Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

TMOK'da neler oluyor?

Salı, 17 Kasım 2009 - 05:00

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nde (TMOK) Neler Oluyor? Bu AOH (Akil Adamlar Olimpik Hareketi) nedir? Neden Kuruldu? Ağustos ayından bu yana Posta okurları bu soruları bana soruyorlardı. Cevap vermek için bekledim. İşte soruların cevapları: TMOK 1908’de Osmanlı Olimpiyat Cemiyeti olarak kuruldu. Sonra hükümetten bağımsız, 1960’da yeniden kuruldu. Kurul başkanları 1962’den itibaren demokratik seçimle göreve gelmeye başladılar.

Ben, bu kuruluşun hayatta olan (23 numaralı) en kıdemli üyesiyim ve 50 yıla yakın genel sekreter yardımcısı, 1. başkan yardımcısı olarak hizmet verdim. TMOK rahmetli Turgut Atakol’un başkan olması ile yükselişe geçti. 7 yıl sonra başkan olan merhum Sinan Erdem (1989-2003) TMOK’u zirveye taşıdı. Komitenin Olimpiyatevi oldu. Sponsorları oldu. Türkiye, olimpiyat adayları arasında, hatta başta yer aldı. Olimpiyat kanunu çıktı, ülkeye tesisler kazandırıldı. Erdem’in zamansız kaybından sonra başkanlık ortada kaldı. Erdem’in hiç istemediği o günkü genel sekreter Togay Bayatlı başkanlığa zaten kendince adaydı. Seçime kadar dalgalanma olmasın diye, (Sinan Erdem’in ruhundan özür dileyerek) başkanlığını onayladık. 6 yıl süreyle TMOK’un yoldan çıkmaması için adeta direksiyona sarılmaya çalıştım. Ama düşüş başlamıştı. Son seçimde heyetteki Erdem’in ekibinde yer alanları tasfiye etti. 600 üyeden ancak 130’unun katıldığı son seçimde yüzde 15 oyla koltuğa oturdu ve her sözüne ‘evet’ diyecek bir ekip kurdu. TMOK’u tek başına yönetmeye başladı.

Bugüne kadar hiçbir olimpiyata aday olma cesaretini gösterememişti ve sorumluluklardan kaçmıştı. Hiçbir olimpiyat sonrası rapor hazırlamamıştı. Bunun üzerine TMOK tarihinde ilk defa benim de katıldığım bir muhalefet grubu kuruldu. TMOK’un asli ve kıdemli üyeleri (Kahraman Bapçum, Yılmaz Tokatlı, Yalçın İpbüken, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Aziz Başdoğan, Perviz Aran, İlyas Tunaoğlu ve Bilge Donuk İstanbul’da; Ali Abalı, Necdet Ayaz, Hüseyin Erim, Kenan Nohut, Nevzat Gürer Ankara’da; Baydo Baykal, Muzaffer Sarvan, Avni Erboy, Bahri Vreskala İzmir’de) bir araya gelerek duruma el koydu. Demokratik bir uğraş için, AOH’u kurdular. 3 aylık çalışma ile son 6 yıldaki çarpıklaşmayı, 2020 Olimpiyatı’na giderken, yeni bir başkan ve yönetim seçilmesini hedef edinerek bir ‘beyaz kitap’ hazırlandı. Tüm üyelere ve ülkede sporla ilgili birimler ve kişilere yollandı. Bir de web sitesi kuruldu. (www.aoh2020.org) Tüzüğe uygun olarak (Bayatlı’nın korktuğu, engellemeye çalıştığı) bir olağanüstü kongre toplamak için imza toplamaya başladılar.

AOH’un hedefinde; kişisel mevki ve koltuk yok. Üyelerine saygılı, ülke gençliğine, BESYOlar’a kapılarını açan Türkiye’yi 2020 ve daha sonraki olimpiyatlara hazırlayacak, sorumluluk alacak bir TMOK başkanı ve yönetimi var. AOH bunu başarırsa, Türk Sporu ve TMOK’da demokrasi kazanacaktır. Çünkü, AOH’u kuranlar Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Türkiye’nindir. Kapalı devre değil, demokratik şeffaf olarak, cesaretle yönetilmeli, tüm ülkeye kapılarını açmalıdır diye düşünüyorlar. İşte TMOK’la ilgili bir devrim niteliğindeki olayların iç yüzü budur.