'Toplumsal barış için gönüllü birliktelik'

Perşembe, 02 Haziran 2011 - 05:00

Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’la İstanbul’da bir araya geldik ve seçim sürecine dair konuştuk. Yakında Batı Karadeniz, İzmir ve Güney şehirlerine gideceğini anlattı. Bursa, Kütahya, Afyon’a da gidecek olan Kurtulmuş, 5 Haziran’da ise partisinin İstanbul mitinginde konuşacak. Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi Genel Başkanlığı döneminde partisinin popülaritesini yüzde 7’lere kadar yükseltmiş bir isim. Hatta o dönemde Kurtulmuş’a gösterilen ilgi ve sempati, matematik ölçümlerin epey üzerine çıkmıştı. Necmettin Erbakan ve onu destekleyen gruplarla çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle Kurtulmuş, Saadet’ten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Numan Kurtulmuş kısa süre önce arkadaşlarıyla kurduğu Has Parti ile 12 Haziran seçimlerine girecek. Bu seçimin sonunda çıkacak oy oranı ne olursa olsun, Türkiye siyasetinin geleceğinde Numan Kurtulmuş adını daha sık duyacağımızı tahmin ediyorum.

[[HAFTAYA]]

Aynı şey şu anda suskun durumda bulunan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül için de geçerli, bunu birçok televizyon programında ifade ettim. Peki, buluşmamızda Numan Kurtulmuş neler anlattı?

- Kürt sorunu çözülmeden demokrasi ve adalet tesis edilemez. Kürtler yaklaşık 80 yıldır kendilerini ‘ötekileştirilmiş’ olarak görüyor. Bu durum Aleviler, dindarlar, gayrimüslimler için de geçerli. Bu engeli aşmak amacıyla “Toplumsal barış için gönüllü birliktelik” önerimizi getiriyoruz.

- Has Parti olarak vatandaşlarımızın büyük ilgisiyle karşılaşıyoruz. Önümüzdeki günlerde bu ilginin daha da artacağını hissediyorum. Has Parti tutmuştur, halkta karşılığı vardır.

 - CHP ve AK Parti, soğuk savaş terminolojilerini kullanarak birbirleri üzerinden halkı korkutuyor. Sertleşerek nemalanmaya çalışıyorlar. 12 Haziran eski siyaset dilinin son seçimi olacak.

- AK Parti dış politika ve ekonomide başarılı değil. Hükümetin en başarılı olduğu alan halkla ilişkiler (PR) faaliyetleri.

- Ekonomide çok yanlış yapılıyor. Bu, Türkiye’ye yurt dışından ithal edildi. Ülkeyi borçlandırarak kalkındırma modeli deniyorlar; kalkınma eksik kalıyor ama borçlanma artıyor. Bu, refah yerine daha fazla yoksulluk getirir. Ülkenin en zengin yüzde 20’lik kesimi milli gelirin yüzde 50’sini alıyor. En yoksul yüzde 20 ise yüzde 4.5 ile yetiniyor. Türkiye’de açlık sınırında 20 milyon insan var.

- Şehir merkezlerine açılan AVM’ler esnafı bitirdi. Yüzbinlerce kişi işini kaybetti. 2 bin 350 dükkân kapandı son dönemde. Halkı tüketim çılgınlığıyla borçlandırarak kalkınma modeli sona erdi.

- Biz, Has Parti olarak “Sınırı Aşan Sinerji Koridorları” projesiyle komşu ülkelerdeki şehirler ve Türkiye arasında ticaret ve kalkınma modeli öneriyoruz.

- “Kanal İstanbul” projesine ve “3. Köprü”ye karşıyız. Bunları, ormanları tahrip edecek ve nüfusu artıracak projeler olarak görüyoruz. Yıllar önce getirilen ‘İstanbul’a vize önerisi’ ne oldu? İstanbul için trafiği çözecek model ‘tüp geçittir’.

- Güçlü ordu, piyade demek değildir. 200 bin kişilik uzman ordu öneriyoruz. Profesyonel ordu değil bizim önerimiz. Bedelli-bedelsiz ayrımı yapmak istemiyoruz.

- Güneydoğu konusunda bütün partilerin sorunu var. Pusulasız gemi gibi gidiyorlar. Çözüm özerklikte değil; bireysel özgürlükleri geliştirme peşindeyiz.