"Tayyip gidecek, Gökçek gelecek"

Pazar, 15 Ağustos 2010 - 17:25

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, CHP Gençlik Kolları üyesi bir grup tarafından Ankara’nın çeşitli yerlerine sprey boyalarla "Tayyip gidecek, Gökçek gelecek" yazması olayıyla ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesince para cezası kesileceğini bildirdi. Gökçek, "Bu para CHP’den tahsil edilecek. Ayrıca kenti kirletmek dolayısıyla kamuya verdikleri zarar nedeniyle suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

Gökçek, AK Parti Ankara İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, gece geç saatlerde kentin değişik yerlerinde duvarlara, metro girişlerine bir grup tarafından "Tayyip gidecek, Gökçek gelecek" yazılarının sprey boyalarla yazıldığını anımsattı.

Yazıları yazanların peşine polisin düştüğünü ve takip ederek yazanlardan 3’ünün yakaladığını hatırlatan Gökçek, bu kişilerin bazılarının CHP Genel Merkezi’ne kaçtığını, elleri boyalı bir kişinin merkezden çıkarken yakalandığını savundu.

Karakolda söz konusu kişileri savunmak amacıyla CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Umut Tunç’un geldiğini dile getiren Gökçek, "CHP, siyaseti ciddi anlamda kirletmiştir. Ama CHP’lilerin kenti bu kadar kirletmiş olmasını kınıyorum. Bu kadar kent düşmanlığı olamaz. Bütün duvarları perişan ettiler. Ankara Büyükşehir Belediyesine milyarlık zarar verdiler" dedi.

Gökçek, kentin kirletilmesine müsaade edemeyeceğini söyledi.
Son zamanlarda referandumla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili her gün yeni iddialar ortaya koyduğunu ifade eden Gökçek "Ne söylediysem çıkıyor. Söylediklerim hiç bir zaman Kılıçdaroğlu’nun söylediği sözler gibi boş değil. Kılıçdaroğlu’nun popülaritesi son zamanlarda bozulmaya başladı. Vatandaş bunu mitinglerde gördükçe, attığım iddialar doğru çıktıkça, yaldızları dökülmeye başladıkça Sayın Kılıçdaroğlu halk gözünde bitmeye başladı. Kendi partililerin gözünde eriyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun kimyasının bozulduğunu anlatan Gökçek, "Kılıçdaroğlu’nun, kimyası bozulunca da CHP’lilere de bu tür komplolar yaptırmaya başladı. Sayın Kılıçdaroğlu, parti içinde eski genel başkanlarına nasıl komplo yapıldığını, nasıl arkadan hançerlediğini ve bunu ne şekilde yapıldığını aslında gayet iyi biliyor. Aynı olayı aklınca AK Parti’nin içerisine sıçratmak istiyor. Bu mümkün değil" diye konuştu.

Gökçek, CHP Gençlik Kolları Başkanı Umut Tunç’un gece yaşanan olayla ilgili gazetecilerin sorduğu bir soruya verdiği cevapta, farkına varmadan bu olayı kendilerinin yaptığını açıkça itiraf ettiğini ileri sürdü. Gökçek, şöyle devam etti:

"CHP Gençlik Kolları Genel Başkanının yaptığı bir işi, organize ettiği bir işi partinin genel başkanının bilmemesi mümkün değil. Sıfır ihtimal. Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyaseti bu kadar kirletmesini kınıyorum. Duvardaki yazıların fiilen çıkması mümkün değil. Buranın baştan aşağı sil baştan boyanması gerekiyor. Kılıçdaroğlu, böyle bir şeye nasıl yol veriyor. Nasıl izin veriyor. Korkunun ecele faydası yok. Kimyan bozuldu. Elin ayağına dolaştı. Panik içinde yaptığını artık iyice birbirine karıştırmaya başladın. Gel bu işlerden vazgeç."

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bu olay hakkında görüşmediklerine işaret ederek, "Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yapılan tahribatla ilgili para cezası kesilecek. Bu para CHP’den tahsil edilecek. Ayrıca kenti kirletmek dolayısıyla kamuya verdikleri zarar nedeniyle suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

Bir gazetecinin "Daha önceden panolarda ve duvarlarda böyle yazılar yazılmıştı. Bunun bir güvenlik zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna Gökçek, bu olayla bir güvenlik zafiyetinin bulunmadığını, polisin yazan kişileri hemen yakaladığını belirtti.

Bir gazetecinin, "Elmadağ’daki olayın ardından Hakkı Süha Okay ’bu olay Ankara’nın mikseri tarafından yapıldı’ dedi. Siz bu tabiri üzerinize aldınız mı?" sorusuna Gökçek, bu tabiri üzerine almadığını söyledi.

Elmadağ’daki pankartta "Kılıçdaroğlu bize halk tipi havuzlu villa alır mısın?" yazısının bulunduğunu, bunun demokratik bir tepki olduğunu ifade eden Gökçek, yapılan eylemin suç olmadığın, demokratik bir ülkede yaşandığını söyledi.

Bir gazetecinin, "Gece yaşanan olay Kılıçdaroğlu tarafından yapıldığını iddia ettiniz. Bununla ilgili bir kanıtınız var mı?" sorusuna ise Gökçek, "CHP Gençlik Kolları Başkanı Tunç’un oraya gelmiş olması, yakalananların CHP’li olması, birisinin CHP’nin genel merkezinden çıkarken yakalanması bu işin CHP ile olan ilişkisinin çok açık ve net olarak ortaya koyuyor. Tunç’un genel başkandan izin almadan haberi olmadan böyle bir şeyi yapmasını parti disiplini açısından imkansız görüyorum. Kılıçdaroğlu’nun bundan haberi olmama ihtimali bana göre sıfır" dedi.

Gökçek, CHP’nin bu tip yasal olmayan eylemleri alışkanlık haline getirdiğini savundu.

-KILIÇDAROĞLU’NUN SSK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNEMİ-

Bir gazetecinin "Kılıçdaroğlu’nun Büyükşehir Belediyesince tahsis edilen bir kooperatifi başka bir kişi adına hisse aldığı yönünde iddianız var. Eliniz de belge var mı? sorusuna Gökçek, CHP’nin sitesinde Genel Başkan bölümünün ikinci sırasındaki mal bildiriminde yer alana kooperatifler kısmında "1997’de Akçalı yapı kooperatifinden hisse aldı" ifadelerinin bulunduğunu ifade etti.

Akçalı Yapı Kooperatifinin Ankara Büyükşehir Belediyesinin bünyesinde çalışan 657 sayılı memurlara tahsis ettiği ve başka amaçla kullanılmayan arsalar olduğunu dile getiren Gökçek, şu öngörülerde bulundu:

"Kılıçdaroğlu, bu arsaya ya parasını önceden birisine verip kendi adına aldırmıştır veya daha sonradan birisinden para ödemek suretiyle almış olabilir. Yasal olarak buna imkan yok. Çünkü sözleşmenin özel hükmü bunu engelliyor. Sadece belediye çalışanları ve memur olması gerekir. İşçi bile olsa alamaz. Bu kadar açık hüküm var. Buna rağmen almış olması doğrudan doğruya sembolik bir ücretle verilen bu arsanın üzerine oturmaktadır. Şu anki değeri 85 bin TL. Böyle bir arsanın üzerine oturmasını izah edebilmesi mümkün değil. Bunu nasıl aldı açıklasın ve derhal Büyükşehir Belediyesine iade etsin. Çünkü bunu sadece ve sadece belediye çalışanlarına verdik. Derhal iade etmesini istiyorum."

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü döneminde vatandaşın kalp rahatsızlığı nedeniyle damarlarına takılan stenti 2450 dolara alındığını iddia eden Gökçek, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

"2450 dolara alınan stentler sonraki dönemlerde 300 dolara kadar iniyor. AK Parti döneminde bu stent 168 TL’dir. Dolar olarak 100 dolara kadar düştü. Bu stentlerin Türkiye’ye o tarihlerdeki giriş fiyatı da 25 dolar. Bunu Devlet Güvenlik Mahkemesindeki hakimler tespit etti. 25 dolara Türkiye’ye girişi olan stentleri 8 yıllık Sigorta Genel Müdürlüğü döneminde 2450 dolara, yani 100 katı fiyata aldınız mı, almadınız mı?. Aldıysanız bunu dürüstlüğün hangi harfine sokuyorsunuz. D ye mi, R ye mi hangisine. Ben böyle bir şey görmedim. 100 katına alınır mı. Türkiye’yi idare etmeye talipsin. Genel Müdürlüğün döneminde 25 dolarlık stenti 2450 dolara alan veya alınmasına müsaade eden Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi bu kafayla idare edersen ne kadar zamanda batırırsın. Niye sigorta batmış. Döneminde kuyruk vardı. AK Parti hükümetinde sıra yok, istediğin hastanede tedavi oluyorsun. Sen kendini neyle mukayese ediyorsun. Davul davulla mukayese edilir. Çünkü sesleri denk gelir. Başbakan ile kendisini mukayese ediyor. Bizim davulun sesine bak, bir de Kılıçdaroğlu’nun sesine bak. Teneke sesi. Hem de içi boş. Milleti aldatmasın."

Gökçek, referamduma kadar Kılıçdaroğlu hakkında iddialarının devam edeceğini sözlerine ekledi.