Türkiye Cumhuriyeti'nden telekulak cumhuriyetine

a
a
Cuma, 26 Kasım 2010 - 05:00

POSTA, Milliyet, Fanatik ve bundan kısa bir süre öncesine kadar Radikal’in de içinde olduğu Doğan Medya Center’ın (DMC) santral telefonlarının emniyet tarafından dinlendiği iddiası gündeme gelmişti. DMC’nin telefonlarının dinlendiğini açıklayan ise Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan’dı. Emin Arslan bu bilgiyi, uyuşturucu imalatçısı olduğu iddia edilen Habip Kanat’a suçun işlenmesini kolaylaştırmak ve örgüte yardım etmek’ iddiasıyla yargılandığı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28 Mayıs 2010 günkü ilk duruşmasında açıklamıştı. Ayakta 3 saat kesintisiz savunma yapan Emin Arslan o ilk duruşmada tahliye edilmişti. Emin Arslan’ın “Emniyet, DMC’nin santralını dinledi.

[[HAFTAYA]]

Çünkü DMC’nin içinde bulunan Milliyet Gazetesi, Hrant Dink cinayetini yakından takip ediyordu. İstihbarat değeri olan bilgilere ulaşıyorlardı” iddiasının ardından, Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TİB) Fethi Şimşek “Mevzuata göre, birden çok kişinin kullandığı santrallerin dinlenmesi gibi bir şey söz konusu değil” demişti. Anlaşıldı ki; TİB, isterse gazetede kullandığımız çoklu görüşme yapılabilen santralleri de dinleyebiliyormuş. Bu durum Ankara Savcılığı’nın, Danıştay ve Yargıtay’ın santral telefonlarının dinlendiğine ilişkin soruşturması sırasında ortaya çıktı. Savcılık, TİB’deki aramada bu tür dinlemelerin istihbari amaçlı yapıldığını belirledi. Anlaşılıyor ki; eğer bizim santralimiz de dinlendiyse bu istihbari amaçla yapıldı. Diğer bir deyişle polis, yargıdan izin almadan şu mantıkla istediği telefonu dinleyebiliyor: Bu kişinin suçla, suç örgütüyle bağlantısı yok. Ancak yaptığı görüşmelerde polisin işine yarayabilecek, istihbarat değeri taşıyan bilgiler olabilir. Biz bu bilgilere ulaşmak için bu kişinin telefonlarını dinlemek istiyoruz... Bir polisin bu cümleleri içeren bir dilekçe yazıp müdürüne imzalatması, istediği telefonu dinlemesi için yeterli!!! Ne yargıya gerek var, ne hakime...

6 milyon abonenin dikkatine!

Gülen cemaati hakkında soruşturma yapan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’i tutuklayan Erzurum Savcısı Osman Şanal’ın, yargı kararına dayanmayan “istihbari amaçlı dinlemelerin yasal delil sayılması” yönündeki talebi şu sıralarda gündemde. Savcı Osman Şanal’ın bu isteğini Yargıtay yerinde bulur ve ‘olur’ verirse 6 milyon telefon abonesinin hukuki güvenliği ortadan kalkacak. Polis istediğini dinleyecek, “Suç unsuru gördüm” derse de dinlediği kişi hakkında dava açılmasını sağlayacak. Türkiye Cumhuriyeti tam bir Telekulak Cumhuriyeti olma yolunda. Haydi hayırlısı!