Televizyon ve internetle rekabette radyo nerede?

a
a
Cumartesi, 25 Aralık 2010 - 05:00

Özel radyoların yasaklı olduğu 1990’lı yılların başında dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in dikkatini çekmek için “Radyomu istiyorum” kampanyası başlatılmıştı. O yılların en popüler mecralarından biri Polis Radyosu’ydu! Türkiye’de bugün 2 bin dolayında radyo var.
Nereden nereye geldik...

[[HAFTAYA]]

Okurlarımız benim radyolarla ne kadar güçlü bir duygusal bağım olduğunu iyi bilir. Gazeteciliğin ağır günlük temposuna rağmen 1992 yılından beri radyoculuğa neredeyse hiç ara vermedim. Uzun radyoculuk serüvenim BBC, Hür FM, Show Radyo, NTV Radyo derken şimdi de TRT radyoları ile devam ediyor. Gazete ve televizyonlar gündemi çok ağırlıklı şekilde meşgul ettiği için radyolar pek yazılıp çizilmiyor ama özellikle şu sıralarda can çekişen müzik endüstrisinin hayatta kalabilmesi için radyonun önemi büyük. Radyo, Türkiye’de 1990’larda olduğu gibi altın yıllarını yaşamıyor ama hâlâ çok geniş kitlelere ulaşıyor.
Örneğin haber radyoculuğunda NTV, müzikte ise Joy FM yıllardır çıtası düşmeyen yayıncılık yapıyor.
2011 seçim yılı olacağı için habere hızlı ve pratik yoldan ulaşmak isteyenlere radyo önemli bir alternatif olacak.
Benim de içinde olduğum o dünyadan birkaç küçük not aktarayım:

-TRT Radyo Dairesi Başkanı ve Ankara Radyosu Müdürü Halil Kılıç’ın yeni projeleriyle, radyolar yakında, internet, televizyon ve gazetelerle etkili bir şekilde rekabet etmeye başlayacak.
-TRT Radyo 1’de hafta içi her gün 12.00- 13.00 arasında yayına giren “Haber Yorum” programım birinci yılını geride bıraktı. 2010 boyunca Hafize Okan ile birlikte mikrofona geçiyorduk. Yeni yıldan itibaren programda, başkentte haberciliğin genç ve başarılı ismi, Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan benimle birlikte olacak. Gündemi konuşup gelişmeleri yorumlamaya devam edeceğiz. 
- Türkiye’nin en köklü ve saygın mecralarından biri olan TRT Radyo 3 “Evrensel Müziğin Kanalı” sloganıyla yoluna devam ediyor. Klasikten pop, rock, caz ve dünya müziklerine kadar farklı türlerden en kaliteli yapımlar eskisi gibi yine TRT Radyo 3’te olacak. Radyo 3’ün başarısında İstanbul’da Caner Beklim’in, Ankara’da ise Elif Gökalp’in çok büyük katkısı var.
-Son iki yıldır pazar akşamları 19.00-20.00 arasında yayına giren müzik programım “Tren Yolculuğu” 2011 yılında yine pazar günleri 16.00- 17.00 arasında dinleyicilerle buluşacak. Neredeyse her hafta radyo başına geçip program dinleyen müzikseverlerin engin bilgileri ve yüksek zevkleri beni çok etkiliyor.
Bu sayede, Türkiye’de kaliteli işlerin de takipçilerinin olduğuna dair inancımı koruyabiliyorum.

Hâlâ albüm alanlar var

Kanadalı vokalist, arpist ve piyanist Loreena McKennitt Türkiye’ye ilk geldiğinde radyo programıma konuk olmuştu. O yıllarda İstiklal Caddesi’nde her köşede şarkıları çalınan bir sanatçıydı. Zaman içinde Türkiye ile güçlü bir duygusal bağ kurdu ve proje üretmek için sık sık buraya geldi.
Geçen sene İstanbul’da verdiği konsere de gittim. Loreena, büyük oranda İrlanda’ya ait Kelt kültürünü barındıran çok lezzetli bir dünya müziği yapıyor. Albümlerinin Türkiye’deki yayın hakkını kısa süre önce Odeon Plak aldı. Türkiye’nin en köklü şirketlerinden olan Odeon’da Dani Grünberg ve Zeynep Göktürk yıllardır çok güzel işlere imza atıyor. Son olarak içinde 41 şarkının yer aldığı “5 Yıl Önce 10 Yıl Sonra” CD’sini çıkardılar. Eurovision yarışmasıyla seslerini duyuran bu topluluk 1980’li yıllarda Türkiye’de çok sevilmişti. Tıpkı “Modern Folk Üçlüsü” için yaptıkları albüm gibi bu da tam anlamıyla koleksiyon niteliği taşıyor. Odeon etiketini taşıyan Hacı Taşan’ın yeni albümü de ihmal edilen türküleri hatırlatan önemli bir çalışma.
Lobby PR’dan Ünal Uzun sayesinde yakından inceleme fırsatı bulduğum Ayla Çelik’in “Lavanta” albümü de “Easy Listening” formatında yılın dikkat çekici projelerinden biri olmuş.
Bu arada eğlence dünyasının iki dev kuruluşu EMI ve Sony, müzik piyasasının içinde bulunduğu krize rağmen önemli albümlere imza atmaya devam ediyor. EMI Müzik Türkiye Genel Müdürü Nazan Hacıgüzeller ve Sony Müzik Türkiye’den Şemsettin Göktaş, Türkiye’nin dünyada önemli müzik pazarları arasına girdiğini göstermek için çalışıyorlar.
Bilgisayarlardan şarkı indirmenin kolaylıklarına rağmen sektöre mütevazı bir katkı sağlayabileceğimi düşünerek ben de albüm satın almaya devam ediyorum.