TSK'nın yıpratılması Gül'ü rahatsız ediyor

Perşembe, 31 Aralık 2009 - 05:00

Yılın son büyük daveti dün Çankaya Köşkü’nde düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından düzenlenen sade ve şık bir törenle sahiplerine verildi. Nuri Bilge Ceylan’ın yanı sıra Güler Sabancı ve sanatçı Uğur Derman, Cumhurbaşkanlığı’nın ödülünü alan isimler oldu. Türkiye’de kültür ve sanat dünyasının öne çıkan isimleriyle birlikte çok sayıda gazeteci Çankaya Köşkü’ndeki töreni izlemeye gelmişti. Belli ki herkes başkentteki yılın bu son büyük buluşmasında Cumhurbaşkanı Gül’ün vereceği mesajları merak ediyordu. Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de böyle bir günde siyaset konuşmak istemediği her halinden belliydi. Nitekim öyle de oldu.

Cumhurbaşkanlığı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever ile birlikte yanımıza gelen Cumhurbaşkanı Gül, “Ülkeler gelişirken, sanat hayatı, kültür hayatı, fikir hayatı, entelektüel dünyası ve derinliği de genişliyorsa, etkili hale geliyorsa esas gelişme bu anlamda söz konusu olmaktadır” diye söze başladı... Türkiye’de siyasetin her şeyin önüne geçmesini doğru bulmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül’e tam bu sırada “Türkiye’nin kültür sanata ve teknolojiye daha çok konsantre olabilmesi için 2010’da siyasetin normalleşeceğini düşünüyor musunuz?” diye sordum.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakeresi yürüten bir ülke olarak yol haritasının belli olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı: Biz demokratik standartlarımızı yükseltiyoruz. Benim gördüğüm bir eski alışkanlıklarımız var bir de bugünkü hukukumuz var. Bugünkü hukukumuzu kabullenmekte zorlanıyoruz. Bu Türkiye’nin adaptasyon sürecidir.

Abdullah Gül daha sonra bu ifadesini biraz daha açarak Türkiye’de yerleşik eski alışkanlıklarla modern hukuk ve demokrasi düzeni arasında bazı çelişkili durumlar yaşandığını anlattı.

“Tasvip etmediğim yazılar çıkıyor”

Cumhurbaşkanı Gül’ün dün belki de en çarpıcı değerlendirmesi askerlerle ilgiliydi. Bülent Arınç’a suikast iddiaları ve ardından askerlere yönelik arama soruşturma sürecine ilişkin olarak “Devletin yatak odasına girildi, kozmik sırlar var” gibi değerlendirmeleri doğru bulmadığını söyledi.

Konuşurken ve yazarken üslubun kaçırıldığını vurgulayan Abdullah Gül, “Türk Silahlı Kuvvetleri’yle (TSK) ilgili tasvip etmediğim yazılar çıkıyor. Sanki Diyarbakır Emniyet Müdürü’nü biz vurdurmuşuz gibi... TSK’ya lüzumsuz ve haksız yakıştırmalar yapılıyor... Bunlar yanlış şeyler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül diğer taraftan “Hukukumuza herkes riayet edecek” ifadesiyle de kanunların uygulanmasından kimsenin rahatsız olmaması gerektiğini söyledi.

Nuri Bilge Ceylan’a: Artık yalnız değiliz!

Son derece renkli ve neşeli geçen ödül töreninde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül sinema dalında ödül alan Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nde yaptığı konuşmada “Tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme...” sözünü hatırlattı. Gül esprili bir şekilde “Sanatçı kişiliğinizle duygularınızı böyle ifade ettiniz. Ama ben bir devlet adamı olarak şunu söyleyim; ülkemiz artık yalnız değil, dışarıda ülkemizin destekçileri çok” diye konuştu.

Resepsiyon sırasında Sabancı Müzesi adına ödül alan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ve Devlet Bakanı Egemen Bağış’la da konuştum. Sabancı, Cumhurbaşkanlığı’nın sanata ve kültüre verdiği destekten çok etkilendiğini anlattı. Türkiye’de müzeciliğin hala emekleme devresinde olduğunu, ellerinde çok değerli objeleri bulunan insanların bile bunları müzelerle paylaşmaya çekindiklerini ifade etti. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı’nın bu konuya eğilmesinden çok mutlu olduklarını söyledi.

Bu arada törenin sonunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’le ayak üstü sohbet ederken, 2010’da yeni bazı sosyal sorumluluk konularıyla da ilgileneceği mesajını aldım. Ancak Hayrünnisa Hanım, bu projeler somutlaştıktan sonra ayrıntıları kamuoyu ile paylaşmak istediğini söyledi.

2010 yılına yeni umutlarla giriyoruz

Türkiye açısından oldukça zor bir yılı geride bırakıyoruz. 2009’da felaketler, krizler ve siyasi çalkantılarla boğuştuk. Olup bitenleri, yaşananların perde arkasını gazete sayfalarımızda sizlere duyurmaya çalıştık. Mevcut zorlukların bir anda mucizevi şekilde ortadan kalkmayacağını da biliyoruz. Ancak her şeye rağmen 2010’a yeni umutlarla giriyoruz. Yeni yılla birlikte gelen günlerin bütün okurlarımıza sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dilerim.