Tek Türkiye ahalisi risk altında!

Pazar, 06 Haziran 2010 - 05:00

Tek Türkiye (STV) bir hayli taraflı ve kör gözün parmağına mantığıyla çekilmiş olsa da önemli bir kitleyle buluşan bir dizi. Ama her şey fazla karikatürize edilmiş...
Mesela dizide kötüler hep gırtlaktan konuşuyor. Sesleri itici ve bir hayli boğuk. Gerek ATT örgütünün tetikçisi, gerekse bölücü örgütün komutanı kişiliğe kötülük katmak için seslerini kartlaştırıyorlar... Daha ne kadar gider bilmiyorum ama bu ses performansıyla, Allah korusun gırtlaklarını pert etmeleri an meselesidir. Bıraktım kulaklarımızı tırmalamalarını hani...

Kalkın çocuklar okuyalım!
Kalkın çocuklar okuyalım! Kalk Gidelim son birkaç yıldır TRT’de yayınlanan muhteşem bir gezi programı. Çocuklarla birlikte kentleri keşfeden Esra Alkan gezerek öğreten işler yapıyor...
Program bir süredir kurumun Belgesel/Turizm kanalına taşındı. Orada da maceraya tam gaz devam...
Ama daha önemlisi programın bir kitap serisi haline getirilmesi.
Küçüklerin, tarafsız ve çıplak gözleriyle öğrendiği coğrafyamız artık kelimelerin gücüyle çok daha çekici hale gelecek şüphesiz. İnsan eklemeden edemiyor; kalkın çocuklar kitap okuyalım!

Kral yayını karıştı...
Önceki gün Kral TV ve Kral FM ortak yayınında Erovizyon ikincisi olan grubumuz Manga’yı ağırladı Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay)... Hakikaten su gibi programdı aktı gitti. Arada TV ve radyo teknolojisinin farklarından doğan arızaları saymazsak...
Programın tam da finalinde, temsilci şarkıya girilmişken radyo masası kilitlendi ve o an Mehmet’in “hay lanet olsun” hareketi yayına çıktı...
Sanırım Mehmet radyo havasına kaptırmış cihaza sallarken aynı anda TV ekranında da olduğunu unuttu. Neyse, biz de görmezden geldik zaten!..

TV Net markası acıyla netleşti
Eğer İsrail’in huzurumuzu kaçıran menfur saldırısı meselesinde yıldızı parlayan bir haber kanalı varsa o da TV Net’tir derim tereddüt etmeden... Gemide bulunan kameraların çektiği zulüm görüntüleri ve yaşanan can pazarı manzaraları içimize işledi.
Aynı zamanda kurumdaki meslektaşlarımızın görgü tanıklığıyla daha önce küçük çaplı işlere imza atan televizyon bir anda öne çıktı...
Habercilikte marka olmanın böyle acı bedelleri de var anlayacağınız. Keşke daha az acı veren gerçekleriyle hayatın girselerdi havsalamıza. Hem geçmiş olsun, hem de tebrik mesajı düşüyorum sevgili meslektaşlarım için. Ateşin ortasında bile asıllarını unutmadılar çünkü...

Beynelmilel bir olay...
TRT Müzik önceki akşam Kızılordu Korosu’nun konserini canlı yayına taşıdı. Konser hakikaten hem hüzünlü hem de benzersizdi...
Bundan 10 yıl önce Türk ve dünya televizyonlarında ilk canlı yayına ben çıkarmıştım ünlü koroyu. O zaman Star’da Gece Hattı programını yapıyordum...
Kafkaslarda savaş vardı. Haklı bir hassasiyetle Rus ordusunun koro da olsa askerlerini ekrana getirmek büyük riskti. Ve yayınlandı küçük çaplı konser...
Yıllar sonra Beynelmilel filminin son sahnesinde adım geçiyordu bu yüzden. Ve öğrendim ki, filmin yaratıcısı Sırrı Süreyya Önder koroyu benim programın canlı yayınında gördükten sonra senaryoyu kaleme almıştı...
Nereden nereye? Her şarkıda geçmişin bir karesi geldi gözümün önüne. Bir de unutulmaz film Beynelmilel’in sahneleri...
Komünistler Moskova’ya dedirten marşlara sesiyle hayat veren o koro memleketimin kalbinde konser verecek duruma gelmişti ya; dünya çok değişmişti hakikaten!