'Tek bayrak tek vatan'

Başbakan Erdoğan önceki gün Diyarbakır mitinginde dile getirmesi beklenen 'Tek bayrak tek devlet' vurgusunu dün Mersin'de söyledi. Erdoğan “780 bin metrekareye asla ameliyat yaptırmayız. Tek vatan tek bayrak” dedi

a
a
Pazar, 05 Eylül 2010 - 05:00


'Tek bayrak tek vatan'

MERSİN’DE AÇILDI

Başbakan Tayyip Erdoğan referandum mitinglerine dün Mersin’le devam etti. Tevfik Sırrı Gür Stadı’nun yanındaki alanda düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, önceki günkü Diyarbakır mitinginde dile getirmediği ‘Tek devlet tek dil’ vurgusunu Mersin’de yaptı. Erdoğan, “Tek vatan, tek devlet. 780 bin kilometrekareyle asla ameliyat yaptırmayız. Bunun için elele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz, bütünlüğümüzü kimseye asla tartışma konusu yaptırmayacağız” dedi.

‘BAYRAK HEPİMİZİN’

BDP’lilerin “Kürtlerin de bayrağı olsun” sözleriyle başlayan federasyon isteklerine de yanıt veren Erdoğan şöyle devam etti: Bizim bayrağın yanına bir bayrak koyacağım diyorlar, nereden çıktı bu. Bizim bayrağımız al. Burada sadece bir etnik unsur yok. Türkün, Kürdün, Lazın, Gürcünün, Çerkezin, Arnavutun, Romanın bu ülkede yaşayan tüm kardeşlerimin kanı var. Nasıl olur da bu bayrağımızın yanına ikinci bayrağı koyabilirsin, bu ayrımcılıktır.

BDP’YE ÇATTI

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında bütünleştiğimizi söyleyen Erdoğan, “Tüm etnik unsurlara saygımız var. Ancak tek bayrağımız var. Bayrağımız şehitlerimizin kanından rengini aldı, hilaliyle bağımsızlığını aldı, yıldızla da şehitlerimizi sembolize etti” diye konuştu. Erdoğan “Kürtlerin partisiyiz” diyen BDP’ye de “Kimse Kürtlerin iradesine ipotek koyamaz. Kürt kardeşlerim de kendi iradelerini onlara vermiş değil. Kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar” diye ekledi.

‘CHP SAPITTI’

Konuşmasında CHP’nin “Biz astırmadık” dediği afişleri de hatırlatan Erdoğan şöyle devam etti: İstanbul’da, Diyarbakır’da bazı yerlerde bilboardlarda bu CHP ne tür afişler astırdı biliyor musunuz: Rahibe kıyafeti giydirmeye evet. Yani benim örtülü giyinen vatandaşlarımın kıyafetini rahibe kıyafetine benzetecek kadar bunlar saptılar, sapıttılar. Şimdi ne diyor, gene kıvırmaya başladı. Diyor ki ‘Bu bize ait değil, hükümet bunu bulsun çıkartsın’. Bu benim görevim değil, senin görevin.”