detayla anlaşılır şekilde aktarıldı ekrana...
Mesela o dönemde mahkum affına söz verip, daha sonra çıkarmaması CHP’nin sonu olmuştu. Yakın tarihi bilenler için mahkum affı çıkarmak da bir son anlamına geliyordu oysa. Bakınız; Rahşan affı...
Neyse. Hapishane içi konuşmalarda DP’yi kurtarıcı olarak görenlere itirazı oldu Kemal’in.
“Belki de bunlar daha kötü olacaklar, o zaman ne yapacaksınız?” dedi kader arkadaşlarına. İçlerinden biri yanıtladı; “O zaman onların dediği gibi yeter söz milletin der göndeririz”...
Öyle oldu zaten ama bir farkla. Asker gönderdi DP’yi. Söz millete hiç gelemedi. İlginçtir, hep aynı şeyleri yaşayıp durmuş Türkiye. Hanımın Çiftliği ya da ağanın konağı fark etmeden!

İki kişi ziyaret edebilmiş...
Beyaz Show’da (Kanal D) konuklar çok tanıdıktı. Kurtlar Vadisi’nin üç ası Polat, İskender ve Memati programa ağır abi kadrosundan katıldı... O ağırlık Beyaz’a da sirayet etti. Hatta Beyaz dizinin içine girerek bir bölümlük vadi yolcusu oldu. Beyaz’ı kendi adıma o sete yakıştırdım.
Gelen izleyici telefonları da farklı düşünmüyordu...
Bir de önemli ayrıntı çıktı o ziyaretle. Kurtlar Vadisi setine sadece iki kişi girebilmişti bugüne kadar. Biri Beyazıt Öztürk, diğeri de gazeteci Ertuğrul Özkök. Yani iki kişinin bildiği hâlâ sırdı vadi için...
Gecenin bombası da Polat’ın Sharon Stone’u öptüğü sahneyi 24 kez prova ettiklerini açıklamasıydı. İlk üç prova Stone’un dublörüyle yapılmıştı...
Yani masalda olduğu gibi prensese ulaşabilmek için birkaç kez kurbağa öpmek zorunda kalmıştı Polat. Komikti...

Rakı’n Kop festivali...
Haneler’de (Kanal D) sadece Yaban değil, diğer tiplemeler de dikkat çekici hale geldi. Önceki gün bir skeçte canlandırılan Rakı’n Kop festivali hakikaten iyi fikirdi...
Biliyorsunuz gençler sonbaharda yapılan Rock’n Coke festivalinde yerli yabancı birçok müzik grubuyla buluşuyor. Çok da popüler bir rock festivali bu...
Elektro saz, damar şarkılar ve sürekli bir isyanla Rakı’n Kop da çok popüler olabilir. Reklama mecra bulamayan rakı firmalarına duyurulur!

Alaturka final!
Ve eğer bir son dakika değişikliği olmazsa, Osmantan Erkır’ın ağzından duyduğumuz kadarıyla Popstar Alaturka (Fox TV) sona erdi...
Daha erken biter diye bekliyordum. Bülent Ersoy ve Gülben Ergen arısındaki yapay polemiklerin kendini izletmesi mümkün değildi çünkü...
Her iki taraf da fazla rencide olmadan işin tadında bırakılması iyi oldu bana göre. Format da zaten eskisinin yanından bile geçmiyordu...
Bu bitiş haberine tekrar koyalım mimi; eğer bir değişiklik olmazsa

Birimiz hepimiz için!
Mehmet Ali Erbil’in fazla aksiyonlu ve elbette sulu yarışması Şaşırtmali (Star TV) sessiz sedasız format değiştirerek yarın Birimiz Hepimiz İçin adıyla geliyor ekrana...
Yarışma Türk izleyicisi için hiç de yabancı değil. Daha önce Aileler Yarışıyor ismiyle çok defa gelmişti ekrana.
Yine gelecek...
Mali’nin önemi burada işte. Daha önce başkalarının sunduğu formatlara yeni bir damar olabiliyor. Sanırım bu kez de öyle olacak...
Ve Mehmet Ali Erbil’in göreceli olarak kötü giden reytinglerine belki çare de bulunmuş olacak. İnancım da bu zaten. Pasörleri sağlam olursa Mali gole çabuk gidiyor çünkü!

Koğuşlar ıslah edilmiş...
Parmaklıklar Ardında (atv) sona doğru yürüyor. Dört sezondur zirvede olan dizinin reytingleri gözle görülür ölçüde düştü. Her işin kaderi bu...
Ama belli ki işi gevşetmiyor yapımcılar. Geçen bölümlerden birinde hapishane koşulları bir anda iyileşiverdi. Daha önce ahır gibi bir hücrede tutulan mahkumlar şimdi ferah, dayalı döşeli koğuşlarda...
Sanırım bir önceki adalet bakanının verdiği “Hapishaneleri ıslah ettik” demeci geç de olsa ulaştı parmaklıklar ardına...

Karşılaştırılamaz!
Can sıkıcı bir karşılaştırma var. Gazetelerin renkli sayfaları ve hatta magazin programlarında görüyoruz. Kenan İmirzalıoğlu ile Kıvanç Tatlıtuğ arasında. Biri Ezel’in esas adamı, diğeri Aşk-ı Memnu’nun...
Uzak yakın ilgileri yok birbirleriyle. Renkleri bile aynı değil. Bir yakışıklılık ölçütü olarak iki farklı tercihin ikonu ikisi de.
Oyunculuk açısından bakarsak karşılaştırmaya, Kenan’a ayıp ediliyor sanki. Deliyürek’ten bu yana (10 yıldan fazla bir süredir) tırmanışını sürdüren bir usta Kenan İmirzalıoğlu. Kıvanç ise yeni bu işlerde ve şımarmayacak kadar da mütevazı...
Biliyorum ikisi de konuşmazlar bu salak polemik hakkında. Kıyas kabul edilmeyecek kadar iyi ikisi de kendi yolunda...