TRT çalışanlarından 'sürgün' eylemi

TRT Genel Müdürlüğü önünde yapılan iki ayrı eylemde, kurum çalışanlarının görev yerlerinin değiştirilmesi ve taşeron firma çalışanlarının işten çıkarılması protesto edildi.

a
a
Çarşamba, 24 Kasım 2010 - 17:06


TRT çalışanlarından 'sürgün' eylemi

Haber-Sen üyesi bir grup, TRT Genel Müdürlüğü önünde "Yaşasın özerk, demokratik TRT mücadelemiz" yazılı pankartın önünde toplanarak, TRT yönetimi aleyhine sloganlar attı.

Burada açıklama yapan Haber-Sen Genel Başkanı Ali Yılbaşı, TRT yönetiminin siyasi kadrolaşmayı hiç olmadığı kadar hızlandırdığını öne sürdü.
Yılbaşı, TRT’de asli ve sürekli yayın hizmetlerinin yasalara aykırı şekilde taşeron şirketlere devredildiğini özellikle tarafsız olması gereken TRT’nin tek bir görüşün ve sesin kanalı haline geldiğini iddia etti.

TRT çalışanı 33 kişinin rızası dışında görev yerlerinin değiştirildiğini ifade eden Yılbaşı, "TRT yönetimine sesleniyoruz, sürgünleri durdurun. Haklı bir gerekçeye dayanmadan işten çıkarılan bu arkadaşlarımızın mağduriyetine son verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.

-"TRT KAMU YAYINCILIĞINI ESAS ALMALI"-

Eyleme destek veren KESK Genel Başkanı Sami Evren ise TRT’nin sürgün politikalarını protesto ettiklerini belirterek, "TRT herhangi bir siyasi iktidarın, hükümetin sesi ve borazanı değildir" diye konuştu.

TRT’nin kamu yayıncılığını esas almak durumunda olduğunu ifade eden Evren, şöyle devam etti:
"TRT hiçbir siyasi iktidarın sesi olamaz. TRT halkın sesi olmak durumundadır. Kamu yayıncılığı yapmak durumundadır. Buradaki deneyimli birikimli arkadaşlarımızın sürgün edilmesi kabul edilemez. Buradan Sayın Bülent Arınç’a sesleniyorum, televizyonlarda sözde demokratça konuşmalar yapıyorsunuz, bu olup bitene sessiz mi kalacaksınız? Bu olup bitenin arka planında acaba siz var mısınız? Sizin bilginiz dışında mı yapılıyor yoksa TRT Genel Müdürü kendi kişisel tasarrufunu mu uyguluyor? Yoksa siyasi iktidarın bütün kamusal alanlarda yürüttüğü bir politika haline mi gelmiştir? "
Evren, kamu kurumlarındaki taşeron firma çalışanlarına itiraz ettiklerini belirterek, "Biraz ilerimizdeki taşeron firmanın emekçileri maalesef kullanılmaktadırlar. Halbuki KESK, yıllardır onların haklarını da savunmaktadır. Ucuz emeğe itiraz ettik. Birlikte mücadele etmemiz gerekirken sanki TRT yönetimine biat edercesine bu şekilde tavır almalarını asla doğru bulmuyoruz. Çünkü sendikal mücadele bir emek mücadelesidir. Sadece sendika üyelerimiz için değil, tüm TRT çalışanları için varız" dedi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay da yaptığı açıklamada TRT’nin iktidarın yan kuruluşu haline geldiğini savundu. TRT’de son 8 yıldır yetişmiş elemanların sürüldüğünü ve pasif görevlere getirildiğini öne süren Abakay, "Bir kurum kendi elemanlarını yakıyor, yıkıyor" diye konuştu.

-TAŞERON İŞÇİLERİN EYLEMİ-

Öte yandan, TRT’de taşeron firma üzerinden 1,5 yıl önce işe alınıp Haber-Sen’in Danıştayda açtığı dava sonucu işine son verildiği belirtilen işçiler de TRT önünde eylem yaptı.
Grup adına yapılan basın açıklamasında, "İstanbul’a yapılan tayini sürgün olarak gören sendika, 240 emekçinin işini kaybetmesinin sorumluluğunu nasıl taşıyacak" denildi.
Haber-Sen’in açtığı dava ile işçilerin işsizler ordusuna katılacağının ifade edildiği açıklamada, "Bunun adı sendika kıyımıdır" görüşüne yer verildi.
Eylemin ardından gruptakiler dağıldı.

'HABERİN OLSUN HABER ELDEN GİDİYOR'
TRT’de, 29'u farklı illere olmak üzere 33 çalışanın görev yerlerinin değiştirilmesi, Harbiye’deki Radyoevi önünde yapılan basın açıklamasıyla da protesto edildi. Açıklamada,  "Haberin olsun, haber elden gidiyor" denildi.
TRT çalışanları ve meslek örgütü temsilcileri, "Sürgünler durdurulsun", "Özerk ve tarafsız bir TRT istiyoruz", "TRT tarafsız, doğru haberin adresi olmalı" yazılı dövizler taşındı. KESK Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve TRT çalışanı Mehmet Demir, tarafından basın açıklaması okundu.

TRT KATİLİ NEREDEYSE AKLADI

Açıklamada şunlara yer verildi:
"TRT büyük tasfiye operasyonu başlattı. Son iki haftada 33 kişi sürüldü. Sırada yeni sürgünler olduğunu biliyoruz. Hükümetin kamu hizmetini ve sosyal devleti tasfiye planı adım adım yürütülüyor. Kamu kurumları şirketleştiriliyor, işler taşerona devrediliyor. Uzun zamandır, altyapısı hazırlanan tasfiye ve kadrolaşma hamlesinde sona geliniyor. Mevcut TRT yönetimi döneminde siyasi kadrolaşma hiç olmadığı kadar hızlandı. Yargı kararlarına rağmen, deneyimli yayıncılar kızağa alındı, kamu hizmeti yayıncılığı tasfiye edildi. Bu dönemde TRT, bir katili ekrana çıkartıp, işlediği suikasta dair tek bir soru sormayarak, neredeyse o cinayetten akladı. Görev yerleri değiştirilen çalışanlar, bu ülkenin birikimleri. Yok ettiğiniz, birlikte yaşama kültürüdür."

ABDİ İPEKÇİ’NİN KEMİKLERİNİ SIZLATTI

Basın açıklamasına katılan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili Turgay Olcayto yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"TRT’nin yayınlarını eleştirmek elbette bir televizyon tüketicisi olarak hakkımız. En son yapılan yayın, bir katili ekrana çıkartmak, kamu hizmeti yayıncılığı yaptığını söyleyen bir kuruluş için çok acıdır. Özellikle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Abdi İpekçi’nin katilini ekrana çıkartmak çok üzücü. Abdi İpekçi’nin de kemiklerini sızlatan bir olaydır. TRT ülkenin kamu hizmeti yayıncılığı yapan tek kurumudur. Bu kurumdan halkın tümünü kucaklayan, her türlü görüşe, inanca saygılı evrensel boyutta, çağdaş bir yayın beklemek tüm yurttaşların hakkıdır. Son dönemlerde TRT yönetimi bu anlayış dışında bir tutum izlemektedir. Kurumu tecimsel televizyon ve radyolara benzetmeye çalışmaktadır. Nitelikli deneyimli çalışanlarına iş verilmezken, birçok program ve haber üniteleri taşeron firmalar aracılığı ile yürütülmektedir. Yönetimin bu anlayışına biat etmeyen, haberlerin gizlenmesine, manipüle edilmesine, tek tip program üretimine karşı çıkanlar ise görevlerinden alınmaktadır."

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de "Bugünkü yönetimin değil, ülkenin yayıncılığını istiyoruz. TRT yönetenlerin değil, Türkiye’ nin TRT’si olmalıdır. Burası adil olmazsa, tarafsız yayın olmazsa başka yayınlarda tarafsızlık bekleyemeyiz. Katilleri TRT’ye çıkartarak, bizim sesimizi kısanlara karşı mücadelemiz sonsuza kadar devam edecek" dedi.

TRT çalışanları ve destek veren meslek örgütü temsilcilerinden oluşan topluluk daha sonra, taşıdıkları pankart ve dövizleri binanın önüne koydular.