'Terörü azdırdım derse görüşürüm'

MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın açılımda yanıldığını söyleyip özür dilerse görüşebileceğini söyledi

Salı, 06 Temmuz 2010 - 12:21

'Terörü azdırdım derse görüşürüm'

MHP lideri Devlet Bahçeli, mecliste partisinin grup toplantısında konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın terörle mücadelede tüm uyarılara rağmen yanlış politikalar izlediğini, şimdi ise bu yanlış politikaların sonuçlarına ortak aradığı için görüşme çağrıları yaptığını savundu.

“BAŞBAKAN İFLAS EDEN POLİTİKALARININA ORTAK ARIYOR”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşme çağrısını değerlendiren Devlet Bahçeli, hükümetin iflas eden politikalarına ortak arayışı içinde olduğunu ve bu nedenle görüşmek istediğini ileri sürerken, şunları söyledi:

“İflas etmiş politikaların ve teslimiyetçi anlayışların besledikleri canavarı şimdi bırakacak kucak, bağlayacakları kapı aradıkları bu süreçte partimize yönelik görüşme çağrıları beyhudedir.

Açılım denen yıkım sürecinden bu yana bizzat yaşadıklarımız, şahit olduklarımız, kulağımızla duyup, gözümüzle gördüklerimiz unutulacak, sineye çekilecek, görmezden gelinecek basit hatıralar değildir?

Otuz bin insanın kasabından “barış ve kardeşlik elçisi” üretmek isteyenleri unutacak mıyız? terörle canla başla mücadele edenleri “şiddet yanlıları; muhterem yöre halkını işbirlikçi olarak tanımlayanları unutacak mıyız?

Ve bin yıllık kardeşliğin güvencesi ve savunucusu olan Milliyetçi Hareket Partilileri “kanla beslenen” insanlar olarak iğrenç suçlamaları unutacak mıyız?

Hakkımızdaki ağır suçlama ve fitneleri göz ardı edip, partimizin ve partililerimizin “terörden nemalandığı”, “şehit istismarı yaptığı” “PKK ile aynı safta yer aldığı” gibi alçakça ithamları sineye mi çekeceğiz?”

“AÇILIMDA YANILDIM, TERÖRÜ AZDIRDIM DEYİP ÖZÜR DİLERSE GÖRÜŞEBİLİRİM”

Başbakanla mevcut şartlarda görüşmeyeceğini yineleyen MHP lideri, görüşmek için şu şartları öne sürdü: “Bugün elbette ki, ülkemizin sıfır terör noktasından yedi sene içinde 1990’lı yılların kanlı eylem dönemlerine gelmiş olmasında baş sorumlu AKP zihniyetidir.

Bizim yaptığımız uyarılar da bellidir ve belgelidir. Şayet konu milli meseleler olursa, milletin gelecek kaygıları olursa günlük siyasetin üstünde bir fedakarlık yaparak milletimize hizmet yolunda uzlaşma aramaya da hazırız.

Bizim uzlaşma zemini olarak bu şartlar altında uygun gördüğümüz yer Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Zira hükümetin ve Başbakan’ın samimiyet ve güvenirlik katsayısı düşmüştür.

Doğrudan yapacağımız bir görüşmeden nasıl bir iftiranın çıkacağından emin değiliz. Ancak her şeye rağmen dökülen şehit kanıdır, çekilen milletimizin acısıdır.

Buradan huzurunuzda hükümete çağrıda bulunuyorum: Terörle ve bölücülükle mücadelede bizim fikirlerimizden yararlanmak isteyenlere kapılarımızı aralamaya hazır olduğumuzu da açıklıyorum.

Eğer, Başbakan Erdoğan, Açılım da yanıldım, Çatışmayı derinleştirdim, Terörü azdırdım, Şehadetlere neden oldum, diyorsa, Türk milli kimliğine bağlılığını açıklıyorsa, milletimizi otuz altıya bölmekten vazgeçiyorsa; Amerika Birleşik Devletlerini dinlemeyeceğini, her saldırının ardından Washington’a sığınmayacağını, Barzani’ye haddini bildireceğini, yabancı başkentlere kulağını tıkayacağını, ve Kandile gidip terörü teslim alacağını söylüyorsa;

Geçmişte hatalar yaptığını belirterek, Şehide kelle, katile sayın demekten pişmanlık duyduğunu, Mehmetçiğin yan gelip yatmadığına siperde bizzat şahit Ağır hakaretlere maruz kalan askerlerimizden, Etnik tahriklerle çatışma kıvamına getirdiği milletimizden özür de diliyorsa, bizim için hiçbir engel kalmamıştır.”

ANKARA/DHA

3