Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Tüm kadınlara hakaret etti

Cumartesi, 08 Mayıs 2010 - 05:00

Aslında gecenin ikisinde yayınlanmış ve kimin ne kadar izlediğini bilmediğim bir tv programı hakkında yazmayı düşünmüyordum ama internette yayılınca işin doğrusunu benden dinlemeniz gerekli oldu. Bu hafta dört tartışma programından davet aldım. Kiminin yeri, kiminin konusu, kiminin konukları bana uymadığı için reddettim. Birand kendi yönettiği 32. Gün programına katılmam için ısrarcı oldu. Kendisine konu ilgimi çektiği ve uzmanlık alanıma girdiği halde katılmak istemediğimi, çünkü Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar’la daha önce bir başka programda beraber olduğumu ve bana hakaret ettiğini ve bunu cinsiyetçi bir zihniyetle, kadın olduğum ve kendisine bir yumruk atarak karşılık veremeyeceğimi bildiği için yaptığını söyledim. Birand böyle bir şey olursa müdahale edeceğini söyleyerek beni ikna etti. Gerisini biliyorsunuz. Şamil Tayyar, fikirlerimi çürütemeyeceğini anlayınca önce aklı sıra kitabımla belden aşağı vurmaya kalkıp “Sen kitabındakileri anlat, uzmanlık alanın o” diyerek sözüm ona hakaret etti. Acaba Ahmet Altan’a kitaplarındaki erotik içerikten ötürü bir tek gün bu tür bir gönderme yapıldı mı? Kadınların hem aşk romanı yazıp, hem siyaset konuşma hakkı yok mu? Ben kitabımla ilgili televizyonlarda 14 programa katıldım. Hepsinin yeri başka.

MODEL BOZUK
Ama bu modellerin kafası çalışmayınca başka yeri çalışıyor! Tayyar, kadını aşağılayan cinsiyetçi zihniyetini beni susturmaya kalkarak sürdürdü. Sanki programı o yönetiyor, “Sen sus!” diyor bana! Yetmedi, sonunda “Sokak kadını ağzıyla konuşma!” diyecek kadar seviyesini düşürdü. O şöyle düşünüyor: Karşısında eşiti görmediği bir kadın, pabuç kadar dil, car car konuşup onu zor durumda bırakıyor! Buna tahammül edemiyor, hem ülkücü, hem şıhmıymış ne, kendisini tutmasa saldıracak. Erkek olsam dışarı çıkınca dövüşürdük. Kadın olduğum için onunla mahkemede hesaplaşacağım! Beni üzen, o programda söylediğim, anlattığım bilgi, fikir ve iddialarımın kaynayıp gitmesi ve medyaya sadece bu seviyesiz tartışmayla yansımak, hele bazı sitelerdeki başlıkla; Utandıran tartışma. Kimi utandırdı, kim mağdur, kim suçlu o bile belli değil! Hep söylüyorum bu programlar artık gladyatörlerin ölümüne kavga edip soyluları eğlendirdikleri arenaya dönüştü. O arada sizin namusunuza saldırılıyormuş, tansiyonunuz çıkıyor, sinirleriniz bozuluyormuş, ne gam. Program yapılıyor, rating alınıyor. Tek kazancım, herhalde bu kişinin gerçek kimliğini kamuoyuna sergilenmesine aracı olmaktır!

Belden aşağı çalışanlar
Hayli yoğun bir gündü dün. İki kez telefonumu şarj ettim. Sabahtan başlayarak “Geçmiş olsun, ve ne işin var o insanlarla ekranda!” konuşmalarını dinledim. Sonra Baykal’ın video görüntüleri olayını yorumladık pek tabii. Dün, belden aşağı vurulan sadece ben değildim, CHP Genel Başkanı Baykal’a ait olduğu iddia edilen video görüntüleri Vakit Gazetesi’nin sitesine kısa bir süre konmuş ve çekilmiş, ortalık birbirine girmişti. İlke olarak bu tür görüntülere bakmıyorum! Sitesine koymayan Odatv.com gibi siteleri de kutluyorum. Ahlaksız, aşağılık bir tavır, insanları gizlice filme almak, o kasetleri saklamak ve zamanı gelince onu küçük düşürmek için kullanmak! Yorumlar muhtelif. Kamu görevi yapan bir siyasetçinin, üstelik milletvekili yaptığı bir kadınla birlikte olmasının özel hayat olmayacağını iddia eden de var; size ne, özel hayat diyen de. Görüntüler çok eski ve montajlanmış tanısını koyan da. Ben bu yöntemi ve zamanlamasını ahlak dışı buluyorum. Ve diyorum ki herkesin bir köşede saklı ve zamanı beklenen bir kaseti olabilir. Olmasa bile bu teknolojik çağda yapılabilir! İpi çekmeden, taşı atmadan, küfürü basmadan iki kez düşünelim. Ve en masum olan konuşsun. Ne o, sessizlik mi? Haa, anayasa paketini ve terörü de unutmayalım, sakın asıl amaç bunları unutturmak olmasın?