Turbo efsanesi erken bitti

Türk atçılığında 2 yıl gibi kısa sürede büyük başarılar elde ederek efsaneleşen "Turbo" isimli şampiyon atın yarış hayatı sağlık sorunu nedeniyle sona erdi

a
a
Salı, 30 Kasım 2010 - 10:22


Turbo efsanesi erken bitti

Annesi Gülbanaz ve babası Rikardo’nun bütün üstün özelliklerine sahip olan Turbo’nun namı daha yarışlarda koşmadan başladı.

İlk yarışında açık ara birinci gelmesiyle de "Turbo" adı artık hipodromlarda yüksek sesle konuşulur oldu. Padokta aşırı özgüveni, starttaki agresif tavırları ve yarışlarda açık ara birinci gelmesiyle kısa sürede Turbo fenomeni de ortaya çıktı.

Bir, iki, üç açık ara birincilik derken, o artık yarışseverlerin kuponunun vazgeçilmezi, Kafkaslı’nın en güçlü rakibi ve TJK’nın göz bebeği şampiyonlarından birisi olmuştu bile.

Koştuğu 32 yarışta sahibi Erdin Düzarat’a yaklaşık 3,5 milyon TL ile birçok kupa kazandıran şampiyon Turbo için, ne yazık ki 1 Mayıs’taki TBMM Kupası Koşusu sonun başlangıcı oldu.

Sakatlanma pahasına da olsa bu yarıştan son ana kadar kopmayan Turbo, daha sonra safkan olmadığı için pedigrisi iptal edilen "Alper Kaan"a geçildi. Veterinerlerin "tendinit" teşhisi koyup İzmir’de 6 aylık istirahate aldığı şampiyon, 30 Ekim’deki Cumhuriyet Kupası Koşusuyla bir kez daha yarışseverlerin huzuruna çıktı.

Herkes bu yarışta Turbo’nun dönüşünün muhteşem olacağını düşünüyordu ki, sakatlığı iyileşmeyen şampiyon 21 at arasından 18’inci olarak kötü bir jübile yapmış oldu

"TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEKTİ"

Enternasyonal Ali Rıza Bey Koşusu’nu kazanmasının ardından Turbo’nun Dubai ve ABD başta olmak üzere yurt dışından da birçok taliplisi ve hayranının olduğunu dile getiren Düzarat, Geçen yıl Turbo’ya talip olan ABD’lilerin kendisine milyon dolarla teklif ettiğini anımsattı.

Turbo sayesinden birçok kişinin atçılığa başladığını, at yarışlarına ilginin arttığını ve yarış gelirlerinin yükseldiğini ifade eden Düzarat, "Farklı bir elektriği olduğu için yarışseverler Turbo’yu çok sevdi.

Yarıştığı günler hipodrom karnaval yerine dönüyordu. Herkes onu izlemek için geliyordu ve bir assolist gibi alkışlarla yarışa gönderiyordu. Ne yazık ki yarış hayatı çok erken bitti

sakatlanmasaydı Dubai ve Fransa’da koşturacaktık. Oralarda ülkemizi başarıyla temsil edecekti" diye konuştu.

"GÖLGESİYLE YARIŞIYORDU"

Jokey Halis Karataş da Turbo’yu 25 yarış koşturduğunu aktararak, Turbo’nun çok karakterli ve koşmayı seven bir at olduğunu söyledi.

Bindiği atlar arasında kendisini en az yoranın Turbo olduğunu ifade eden Karataş, "Turbo koşmak için yaratılmış. Yarış başladıktan sonra adeta gölgesiyle yarışıyordu.

Bence Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi Arap atlarından biri, belki de birincisi. Ona binerken büyük keyif aldım. Böyle başarılı bir atın yarış hayatının bu kadar erken bitmesine çok üzüldüm" dedi.