Trabzon'da golcü yok

Pazartesi, 04 Ocak 2010 - 05:00

Gökhan (3) ile Umut (4) sezonun ilk yarısında 7 gol atabilmiş. Trabzon’un toplam golü ise 30. 31 gol atan lider Fenerbahçe’den 1 eksik. Bir de forvetler çalışsaymış gerisini siz düşünün.

Geçen sene toplam 29 gol atan Gökhan ve Umut ikilisi ilk yarıda 7 golde kaldılar. Gökhan 3, Umut 4 gol attı. Neredeydiler acaba? Hayır, Gökhan’ı gören 20 gol attı sanır. Getir Meksikalı birini Gökhan’ın saha dışındaki hal ve hareketlerini izlettir. Sonra sor ona “Sence bu golcü kaç gol atmıştır?” diye. “Bu adam 30 gol atmış, ikinci yarıda da 20 atar Avrupa’da altın ayakkabının sahibi olur” der. Der vallahi, adam öyle bir görüntü çiziyor. Kaçan golden sonra pişkin pişkin gülüyor. Havalar iki bin beş yüz, ama ortada icraat yok. Karadeniz insanı sabırlıdır sabırlı olmasına da. Bir de o sabır taşarsa var ya! Aslında bu giriş bile, Trabzonspor’un neden lider Fenerbahçe’nin 10 puan gerisinde 6.’lıkta kaldığını anlatıyor zaten. Buna rağmen gene de 30 gol atabilmişler. Neredeyse Fenerbahçe kadar (31). Bir de forvetler atabilse, düşünün artık. Son vuruşları yapamayan, daha doğrusu golcüleri gol atamayan bir takım.

Trabzonspor’un Alex’i Colman ikisinin toplamı kadar gol atmış. Arjantinli 7 gol ve 6 asistle takımın uzak ara en faydalısı. Gerçi o da tükendi bitti artık. Hazırlık maçlarından beri hemen her karşılaşmada oynadı, makine olsa dayanmaz, o da son dönemde pes etti, daha doğrusu pili bitti. Tablo böyleyken yönetim bu sıkıntıyı, Zenit’ten Fatih Tekke’yi transfer ederek gidermeyi planlıyor. Ne var ki sezon sonu sözleşmesi bitecek olan yıldız oyuncu için istenilen 2 milyon euro biraz el yakıyor. Ancak görünen o ki bir ortası bulunacak. Bulunmak zorunda ayrıca, yoksa tribünlerin en büyük kozu, Avni Aker’de baskı unsuru olmaya devam edecek. Şenol Güneş 4-4-1-1 sistemiyle Broos’dan daha farklı bir dizilişe geçti. En uçtaki 1’in arkasında, bir ara kızağa çekilen ve gözden çıkarılan Alanzinho oynuyor. Biraz da serbest bırakıyor onu Şenol hoca, yeteneklerini göstersin diye. Fena da oynamadı son maçlarda. Kondisyonunu da artırırsa tamamdır.

Savunmada Song kiminle oynamalı, Egemen’le mi, Giray’la mı? Bu netleşmeli. Bir o bir o, istikrarı zedeliyor. Savunmada aynı dili konuşmak, uyum içinde olmak çok önemli. Aynı dil derken beden dilinden bahsediyorum tabii ki. Yoksa Song’un Türkçesiyle değil kaptanlık yapmak, pazara çıkılmaz. Bu takımın ilk yarıdaki en faydalı oyuncularından biri de Ceyhun ve Selçuk oldu. İkisi de yaratıcı ve gol yollarında etkili. Attırıyor ve atıyorlar. Gabric her geçen gün üstüne koyuyor, Serkan tecrübesiyle sağ kanadı beslemeye çalışıyor. Ancak kimi zaman onun da nefesi yetmiyor. Yattara yok oğlu yok. Ne zaman vardı ki? Aslında soru şu. Şampiyonluğa oynayan bir takımın bu kadar sık sakatlıklarla boğuşan bir oyuncuyu, yabancı kontenjanından kadrosunda barındırma lüksü var mıdır?