Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Trabzon'daki BESYO'lular

Perşembe, 13 Mayıs 2010 - 05:00

Trabzon gelecek yıl EYOF’a (European Youth Olympic Festival) Avrupa Gençlik Oyunları’nın 11’incisine ev sahipliği yapacak.

Ben EYOF’un 1995 Bath (İngiltere) ve 1997 Lizbon’daki (Portekiz) organizasyonlarını izledim. Bu oyunlar Türkiye’ye Mehmet Atalay’ın hediyesidir. Şimdi Koordinatör Nihat Doker’in candan çalışması ile Trabzon 2011 yılına hazırlanıyor.

Geçen haftalarda Trabzon’da bir toplantı yapıldı. Avrupa Gençlik Oyunları Genel Koordinatörlüğü ve Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlendiği bu toplantıda bugüne kadar hep yazıp söylediğim ses nihayet duyuldu. Bu ses Türkiye’de modern sporun mimarlığını yapacak olan BESYO’ların (Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulları) sesi idi. 300 beden eğitimi öğretmeninin katıldığı toplantıda Türkiye Beden Eğitimi ve Spor Eğiticileri Derneği Başkanı Yrd. Doç. Halit Suiçmez, “Bu iş bizim işimiz. Beden eğitimciler olarak bu işin her yerinde biz varız, biz olmalıyız” dedi.

İşte modern Türk Sporu’nun yol haritası budur. Bizler bu işin eğitimini görmemiş, alaylı yöneticilerden kurtulursak, ülke sporu Batı’daki örneklerine yetişebilir iddiasındayız. Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, ülkedeki spor kulüpleri BESYO’lardan mezun olan elemanları kullanmalıdır. Onlara ülkede ve ülke dışında üst eğitim yapmaları için de imkanlar tanımalıyız.

Bugün binlerce BESYO mezunu ekmek paralarını kazanabilmek için gördükleri eğitimin dışında başka işlerde çalışmak zorunda kalmışlardır. Türkiye için yeni bir “SPOR” planlaması yapılırken; gündemin ilk maddesi spor yöneticiliğini okumuş olanlardan yararlanılması olmalıdır.

Bizim kuşağımız, sporun dallarını, kurallarını, malzemelerini orta okul ve lise sınıflarında bugün hepsi rahmetli olan beden eğitimi ve spor öğretmenlerimizden dinlemiş ve öğrenmişti.

Trabzon da İzmir gibi atılımcı bir kenttir. BESYO’ların sesi de ilk defa bu kadar gerçekçi olarak bu ilimizden yükseldi. Tüm ülke bu sese kulak vermeli ve onları sonuna kadar desteklemelidir. Bu, ülke sporunun, çocuklarımızın ve gençliğin geleceği için yükselen bir sestir. Onu yükseltenler kutlanmayı ve de alkışlanmayı hak ediyorlar.