Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

TRT 1 ve ciddiyet

Pazar, 24 Ocak 2010 - 05:00

2. Dünya Savaşı günlerindeki çocukluk anılarım içinde o zamanlar radyo denilen bugünün televizyonu TRT 1’in yeri çok belirgindir. Rahmetli babamın subay olarak görev aldığı Anadolu kentlerinde radyo saati gelince sokaklar boşalırdı. Aradan yıllar geçti. Televizyon hayatımıza girdi. Ama, o eski radyo TRT 1 olarak yine eski saygın yerinde duruyor. Pek çok özel televizyona ve radyoya karşın TRT 1 bu ülkenin inanılır gerçek sesi olarak dinleniyor, seyrediliyor.
Türk futboluna TRT eliyle destek veren; Ziraat Bankası’nın Türkiye Kupası maçları, ana haber bülteni itilip, kakılıp TRT 1’in TV’sine oturunca; bir kamuoyu araştırması yapmayı düşündüm. Kahve, kıraathane, yeni deyimle cafelerde dolaştım, halkla konuştum. Büyük bir çoğunlukla futbola çok düşkün olan nesiller bile, “Futbol milli maçları hariç, maçlar açılacak bir spor kanalında verilsin, TRT 1’in ciddiyeti bozulmasın” dediler.
Sponsor bulmak bir kurumun yaşaması için ilk şart, amma, “Dimyat’a pirince giderken; evdeki bulgurdan olma” sözünü TRT’yi yönetenler unutmamalı. Hayatının çoğu spor gazeteciliği ile dolu bir yazarın bunları yazması tuhaf gelebilir. Sporun toplum hayatında önemi tartışılamaz. Amma, toplum için sıralamada sağlık, eğitim, ekonomi ve politikadan sonra geldiğini de unutmamamız lazım. İngiltere’nin dünyadaki en eski saygın yayın kuruluşu BBC’nin ana haber bültenini itip, futbol maçı yayınladığı yoktur.
Onun için; her ay adeta bir yeni kanal atağı yapan (TRT-Türk gibi harika bir kanal yaratan) TRT’nin Genel Müdürü İbrahim Şahin bir spor (yalnız futbol değil, gerçek spor) kanalını hayata geçirmeli; futbolu ve sporu sevenlerine bırakarak; TRT 1’e ciddiyetini ve saygınlığını iade etmelidir.