Türk Malı kullanmalı!

Çarşamba, 17 Mart 2010 - 05:00

En yeniden başlayalım yazmaya. Türk Malı önceki akşam görücüye çıktı. Fakat oyuncu ve replikleri saymazsak bu mal Amerika’dan ithaldi...
Bir dönem butik kanal izleme sevdalılarının yakından tanıdığı Evli ve Çocuklu dizisindeki Bundy Ailesi’nin tıpkı kopyası gibiydi kısaca.
Al Bundy rolüne soyunan Şafak Sezer tarz olarak Recep İvedik’i benimseyince ortaya Çin’de üretilip İtalya’da satılan Gucci ayakkabı gibi abuk bir şey çıktı. Fakat komikti.
Geçen hafta pazartesi o saatlerde tüm kanallar arasında yedinci olan Show TV’yi sanırım bu komiklik toplam izleyicide üçüncülüğe AB izleyicide ise ikinciliğe taşıdı...
Binnur Kaya, Şafak Sezer ve elbette Devin Özgür Çınar bu ülkenin başarılı oyuncularından. Daha önce Tatlı Hayat ve yerli Evli ve Çocuklu’da denenen bu hattan yüz güldürecek bir eğlencelik çıkaracaklardır... Eğer bir şey izleyeceksem yerli malı izlerim diyenleri tatmin edecektir bu da...

Üç harfli senaryolar bunlar...
Melekler Korusun’da (Show TV) Esin, Aşk ve Ceza’da (atv) Yasemin, doğruysa Aşk-ı Memnu’da (Kanal D) Bihter, Unutulmaz’da (atv) Eda ve sayamadığım daha birçok dizi karakteri...
Hepsi birilerinden hamile kalıp ortalığa “baba sorunsalı” olan yavruları salıverdiler. Aslında çocukların durumu için argoda üretilmiş üç harfli sıfatı hepimiz biliyoruz. Ve fakat sübyanların suçu yok ki... Senaristler dizi hikayesi tıkandıkça embriyolardan medet umar oldular. Ama düşünmüyorlar ki; çocuklar kadar senaryolar da baba sorunsalı yaşamaya başladı. Yapmayalım derim...

Samyeli ekranda...
Ve bir geliyor haberi. Daha doğrusu “O da ekranlara dönüyor” haberi. Herhalde unutmadınız; bu ülkede bir zaman Show haberi sunan Defne Samyeli vardı. Ali Kırca geldi, o gitti... Aradan geçen yaklaşık iki yılda olaylı evliliği ve iktidar politikacılarının eşleriyle yakınlığı dışında herhangi bir haberini alamadık... Defne, bu ülkenin gördüğü en başarılı habercilerden biriydi oysa.
Medyamızda artık hastalık haline gelen “itibarsızlaştırma” onu da vurdu. Neyse... Defne Samyeli ay başında iktidara yakınlığıyla anılan atv’de bir kadın kuşağına başlayacak bildiğim kadarıyla...
Hani, kimin nasıl aklına geldiği biraz da ortada. Yeteneklerinle yapamadığını ilişkilerinle yapmak zorunda bırakan maskeli medyaya yazıklar olsun diyelim...

DAYI YOKSA BABA MI?
Ve bu hafta tartışacağımız meseleyi Ezel (atv) belirledi. Soru şu; Ramiz dayı Ezel’in babası mı? Bana göre hayır; bizzat halası(!)...
Çünkü başından beri izleyiciyi ters köşeye yatıran yaratıcı zekaya bunu kanıtlamak yaraşır hani...
Dün kimi gördüysem Ezel ile dayı arasındaki bağı konuşuyordu. Ama dün kimi gördüysem, bu dizinin senaristi Kerem Deren’e geçirdiği beyin kanaması için bir geçmiş olsun ibaresi bile yazmayan yayıncı tayfasını konuşmuyordu... Af buyurun; “Halama bıyık çizsen babam olur” derler. Şimdi söyleyin hangisi önemli; dayının baba olması mı, Deren’in şad olması mı?..

Şiddet virüsü yayılıyor...
Şiddet her yerde. Ve ben bunu sürekli tekrarlamaktan sıkıldım. Mehmet Ali Birand da sanırım sunmaktan sıkıldı...
Ve evet; haber bültenlerinin en güler yüzlü anchorman’i de sonunda çileden çıktı. Karısını dövüp ardından da kesen cani için haber dönüşünde “Bu herifi yakalayıp eşek sudan gelinceye kadar döveceksin” dedi...
Ha, Birand pişman oldu ama fotoğraf artık netti. Şiddet bulaşıcı bir şey. En masumumuzu bile önüne kattığında çileden çıkarıyor işte...
Dilerim toplumsal olarak şiddette bastığımız gaza fren koyacak bir güç bulunur.

İnceden ayar verdi...
Arena’da (Star TV) Uğur Dündar ve Nedim Şener ikilisi son dönem Türk siyasetinin en merak edilen ismi CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’yi konuk etti...
Muhalefet bitti diyenlere İnce’den ismi gibi göndermeler vardı. Özellikle Ak Parti’nin sıklıkla dile getirdiği “mağduruz” yakınmasına matematiksel bir yanıt verdi İnce...
“Mağdurlardan biri 1991’de siyasete girdi, sonunda cumhurbaşkanı oldu. İkincisi, 1994’te belediye başkanı olarak girdiği hayatımızda şimdi başbakan. Üçüncüsü, siyaset tarihimiz kadar eski ve şimdi başbakan yardımcısı. Dördüncüsü...” diyerek uzayan bir örnekle taşlamaya devam etti Muharrem İnce... Ben bu genç siyasetçiye dikkat edin derim. Meclis’teki konuşması internette izlenme rekoru kırdı. Adına bir sürü fan sitesi kuruldu. Partisinin potansiyel yöneticisi olarak telaffuz edilmeye başlandı...
Sanırım kendisi gibi matematiksel davranırsak sonu da karanlık gibi durmuyor...