Türk Malı özensizlik bu olsa gerek!

Çarşamba, 21 Nisan 2010 - 05:00

Her şeye gerekli gereksiz tepki verenlerden hiç hazzetmem. Çeşitli meslek örgütleri ve gruplar zamanın bir yerlerinde bazı dizilerde “küçük düşürüldükleri” iddiasıyla kendilerini bizzat küçük düşürecek komikliklere girişmişlerdir; bunu da unutmam!

Buna rağmen Türk Malı’nda otizm hastalığı ve otistikler için kurulan özensiz cümleye gösterilen seyirci tepkisini de hiçe sayamam... Dizinin bir yerinde sarf edilen “Anne ben otistik miyim, nasıl tutacağım bunca şeyi aklımda?” cümlesi otizm hakkında bilgisi ünlü film Yağmur Adam düzeyinde kalmış bir kalemin ürünüdür. Çalakalem yazılan her şey gibi kalp kırıcıdır da... Bu yüzden dünya otizmi anlamaya takvimler ayırırken, bilgi sahibi olmadan fikir yürüten ucuzcuları alkışlamamı kimse beklemesin... Bu işler, onu sırtında taşıyan büyük isimleri de dişler. Aman dikkat!

Cuma’ya değil de bana kalırsa...

Cuma’ya Kalsa (Kanal D) bire bir uyarlama (According to Jim) tadında başladı. Daha önce de Amerikan dizilerinden uyarlanan sit-comlardaki başarısı tescilli oyuncu Haluk Bilginer riski azaltan bir seçim oldu bu dizi için. Biraz şive vererek Tatlı Hayat’ın İhsan Yıldırım’ından Cuma çıkardılar işte... İnci Türkay deseniz; hani o da çocukların sevgilisi ama dizinin yayınlandığı saatlerde uyumamış bir çocuk bulmak zor. Ben nedense kendisini bir de dramada görme arzusunu taşıyorum. Oyunculuğu hakkında çok net konuşabilmek için...

Toplarsak yayınlandığı saat itibarıyla büyük şeyler beklenilmeyen ama tutarsa da Haneler’in üçüncü kez gün değiştirmesine makul bir neden olabilecek bir dizi diyebiliriz. Hayırlısı olsun...

Kaç net çıkardın sınavdan?

Yahu Nihal (Aşk-ı Memnu/Kanal D), baktım kimse sormuyor ben sorayım bari. Kızım sen geçen yıl harıl harıl eski ismiyle ÖSS, yeni ismiyle YGS’ye hazırlanan bir lise öğrencisi değil miydin?.. Okula gidecek, memleketine ve ailene yararlı bir genç olmayacak mıydın? Hem de bu halinle nişanlın Behlül efendiyle eş zamanlı eğitim alıp entelektüel bir çift olmayacak mıydınız?..

Ne oldu da fikrinden caydın sen? Geçen hafta YGS yapıldı, girdin mi? Girdiysen kaç net çıkardın?.. Aman merakta bırakma bizleri, bir şeyler gevele bu konuda da, bilgimiz olsun...

Spor spikerlerine uyarı...

Cem Uca ciddi bir uyarıyı not düşmüş. “İspanya’nın köklü spor kulüplerinden Barcelona takımına bazı maç spikerlerimiz ‘Bask ekibi’ diyor... Bu hitap şekli kulağa her ne kadar ‘Bask bölgesinin takımı’ olarak gelse de, spikerlerimizin hemen hemen her maçta ‘Bask bölgesi İspanya’dan ayrılmak istiyor’ gibi bir ülkenin toprak bütünlüğünü ilgilendiren cümleler kurması vicdana çok uygunsuz geliyor... Kendi ülkemizde kayıtsız şartsız toprak bütünlüğümüzü savunurken, bir başka ülkenin toprak bütünlüğüne saygı göstermiyoruz. Benden söyleMESSİ”...

Ezel çok dikkatsizdi...

Ezel (atv) için söylenecek söz yok. Bir hızlı bir yavaş kıvamında ilerliyor. Önceki akşamki yavanlığını iş kazası diye adlandırabilirim ama işletme körlüğü de var... Mesela henüz yargılanmamış birine (Cengiz) katil diyebilecek medya çok gerilerde kalmıştır bu ülkede. Katil zanlısıyla, cinnet suçlusunu aynı kodese koyabilecek bir hukuk da bulabilmek zordur. (Ama imkansız değil.) Yanlışları saydıkça çoğaltabiliriz. Neyse! Rölantiyi affeder izleyici ama dikkatsizliği asla. Benden söylemesi...

Mektuba itibarı iade ediliyor

Sonunda artık nostalji diye düşündüğümüz mektup yazma meselesinin üstüne gitmeye karar verdi birileri... Haber programlarında mektuplar beklenmeye, mektuplar üzerinden realityler yapılmaya (Müge Anlı’yla Mektubunuz Var) ve mektubu özendirecek tipler dizilere girmeye (Türk Malı/Postacı Erman) başladı... PTT bu gelişmelere seviniyordur. Ya da bizzat örgütlüyordur; bilemeyeceğim. Ama şu gerçek ki sadece yazının kalıcı olduğuna inanan benim gibiler için de mutluluk nedenidir bu gelişmeler...

Ne var şu 500 binde?

Bir tekrar karakteriyle karşımızda Kenan Işık ağabeyimiz. Kelimenin Gücü isimli yeni yarışmasıyla Kim 500 Milyar İster’deki duruşunun tıpkı çıkacak karşımıza... Sorun o değil. Ailecek severiz kendisini o başka. Ama neden her yarışmada büyük ödülün 500 bin lira olduğuna takılıyorum ben. Fena halde hem de... Ne var bu 500 binde. Vermesi mi alması mı zor bu rakamı; efsunlu mudur hani? Bilmek isterim yahu!