Ferhan Kaya Poroy

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186510.ferhan-kaya-poroy.png

Teşekkürler öğretmenim!

Cumartesi, 25 Haziran 2011 - 05:00

2006 yılının eylül ayıydı. İlk çocuğumuz, küçük kuzumuz ilkokula başlayacaktı. Eğitim yılı başlamadan bir hafta önce okula, tanışma toplantısına davet edildik. O gün çocuğumuzun 5 yıl yanında olacak öğretmeni görecektik! Derin’de tedirginlik, bende büyük heyecan vardı. Öğretmenler ön sırada, bizler de onların arkasında yerimizi almıştık. Önce bir öğretmen sahneye çağrılıyor, arkasından da o sınıfta okuyacak öğrencilerin adı açıklanıyordu. Sıra 1F’ye geldi. “Öğretmen Gamze Kalıpçı” dedi sunucu. Arkasından çocukların adları sıralanıyordu.

Hiç unutmuyorum, Derin ve ben öğretmeni görünce birbirimize baktık! Çünkü Derin bana “Anne bu öğretmen Barbie bebeğe benziyor. Keşke bu öğretmene düşsem!” dedi ve 2 saniye sonra Derin Poroy’un adı 1F’de okuyacak öğrenciler arasında sayıldı. İlk buluşmamız güzel oldu Gamze Hanım’la.

Aslında onun da çocuklarla ilk buluşmasıydı. Çünkü çok gençti ve ilk öğretmenlik deneyimini bizim çocuklarımızla yaşayacaktı. Her velinin beklentisi gibi ‘tecrübeli öğretmen’ kategorisinde değildi Gamze Kalıpçı ama yıllar boyu en tecrübeli öğretmenleri bile aratmadı. Okulun ‘Hababam Sınıfı’ ona düşmüştü ama o bir bakışıyla onları muma çevirmeyi başardı.

Aynı zamanda onların dertlerini dinleyen, çoğu zaman sırlarına ortak olan, koridorda kolkola yürüdükleri ablaları olmayı da başardı. İlk yıllarda iletişim defterine yazdığım notlara bakıp güldüm kendime... Şöyle bir şey yazmışım: “Gamze Hanım, Derin nezle oldu, burnu akıyor. Çantasında mendili var ama siz de yardımcı olursanız...” Bendeki de tecrübesizlik! Hiç öğretmenden istenecek şey mi bu? Ama istemişim işte, o da “Hiç merak etmeyin!” diye not düşmüş beni kaale alıp kibarca! Şimdi bir anne olarak teşekkür listemi yayınlıyorum.

Gamze Hanım’a;

- Görevleri arasında olmasa da hasta hasta okula gelen çocuğuma şurubunu içiren, terli atletini değiştiren, öğle yemeklerinde “Hadi Derin’ciğim, yemeğini bitir” diyen bir anne yarısı olduğu için.

 - Düzenli olarak kontrol ettiği ödevler ve sınav kağıtlarıyla çocuğuma çalışma disiplinini gösterdiği için.

 - Israrla tutturduğu günlüklerle Derin’in içinde hayata ve insanlara dair yazma istediği uyandırdığı için.

- Aralıksız verdiği ödevlerle çocuklarımızı en zoru göğüslemeye alıştırdığı için. Eminim ki Derin 6. sınıfta yeni öğretmenlerle ve onlarca ödevle zorlanmayacak. Çünkü Gamze Kalıpçı’nın öğrencisi o!

- Çocuğunu doğurup işinin başına geri dönerek Derin’e çalışan anne olma konusunda örnek teşkil ettiği için. Dilerim, ilerde benim kızım da tıpkı anneannesi, ben ve öğretmeni gibi “Çocuk da yaparım kariyer de!” diyenlerden olacak!

- Öğrencileri arasında ayrım yapmayarak, kategorize etmeyerek, kızıma adaletli bir bakış açısı kazandırdığı için.

- Annesini kaybettiği günde bile metanetli bir duruş sergileyerek öğrencilerine hayatla ölüm arasındaki çizgiyi doğallaştırarak sunduğu ve çocukların kafasında soru işaretine yer bırakmadığı için.

- Her zaman sergilediği dik duruşu ile Derin’de varolan özgüveni perçinlediği için.

- “Nasıl olsa Gamze Hanım var” diyerek çocuğumu okula rahatça yollama hissini bende uyardırdığı için.

- Hepsinin ötesinde, çocuğuma hayatta en önemli şey olan okur yazarlığı öğrettiği için.

- Ve 5 yıllık süreç içinde şu anda aklıma gelmeyen birçok şey için çok teşekkür ediyorum. 

(18.06.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)