Tuhaf şeyler

a
a
Salı, 07 Eylül 2010 - 05:00

Sandık görevlisini eğitiyorlar:

- Elektrikler sönerse, hemen sandığın üstüne otur.

Niye?

Sandığı çalıp götürmesinler diye.

Haklı adamlar.

Referandum afişlerinin sahtesi yapılıyor, sınavlarda sorular çalınıyor, hile yoluyla banka hesapları boşaltılıyor...

Böyle bir ülkeye anayasa ne gerek?

- Efendim, 26 soruya tek kelimeyle cevap istiyorlar.

Şükredin ki, 26 soru. Sıfırdan yeni bir anayasa yapıp halk oyu’na sunsalar, 186 soruya tek kelimeyle cevap vereceksiniz...

1982’de, 1961’de öyle olmadı mı?

***

Buna rağmen evetçiler, hayırcılar halâ yarışıyorlar. Bir kısmı diyor ki.

- Yetmez ama evet.

Bir kısmı da diyor ki:

- Yetse bile hayır.

Bunlar, Evet veya hayır’a kılıf arıyorlar. Ama içlerinde belli maddelere sımsıkı sarılmış olanlar da var.

Mesela:

- Anayasa Mahkemesi ve HSYK ile ilgili yapı değişikliği, “hayır” demek için yeterlidir. Gerisini boşver.

Öbür taraf diyor ki:

- Askeri Yargı değil, Adli Yargı’nın öne çıkması, “evet” demek için yeterlidir. Gerisini boşver.

***

Bu iki argümana sarılmış olan evetçileri ve hayırcıları, hâlâ niye karşı karşıya oturtup tartıştırıyoruz? Bir faydası var mı? Bana kalırsa, asılı afişler de boşuna zahmettir...

Kararlı adamı, bunların hiçbirisi, bu saatten sonra etkilemez.

Ama... Rahibe kıyafetine gönderme yapan o afiş, bir istisna sayılır. Zira negatif etki alanı büyük bir malzemedir. Hani derler ya...

- Siyasette gün doğmadan neler doğar.

Denge o kadar hassas ki...

Sandığa 3-4 gün kala, kendi ayağınıza kurşun sıkarsanız, rakibinize elbet 1-2 puan hediye etmiş olursunuz.