Tünelden çıktık ama hava bulutlu

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz son dönemde dünyada yaşanan gelişmeleri krizin mihenk taşı olan Amarikan Yatırım Bankası Lehman Brothers'ın batışı sürecine benzetti

Cuma, 09 Temmuz 2010 - 05:00

Tünelden çıktık ama hava bulutlu

Dünya yine yavaşladı

Son dönemde dünya ekonomilerinde büyümede yavaşlama gözlendiğine dikkat çeken Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Krizin başlangıcı olarak kabul edilen Lehman Brothers’ın batışı sonrası yaşanan süreç yeniden yaşanmaya başladı” uyarısında bulundu.

Denizli’de düzenlenen ‘Para Politikaları’ konulu konferansta konuşan Durmuş Yılmaz önemli uyarılarda bulundu. Yılmaz, “Tünelden çıktık ama hava güneşli değil bulutlu” dedi.

 Boş söz vermek zararlı

“Bir ülkeye verilebilecek en büyük zarar, yapılamayacak sözleri ortaya koymak ve bunların altını dolduramamaktır. Gereksiz beklenti yaratmak sonuç getirmez” diyen Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası’nın ne yapabileceği ve ne yapamayacağı konusunun iyi anlaşılması gerektiğini dile getirdi.

Son dönemde dünya ekonomilerinin genelinde büyümede yavaşlamanın gözlendiğinin altını çizen Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, gelişmiş ülkelerde kredi riskinin arttığını ifade etti.

Stres testi dalgalandırır

Yavaşlamaya yönelik sinyallarin 2010’un ilk çeyreğinde Amerika ve Avrupa tarafında daha belirgin hale geldiğini kaydeden Durmuş Yılmaz, Avrupa’de bankaların durumunu ortaya koymak için yapılan stres testlerinin piyasaları dalgalandırabileceğini belirtti. Bütçe açıklarının toplam talebi olumsuz etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Yılmaz, dış talep açısından Avrupa’daki durumdan Türkiye’nin etkilenebileceğini söyledi.

Avrupa kötü etkileyecek

Türkiye ihracatı açısından Avrupa tarafında yaşanan sorunların dış finansman konusunda da etkili olacağını kaydeden Durmuş Yılmaz, Türkiye’nin cari açığa (döviz açığı) meyilli bir ülke olduğunu ifade etti.

Durmuş Yılmaz, “Küresel ekonomideki risk artışınin dış finansmana erişimi engellemesini bekliyoruz. Doğrudan yatırımlarda durağan bir seyir olacaktır” dedi. Yılmaz bu nedenle büyümenin yavaş ve kademeli olacağını kaydetti.

Bankalar KOBİ’lere kredi musluğunu açtı

2010’un ikinci üç ayında banka kredilerindeki artışın hızlanarak devam ettiğini belirten Durmuş Yılmaz, küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) kullandırılan kredilerde de yüksek artış yaşandığını söyledi.

Yılmaz, “Karşılıksız çek sayısında belirgin azalma var. Yeni kurulan şirket sayısındaki hızlı artış da iktisadi faaliyette canlanmaya işaret ediyor. Finansal sistemin sağlamlığı bizim, krizin ekonomi üzerinde yaratabileceği olumsuzlukları sınırlamaya odaklanmamıza imkan sağladı” dedi.

En hızlı büyüyen ekonomi olacağız

Türkiye’nin, 2010’un ilk üç ayında en hızlı büyüyen ülkeler arasında olduğunu hatırlatan Durmuş Yılmaz, “2010’un tamamında da dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden olacağız. Son dönemde borç yükü yüksek ülkelerin risk primlerinde sert yükselişler gözlenmesine karşın, Türkiye’nin risk primi, güçlü bankacılık sistemi ve düşük borçluluğun verdiği destekle istikrarlı seyrini koruyor” diye konuştu.

Dalgalı kurdan vazgeçmek siyasi karar gerektiriyor

İhracatçının düşük dolar kurundan yakınarak, önlem almasını istediği dalgalı kuru değerlendiren Durmuş Yılmaz şöyle konuştu: “Dalgalı kur küresel sermayenin oynak olduğu durumlarda ekonominin aşırı tepki vermesini önleyen emniyet mekanizması olmuştur. Dalgalı kur uygulayan ülkelerde büyüme ve enflasyon daha istikrarlıdır. Krizde sabit kur uygulayan ülkeler, dalgalı kur uygulayan ülkelere kıyasla daha derin daralma yaşamışlardır. Dalgalı kurdan vazgeçmek siyasi karar gerektiriyor.”

Türkiye ekonomide önemli bir çıkış yakaladı

Son dönemdeki verilerin ekonomideki toparlanmanın devam ettiğini, ancak üretimin hâlâ kriz öncesi düzeyinin altında olduğunu gösterdiğini belirten Durmuş Yılmaz ilk üç aylık büyüme rakamlarını şöyle değerlendirdi: “Ekonomide ilk üç aydaki büyüme önceki yılın aynı dönemine göre önemli artış göstermiştir. Yani 2008’deki seviyeyi 100 alırsak, bugün geldiğimiz nokta 96-97. Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada, bunun 4 puan altındayız. Aşağıdan yukarıya doğru önemli bir çıkış söz konusu.”