TRT Çocuk kimi cezalandırdı?

Pazar, 13 Haziran 2010 - 05:00

Twitter denilen sosyal paylaşım sitesinde gördüm. Oyuncu Tuğrul Tülek, iddiasına göre Kanal D’de yayınlanacak olan Mükemmel Bir Çift dizisinde canlandırdığı gay karakteri dolayısıyla 1.5 yıldır sunduğu programdan gönderilmişti...

Tülek’in programı TRT Çocuk isimli kanalda yayınlanıyordu ve anladığım kadarıyla “durumunun hassasiyeti kendisine bildirilmeden” bir son dakika dayatmasıyla çıkarılmıştı işten... Kim haklı olabilir bu gelişmede? Durumdan vazife çıkararak çocukları koruma altına alan(!) TRT Çocuk kanalı mı?

Yoksa oyuncu ve sunucu sıfatlarından birinde karar kılması istenmeden ve beklenmeden “eşcinselliğe özendirme riski taşıdığı” hükmü verilen Tuğrul Tülek mi? Biliyorum, mutlaka bir yanıtı olacaktır bu soruların. Hepsine de açıktır bu köşe...

Platoları bize kuralım...

Anladığım kadarıyla bizim ekranlar Arjantin Çıkmazı’ndan çıkmayı başaramayacaklar. Fear Factor isimli yarışmanın yeni versiyonu geliyor çünkü Star ekranlarına...

O bölgede çekilen XX Small ve Wipe Out yarışmalarını da biliyorsunuz. Arjantin vatandaşı olmasını beklediğim(!) Asuman Krause şimdi de Fear Factor Aksiyon isimli yarışmanın çekimleri için oralarda...

Biliyorum, TV oyunları için hazırlanan en ayrıntılı çekim platoları dünyanın o yakasında. Ama bu denli büyüyen bir TV sektörüne sahip olan memleketim de artık bir plato yapsa iyi olmaz mı? Yazık oralara akan paralara yahu...

Rafet El Roman ne yapmaya çalışıyor?

Dört gün süren safariye ne denir? Yanıt; “Saaafari”. Peki üç ay süren safariye ne denir? “Saaaafaaaariiii”... Soru da yanıt da Beyazıt Öztürk’ten (Kanal D/Beyaz Show) geldi. Önceki akşam safari kelimesinin telaffuzunda şapka kullanan Rafet El Roman verdi pası Beyaz’a. O da golü attı... Mesele o değil de, Rafet neden kalfası Yusuf Güney olmadan çıkmaz oldu programlara? Bildiğim kadarıyla Yusuf kendi göbeğini kesti. İyi de bir ünü oldu...

Hani bu anlamda Rafet gölgede kaldı bile denilebilir. Bir ustanın müsekkinliği içinde yetiştirmelerine bakıp zevk almasıysa mesele, Rafet için erken derim ben. Kendine dönse iyi olur, söylemesi benden...

Yapmayın bunu yahu!

Kafa Dengi’nde (24) ünlü filozof Nietzsche’nin inancı olmadığı için delirdiğini söylüyordu Selahattin Yusuf isimli yazar... Şizofreni bildiğim kadarıyla sadece inançsızlara özgü bir hastalık değildi. Ve filozofun ölümüne yakın girdiği sinir krizlerinin inançla olan alakasını anlatırken bir sürü şizofreni de farklı bir kefeye koyuyordu o arkadaş... Neyse ki programın akil adamı Sırrı Süreyya Önder meseleye “İnsanlık halleri de olabilir” açıklaması getirdi de yakın ve inançlı bir arkadaşını hastalığa kurban veren bendenizin yürek acısı hafifledi...

Aşk-ı Memnu’da nemi olacak?

Beren Saat (kendisini Bihter olarak biliriz) uzatılan mikrofonlara mesele Aşk-ı Memnu’nun finali hakkındaki sorular olunca kikirdemekle yetindi... Fakat sorular kasırga halini alıp önüne geleni savurmaya başlayınca o bildik açıklamayı yapmakta da gecikmedi; “Senaryolar bize haftalık olarak geliyor, dolayısıyla gelecek bölüm hakkında fikir sahibi olamıyoruz”... Ah canım ne zor bir hayat. Oynadığınız eser yüz yıl önce kaleme alınmış, daha önce de dizi olup akmış ekran denizine. Bir sonuna baksaydınız bari diyorum içimden... Sonra haykırıyorum; “Öleceksin Bihter, intihar edeceksin. Kendi ellerinle gömeceksin kendini. Bekleme hiç iki hafta daha”...

Ana! Feride'Nin kolyesine bak...

Bir de kanalların dizilerden çok reklama itibar edişine bir not düşelim geçtiğimiz gün ekrana veda eden Canım Ailem aracılığıyla. Dizide ana sponsorluk yapan takı firmasının koleksiyonunu ezber ettik, bu tamam...

Ama nasıl bir yayın dikkati varsa Seyhan’ın Feride’ye verdiği düğün hediyesi kolyenin gösterildiği anda alt banttan çıkan reklamda aynı mücevherin hangi koleksiyondan bulunabileceği gösterildi ki, vay be dedim içimden... Seyhan doğum sırasında çığlık çığlığa yüreğimizi yırtarken, bebeğin hayata geliş sesiyle aynı anda ekrana gelen “Bilmem ne yaz yolla, bebek sesi cebine gelsin” reklamı da cilası oldu işin. Kaçırdık sanmayın...