TBMM Genel Kurulu'nda gerginlik

TBMM Genel Kurulunda, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın sözleri gerginliğe neden oldu. Sert tartışmaların sonunda BDP'li Tan'a, "uyarma" cezası verildi. Meclis Başkanı Çiçek de yazılı açıklama ile uyarı yaptı

29 Şubat 2012, Çarşamba 15:11
A A

Altan Tan, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde grubu adına yaptığı
konuşmada, tasarıda yer alan düzenlemelerin intibak olmadığını, kısmi bir iyileştirmeden öteye geçemediğini savundu.

Hocalı ve Saraybosna’daki katliamların aynı vicdanla kınanması gerektiğini belirten Tan, şu ifadeleri kullandı:

"Hiçbir şekilde ırkçılığın bataklığına saplanmamız lazım. İskilipli Atıf Hoca ile ilgili bir iki cümle söylemek istiyorum. Dün çok şanssız bir konuşma oldu burada. Bir arkadaşımız rahmetli İskilipli Atıf Hoca’yı İngiliz ajanlığıyla ve vatan hainliğiyle suçlamaya kalktı. Bunu esefle kınıyorum. İskilipli Atıf Hoca, mazlum ve mağdur bir Müslümandır. Kemalist diktatörlüğün katlettiği on binlerce insandan sadece biridir. Onun da anısı önünde rahmet eğiliyorum,
Allah’tan rahmet diliyorum. Kemalist diktatörlüğün bir huyu var; öldürüyor, asıyor, işkence kuruyor ve ondan sonra da ’İngiliz ajanı’ diyor. İngilizler, bir
kurşun atmadan İstanbul’dan çıktılar ve Ankara hükümetine İstanbul’u teslim ettiler. İngilizler ile ne yaptınız, siz bunları anlatın. Şeyh Said için yapılanları söylüyordunuz. Bu memlekette mağdur ve mazlumlara hiçbir şekilde hakarete izin vermeyeceğiz. Ne Şeyh Said ne de İskilipli Atıf Hoca hakkında.
Gönüllüyseniz bir komisyon kuralım, İstiklal Mahkemesi zabıtlarına bakalım."

-"İşbirlikçiler..."-

Bu sözler üzerine ayağa kalkan çok sayıda CHP milletvekili, Tan’a tepki gösterdi. CHP İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, "Nasıl konuşuyorsun?
Sen o insanların sayesinde buradasın. Kurtuluş Savaşı’na dil uzatıyorsun" diye bağırdı.

Aslanoğlu, kendisine "eski çamlar, bardak oldu" diyen Tan’ın üzerine yürüdü. Aslanoğlu ile Altan Tan’ın arasına CHP ve AK Parti milletvekilleri girdi.

Bu arada, bazı CHP milletvekilleri, AK Parti milletvekilleriyle de tartıştı.

Kürsüde konuşmasını sürdüren Altan Tan, sözlerinin arkasında olduğunu, o döneme ilişkin siyasi bir tespitte bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlarına yönelik bir ifadesi olmadığını, sözlerinin kendisini bağladığını söyledi.

Tan'ın sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, "Türkiye Cumhuriyeti'ne hakaret edilmiştir" diyerek tepki gösterdi.

Altan Tan’ı kınadığını belirten MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da "Bakın, görüyor musunuz? AKP ile BDP’in işbirlikçilerini burada görün" diye bağırdı.

Vural, Meclis Başkanvekilinden disiplin maddesini işleme koymasını istedi.

Tepkilerin artması üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, grup başkanvekillerini odasına çağırarak birleşime ara verdi.

Altan Tan, bulunduğu yerden bir açıklama yaparak, "Konuşmamda hiçbir şahıs hakkında bir hakaret yoktur. Maksadı dışında anlamlandırmak isteyenlere de karşı çıkıyorum' dedi.

Meclis Başkanvekili Sağlam "Kemalist diktatörlük" ifadesinin tutanaklardan düzeltilmesini istedi.

Söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce "Kemalist diktatörlük yok ama terörist diktatörlük var. PKK, terör kontejanından Meclis'e geleceksin, bu Meclis'te Atatürk'e hakaret edeceksin. Herkes haddini bilecek. Be vicdansız, be insafsız, be tarih bilmez. Bunları nerede okudun sen, İngiliz kitaplarında mı okudun. Hangi ajanlar verdi o kitabı sana. Eğer bu Meclis bu lafı geri aldırtmazsa bu Meclis'e de yazıklar olsun" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Bu Meclis'te Atatürk'e, Kurtuluş Savaşına, tarihine hakaret ettirmeyeceğiz. Meclis iç tüzüğünün gereğinin yapılmasını istiyoruz" dedi.

Kürsüye gelen Altan Tan, "Buraya konuşmaya geldik. Dersim'i de konuşacağız, İstiklal Mahkemelerini de konuşacağız. 1. Meclis önünde hürmetle eğiliyoruz. Ama 1 Nisan 1923'teki darbeyi de konuşacağız. Mehmet Akif Ersoy, Meclis dışına itildi. Buraya eğlenmeye gelmedik. Burada herşeyi konuşacağız. Şahsımla ilgili hakaretleri aynen iade ediyorum. Kimseye hakaret etmedim, hakaret etme niyetim yok"

Bu arada CHP Grubu, bir dilekçe ile disiplin maddesinin yürütülmesini istedi.

CHP'li bir vekil de Atatürk'ün konuşmasında kullandığı "Kürdistan" ifadesinin coğrafi bir alanı ifade ettiğini, siyasi bir anlam içermediğini, BDP'nin bunu istismar ettiğini söyledi.

Tekrar söz alan Muharrem İnce, Mehmet Akif Ersoy'un "Eğer varsa Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal'e versin." şeklinde biten mektubunu okudu. İnce sözlerini şöyle sürdürdü: "Siz İmralı'nın talimatıyla Meclis'e geldiniz, ben Genel Başkanlarımın talimatıyla. Benim başım dik. Kürdistan'da siz yoktunuz diyorsunuz. Çok ayıp. Çanakkale'de, Afyon'da, Dumlupınar'da hepimiz vardık. Ne demek o. Tutanakları alın da bir bakın ne demişsiniz."

 Altan Tan, "Kimseye hakaret etmedim diyorum. CHP'nin Meclis'te terör estirmesine izin de verecek değiliz. Anlamak istemeyen bildiğini yapsın." dedi.

Hasip Kaplan,"Burası İstiklal Mahkemesi değil. İstiklal Mahkemesi kurulmak isteniyor. Yeter artık, uzatmaya gerek yok, gereği neyse yapın o zaman. Buraya halkın iradesiyle geldik." dedi.

Tartışmaların sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, oturuma 10 dakika ara verdi.

BDP’li Tan’a, "uyarma" cezası verildi

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, "Kemalist diktatörlük" ifadesi nedeniyle BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’a, "uyarma" cezası verdi.

Sağlam, TBMM Genel Kurulunda verilen aranın ardından, Tan’ın, Cumhuriyetin kuruluş dönemine ilişkin sözlerinde hakaret olmadığını açıkladığını
anımsattı. Sağlam, "Ancak, sözleri İçtüzüğün 157. maddesine göre, şahsiyetle uğraşma şeklinde algılandığından, kendisine İçtüzüğün 158. maddesine göre, uyarma cezası veriyorum" dedi.

BDP adına söz alan Hasip Kaplan da, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin yaptığı konuşmadan dolayı özür dilemesini aksi halde disiplin cezası uygulanmasını istedi. Sağlam, tutanakları inceledikten sonra gereğini yapacağını söyledi.

Daha sonra Genel Kurulda, "intibak" yasa tasarısının görüşmelerine devam edildi.

>> CEMİL ÇİÇEK UYARDI

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;