'Tek eksiğim var aşk'

'Çakallarla Dans-Hastasıyız Dede' filminde oynayan Doğa Rutkay “hayatınızdaki en büyük eksiklik” sorusuna hiç tereddüt etmeden “Aşk meşk” diyor. Bu aralar iki tiyatro oyununda birden oynuyor ve reklam filmlerinde karşımıza çıkıyor ama hayatı ıskalamamayı da başarıyor: Sağlıklı besleniyor, bisiklete biniyor, kocaman kahkahalar atıyor...

12 Ocak 2013, Cumartesi 05:00
A A

YASEMİN YURTMAN

yyurtman@yahoo.com

- Son rol aldığınız sinema filmi ‘Çakallarla Dans-Hastasıyız Dede’ gösterime giriyor. Siz nasıl bir karaktere can verdiniz?

Leyla Şekerci, karakterimin adı. Sosyal medya kurbanı olmak isteyen ve bunu sonsuz bir sevdayla kullanan biri. Hafif sonradan olma, popüler bir tip.

- Karakterle nasıl bütünleştiniz?

Zor olmadı aslında. Zaman içinde izlediğim, gözlemlediğim bir takım popüler kadınlardan yararlandım. İsim veremeyeceğim ama filmi izleyenlerden, bu kadınların kim olduğuna dair yakın tahminler aldım.

- Set eğlenceli miydi?

Filmin senaristinden tutun da yönetmeni Murat Şeker ve tüm oyuncu kadrosuna kadar hemen hepsi yakın dostumdu. Oyuncuları yıllardır hayranlıkla takip eder, onlara bayılırdım. Bu nedenle sette keyif ve neşe eksik olmadı. Egolardan, hırslardan, yarışlardan uzak bir setteyseniz, bir parçası olduğunuz iş de çalışma keyfi de tarifsiz oluyor. Biz ‘Çakallarla Dans’ın setinde tam da bunu yaşadık.

“Filmimiz bol kahkahalı”

- Galada ‘en büyük çakal kim’ diye espriler yapılmış. Sizce filmdeki en büyük çakal kimdi? Neden?

Oyuncuların çoğu çakalı oynuyor aslında. Ben de dahil. Filmde gerçek hayatın içinden çok kare var. ‘Köşeyi döneyim de nasıl dönersem döneyim’ gibi. Kolay yoldan iş bulmak ya da hemen para kazanıp refaha erebilmek için her türlü yolu deneyen çakalların sayısı bu filmde çok. Göndermesi olan bir film olduğu için bol kahkahalı.

- Siz de “Artık hayatın çakalı oldum” diyebilir misiniz?

Asla diyemem bunu. ”Çakal” tanımlaması benden oldukça uzak çünkü.

- Komedi filminde oynamak daha mı zor?

Bu konuda çok tecrübeli değilim açıkçası. Bir çok filmde rol aldım ama henüz kendimi bu seçimi yapacak kadar tecrübeli bulamıyorum. Her işimde büyük bir özenle çalışıyorum.

- Şu aralar bir tiyatro oyununda oynuyorsunuz. Reklam filmleri var... Yoğun bir dönemdesiniz.

Gerçekten yorucu bir süreçteyim. İki adet oyunum birden var: ‘3. Türden Yakın İlişkiler’ ve ‘Başlangıç’. Yakında yeni bir oyun daha olacak. Tiyatro, yaşama sebebim... Kendimi en iyi, en direkt tarif edebildiğim tek yer.

“Hayatı ıskalamıyorum”

- Bu kadar çok koşturmanızın sebebi var mı? Mutlu musunuz bu tempodan?

Koşturmak zorundayım. Buna alışığım aslında. Ve sonsuz mutluyum. İşimi aşkla yapıyorum. Hal böyle olunca ne yoruluyorum ne işlerim gözümde büyüyor.

- En son ne zaman ayaklarınızı uzatıp hiçbir şey yapmadan ve düşünmeden oturdunuz?

Geçen hafta kendimi eve kapadım; filmler izledim, yemek pişirdim, bisikletimle dolaştım ve bolca müzik dinledim. Hayatımı ıskalamıyorum, mutlaka kendime zaman ayırıyorum.

- Ama özellikle bu aralar başka konularda boşluklar oluyordur. Hayatınızdaki en büyük eksiklik ne?

Aşk meşk olabilir. Ancak bunu da bir eksiklik olarak göremeyecek kadar eğleniyorum kendimle.

- Aşka zaman mı yok?

Hele bir olsun, zaman yaratırız canım.

“Büyüdüm mü bilmiyorum”

- Doğa Rutkay gözümüzün önünde büyüdü ama çılgınlığından bir şey kaybetmedi. Bu kadar canlı, heyecanlı, neşeli olmanızın bir sebebi ya da sırrı var mı?

Ne görüyorsanız oyum gerçekten. Daha gençken bu kadar neşeli ve mutlu değildim. Karakterimi çözümlemek, istediklerimi ve hayallerimi gerçekleştirmek süreci bayağı uzadı. Ancak son bir kaç senedir kendime söz verdiğim her şeyi gerçekleştirmeye başladım. Ruhumu canlı tutuyorum, sağlıklı besleniyorum, uzun uzun bisiklet sürüyorum, çok büyük kahkahalar atıyorum. Kendimi kendime iyi hissettiriyorum ki bedenim ve ruhum beni yarı yolda bırakmasın. Haaaa, bir de bol su içiyorum.

- Büyümenin size öğrettiği en önemli şey ne oldu?

Henüz yaşlanmadığım. Büyüdüğümden de pek emin değilim açıkçası... Kalbim, enerjim, aklım fikrim hâlâ muzırlıkta şakada, oyuncakta... Ancak sorumluluk sahibi biri olduğumu ve önyargılarımdan sıyrılmayı başardığımı itiraf etmeliyim. Bunlar bir çeşit büyüme göstergesiyse şayet...

- Kendinize daha güvenli bir hayat kurabilmek için ne yapıyorsunuz?

Şımarıklık yapmıyor, kazandığımı savurmadan hesaplı davranıyorum. Her zaman ayağımı yorganıma göre uzatıyorum. Bugünü yaşarken yarın olabilecekleri de aklımdan hiç çıkarmıyorum. Bir de başkalarına yardım ediyorum. Bu huzur veriyor.

- Bu aralar TV’de çok beğendiğiniz, “Keşke ben de içinde olsaydım” dediğiniz bir dizi var mı?

Hayır.

“Hiç acelem yok”

- 2013 yılı astrologlara göre yenilenme, kendini bulma yılı. Siz değişim yaşıyor musunuz?

Hem de nasıl. Her anın tadını çıkarıyorum. Hiç bir şey için acele etmiyorum, rahat rahat nefes alıp veriyorum. Şükretmeyi ve paylaşmayı hayat felsefem kabul ettim. Bir başkasını mutlu etmeden mutlu olamıyorum.

- Yeni yıldan ne bekliyorsunuz?

Gördüğüm, yaşadığım, aldığım nefesten ayrılmamayı.

(05.12.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.