Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

TBMM'de kanlı gece yarısı!

Perşembe, 19 Şubat 2015 - 05:00

AKP’li Elitaş, zekamıza hakaret ederek açıklama yapıyor: “HDP’li kadın vekiller kendi kendilerini darp etti. Hiçbir AKP’li vekil onlara saldırmadı!” HDP’li Sebahat Tuncel cezaevinden çıkmış militan bir kadın, gösterilerde polis bile tokatlamışlığı var. Ona dört erkek milletvekili yere düşürüp saldırmış, yoksa bir iki kişi olsa o onları hacamat ederdi! Ertuğrul Kürkçü, ki yaşlanmasa hepsinin canına okur, Sebahat’i kurtaracağım diye o yemiş yumrukları, kafası yarılmış.

CHP milletvekili Musa Çam’ı yere düşürüp kürsü tokmağıyla darp etmişler, kaburgaları zedelenmiş! Ne için? AKP, güvenlik paketi çıkarmak istiyor. Muhalefet birleşti, engelleme yapıyor. Yapacak, işi bu. (MHP ortalarda yok!) AKP’nin “Saldıray”ları, iddiaya göre biri Oktay Saral, saldırıyor. Kapalı oturum, gören olmaz nasılsa. Jammerlar engelleme yapıyor, tweet bile atamıyorlar!

[[HAFTAYA]]

Güvenlik değil, baskı

Ama ağızları var, çıkıp anlatıyorlar. Yasa çıkmadan milletvekilinin canına kasteden, yasa çıktıktan sonra sade vatandaşa neler yapmaz. Güvenlik paketi kısaca, eskiden hakim kararı gerektiren, gözaltı, arama, el koyma, uzaklaştırma, dinleme gibi bütün yetkiler polise veriliyor! Bu HUKUK DEĞİL POLİS DEVLETİ’dir ki şimdi de matah değiliz. Yargısız infaz sıradan olur. Keyfilik zaten vardı, yasallaşır. Bu paket en çok Güneydoğu’yu vurur. Onun için ÇÖZÜM PAKETİ de hayal olur. Zaten galiba AKP de bunu istiyor. Seçime kadar unutturma! Güvenlik Paketi daha çıkmadan milletvekillerinin bile can güvenliğini tehliyete attı. Çıktıktan sonra bizimki ne olacak?

O raporu savunanlar utanıyor mu?

Özgecan’a içimiz yanıyordu, Balyoz Davası’ndaki bilirkişi raporunu göremedik. Oysa Balyoz’da da çok içimiz yandı: İntihar eden, ölen, öldürülenler oldu. İnsanların hayatı, geleceği, kariyerleri karardı! Sadece bir insanlık dramı mı? Türkiye Cumhuriyeti’nin donanmasının canına okundu. Ordusunun itibarı yerle bir edildi. Şimdi 6 yıl boyunca haykırılan “5- 11- 17 No’lu CD’ler sahtedir” sözü gerçek oldu. Artık yapılması gereken bu sahte cd’leri kimin ürettiğinin bulunması. Saçma sapan bir davayı sürdürmek değil. “Beraatlerine oy birliğiyle karar verildi” dersiniz, bitirirsiniz. Tabii o insanların özlük hakları, göreve iadeleri gibi başınızı ağrıtacak sorunlar yüzünden “biraz ceza verelim de uğraşmayalım” gibi sinsi hesaplar içinde değilseniz?

Maalesef Nuh, bu rüya değil, kâbus!

Gençler haykırıyor: Bu nasıl ülke? Kar topu oynama, mini etek giyme, ekmek almaya gitme, sokağa çıkma. Öldürülürsün, gazlanırsın, tacize uğrarsın, bıçaklanırsın! Gençtiler. Kar yağdı, üşüyüp eve koşmak yerine kar topu oynamak istediler. Kar topu esnafın camına geldi. Adam çıkıp onlara saldırdı, karşı koydular diye içeri gidip bıçak aldı, gelip birini bıçakladı! Kalbinden! O genç, pırıl pırıl bir gazeteci, çevreci, hayvansever, eylemlerde başı çeken barışçıl bir çocuk, son nefesini verirken “Bu bir rüya olsun” diyebildi. Maalesef bu bir kabus ve sen ondan uyanamayacaksın. Belki biz uyanırız ne dersin?