Ayşe Mine Yaman

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Trendlerin sergi salonundan notlar

Cumartesi, 13 Mart 2010 - 05:00

Geçtiğimiz ocak ve şubat ayları fuar trafiğinin yoğun olduğu aylardı. Dünyanın dört bir yanında gerçekleşen fuarlarda sergilenen yeni trendlerden yola çıkarak yaşam alanlarınızı farklılaştırabilirsiniz.

Mevsim pusulası ocak ve şubat aylarını gösterdiğinde dekorasyon alanında özellikle yurtdışından sesi yükselen fuarlar, evlerimizi dekore ederken konuya farklı açılardan yaklaşmamızı sağlayan binlerce fikirle çıkıyor karşımıza. Paris’te düzenlenen Maison&Objet Fuarı, tekstil alanında liderliğini sürdüren Heimtextil Fuarı, aksesuarlar konusunda geniş bir fikir sunan Ambiente, kuzeylilerin tasarım farkını yansıtan Stockholm ve Macef Fuarları bunlardan sadece birkaçı. Trendlerin yükselen ritmini sergileyen bu fuarların fısıldadıklarından yola çıkarak bir seçim yapmak isterseniz şu detayları göz önünde bulundurun.

Renk seçkisiKil, kum ve çöl renklerinin dikkat çektiği 2010 renk paleti, yeşil bitkiler, cam mobilyalar ve ham ahşap dokularla bizi özümüze dönmeye teşvik ediyor. Liladan patlıcan moruna uzanan renk skalası, hala tekstil sektöründe sıkça kullanılıyor. Bu yıl lila-mor paletinin bir rakibi var. Canlı turkuaz ve pastel yeşil. Bu yılki renk paleti daha sakin ve sade renklere sahip. Fuarlarda, açık lila, sütlü kahve, fildişi, uçuk pembe dikkat çekiyordu. Koyu renklerde ise çikolata tonları ve çamur renkleri sıkça kullanılmıştı. Birçok kumaşta koyu renk zeminler pudramsı turkuaz rengi ve buz mavisi ile hareketlendirilmişti.

Öne çıkan temalar

Ev dekorasyonuna yön veren fuarlardan Maison&Objet, bu yıl doğayla daha sıkı bağlar kurmamız gerektiğini anlatıyordu. İç mekan ve dış mekan ilk kez bu kadar iç içe geçmeyi başarmıştı ve bu karışım enerji veren türdendi. Hayvan figürleri bu kez yanına denizaltı canlılarını ve mercanları da ekleyerek dekorasyon dünyasındaki yerini koruyordu. 12-16 Şubat tarihleri arasında Frankfurt’ta düzenlenen Ambiente Fuarı’nda ise, geri dönüşüm, doğadan form ve doku olarak izler taşıyan ürünler öne çıkmıştı. Tasarımcılar ekolojik bakış açılarını iki şekilde yansıtmışlar. Bir grup kullanma ömrü çok uzun, dayanıklı malzemeleri tercih ederken, ikinci grup geri dönüşüme uygun ham malzemeleri tercih etmişti. Afrika ve Latin Amerika etkileri hem renkleri hem de geleneksel aksesuarları ile dekorasyona kültürel bakış açıları eklemişti. Doğal toprak tonları ana renk paletini oluştururken, mor, yeşil ve mavi kullanımı da yaygındı. Rus kültürü modaya olduğu kadar dekorasyona da özellikle matruşkaları ile ilham veriyor. Motifleri, renge olan tutkusu, zanaat teknikleri, vahşilik ve ilkellikte gizli güzelliği ile tüm zamanların ilham kaynağı Afrika 2010’da yine yükselişte.

Dokuların yeni yüzü

Firmalar artık daha çok doğal ketenler, doğal iplikler, saf yünler ve pamukluları üretimlerine dahil ediyor. Firmaların üretimlerine eklediği diğer bir konu da, geri dönüşüme uygun tekstil üretimleri yapmak. Bunu yaparken hem üretim süreçlerinin daha çevreci hem de kumaşların geri dönüştürülebilir materyallerden oluşmasına dikkat ediyorlar. Aynı durum duvar kağıtları ve duvar kaplamaları için de geçerli. Floral desenler her zamanki gibi tekstil tasarımcılarının vazgeçilmezleri arasında yer alırken, bu yıl özellikle gül, floral desenler arasında ön sıraya yerleşmişti. Şal desenleri, çizgililer ve zikzak deseni sıkça kullanılırken, damask her zamanki yerini ve ağırlığını koruyordu. Ahşap, mantar, rattan ve pamuklu kumaşlar 2010’da popülerliğini sürdürmeye devam ediyor. El yapımı ürünler -örgü, keçe aksesuarlar, patchwork- gibi dekorasyon dünyasının bir görünüp bir kaybolan kahramanları olarak varlıklarını hep korurlar. 2010 yine zanaatın günlük yaşama dahil olduğu yıllardan. Örgü yastıklar, battaniyeler, kilimler, yatak örtüleri eğer sandığınızın bir kenarında duruyorsa gün yüzüne çıkartabilirsiniz.