Ticari araç üretiminden gelen mesaj

Salı, 11 Mayıs 2010 - 05:00

Dün sanayi üretimi rakamları açıklandı. Ocak ve şubat ayından sonra mart ayında da üretim hızlı büyüdü. TÜİK’e (Türkiye İstatistik Kurumu) göre ilk 3 ayda üretim artışı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17.2 oranında gerçekleşti. Ekonomide bir canlılık var, bunu rakamlar bir yana, piyasadan da gözlemlemek mümkün... Ancak, bazı alanlardaki büyüme, diğerlerinin altında kalıyor. Bunlardan biri de reel sektördeki büyüme için önemli işaretlerden biri olan ‘ticari araç’ üretimi ile satışı... Geçen hafta içinde Anadolu Grubu’nun patronu Tuncay Özilhan ile konuşurken, konu ticari araçlara geldiğinde, “Otomotivde de ticari vasıtanın dışındakiler geçen yılın üzerinde bir performans sergiledi. Ticari vasıtada hâlâ beklediğimiz performansı gösteremedik” değerlendirmesini yaptı.

Büyüme henüz güçlü değil!

Tuncay Özilhan’a göre, büyük ve küçük kamyon krizden bu yana çok parlak bir performans göstermedi. Otobüsteki büyüme ise çok yavaş ilerliyor. Özilhan, “Ticari araç, tamamen yatırımla ilgili. Buradan da Türkiye’de hâlâ yatırımın temposunun düşük olduğuna inanıyorum” diye konuşuyor. Yakın gelecekte de ticari araçta büyük bir sıçrama beklemiyor. Sadece iç satışlar değil, ihracatta da benzer bir tablo olduğunun altını çiziyor.
Rakamlar da aynı tabloyu destekliyor. İlk 3 aylık verilere bakıldığında, 2010’da ticari araç üretimi 109 bine ulaşmış. 2009’daki 51 bin ile karşılaştırıldığında yüzde 100’e yakın bir büyüme var. Ancak, 2008’deki 164 bine bakıldığında ise yüzde 80’lik düşüş olduğu görülüyor.

Küçük işi büyükmüş gibi yönetmek
Ne zaman Kayseri’ye gitsem, pırıl pırıl girişimcilerle tanışıyorum. Cuma günü POSTA’nın Kayseri reklam ofisinin açılışı için verilen davette, ‘Yeni normal’ konulu bir konuşma yaptım. Yemekte masamda Yonpaş şirketinin sahiplerinden Hilmi Derinel vardı. Anadolu 2500 listesine girebilecek ciroya sahip, mütevazı bu girişimcinin gerçekten etkileyici bir hikayesi var. Bütün sunumlarımda altını çizdiğim, ‘Küçük işi, büyük iş gibi yönetmek’ yaklaşımını, bu genç girişimcide de gördüm.

İkinci kuşakla gelen yükseliş

Hilmi Derinel’in babası yıllarca ağaç ticaretiyle uğraşmış... Derinel de babasının yanında çalışmış. Hayatı ise dükkanlarının karşısında ‘sunta ticareti’ yapan tüccarın işindeki canlılığı fark etmesiyle değişmiş. Komşularına sürekli yeni sunta geliyor ve hızlı bir şekilde başka yere sevk ediliyormuş. Hemen işin iç yüzünü öğrenmiş... Komşu, Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi’nden sunta alıp, onun satışını yapıyormuş. İşin iyi gittiğini gören Hilmi Derinel, fabrikayı arayıp, fiyatı sormuş. Kârın epey yüksek olduğunu görünce, “Ben de almak istiyorum” demiş. Böylece ağaç işinden sunta/ahşap ticaretine girmiş. İşler, kendilerinin ve ana üretici şirketin tahmin ettiğinden de iyi gidince, bugüne giden yol da açılmış. Kastamonu Entegre, önce o bölgenin ana dağıtıcılığını Yonpaş şirketine vermiş.

Örnek başarı öyküsü

Derinel Ailesi’nin işi başarıyla götürdüğünü görünce, Rusya, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan da Yonpaş’a vermişler. Şimdi sırada Nijerya var. Kastamonu Entegre Ağaç’ın sahibi Yahya Kiğılı, “Nerede zor pazar varsa Derinel Ailesi’ne veriyoruz” diyecek kadar Yonpaş’ı takdir edecek düzeye gelmiş. Derinellerin stratejisi, aslında aynı iş alanında odaklanıp, sektörün dışına çıkmadan, ancak geliştirerek büyümeye çok iyi bir örnek oluşturuyor. Baba da ağaç/tahta işi yapıyordu, şimdi çocukları da aynı işi yürütüyorlar. Ancak, arada hacim ve coğrafya ile iş yapma farkı var. İşte başarıyı da yeni kuşağın birkaç basamak atlama becerisi getiriyor.