Türkiye Ermenistan protokolleri unutuldu mu?

Pazartesi, 22 Şubat 2010 - 05:00

Ekim ayında Türkiye ile Ermenistan arasında İsviçre’de imzalanan protokoller 4 aydan daha fazla bir süre geçmesine rağmen hâlâ Türk ve Ermeni meclislerinden onaylanarak uygulamaya geçilmiş değil.

Ermenistan tarafı tasarıyı meclise sundu, ancak Sarkisyan TBMM onayı gerçekleşmeden görüşmelerin başlamayacağını belirterek TBMM’den onay gelirse Ermenistan tarafından da onay garantisi verdi.

Ermenistan topu Türk tarafına atarak özellikle Amerika’daki Ermeni lobisine 24 Nisan öncesi kongreye “Sözde Soykırım Tasarısı” için baskı kozu verirken Türkiye, hem resti gören Azerbaycan’ın, hem de TBMM’de ve kamuoyunda oluşacak muhalefetin tepkisinden çekindiğinden protokolleri askıda tutmaya devam ediyor. Projenin mimarı ABD olmasına rağmen belirleyici tarafın Dağlık Karabağ sorununu çözecek tek güç olan Rusya’nın olması ise işleri iyicene karıştırıyor.

***

Türkiye, Ermenistan ile bir arpa boyu yol gidemeden Azerbaycan ile ilişkilerini kopma noktasına getirerek şu anda kaybeden tarafta görünüyor.

Türk-Ermeni sınırının açılmasıyla özellikle sınır ticaretinin getireceği ekonomik kazanç hayal edilirken Azeri doğalgazının fiyatının artması, tam “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma” atasözünü hatırlara getiriyor.

Aslında pratikte değişen bir şey yok.

Türkiye Ermenistan arası ticaret Gürcistan üzerinden eskiden olduğu gibi devam ediyor. Ancak özellikle ortak enerji projelerinin gecikmesi ve sınır kapılarının açılma tarihindeki belirsizlik ticaret hacminin yakın bir gelecekte istenen düzeye gelmeyeceği endişesini güçlendiriyor.

***

Türk tarafının protokolleri askıda tutma şansı 24 Nisan’dan sonra fazla değil. 24 Nisan öncesi ABD Kongresi’nde Ermeni lobisinin yaşacağı baskıyı kestirmek zor değil.

Mevcut durumdan Obama yönetimi de memnun değil.

Bir tarafta seçim döneminde Ermenilere verilen sözler var.

Diğer yanda ise başta Afganistan olmak üzere İran ve Irak düğümünde ABD’nin Türkiye’nin desteğine olan ihtiyacı gün geçtikçe artıyor.

Türkiye’de TSK-Hükümet arasında yaşanan kriz de olayın başka bir boyutu.

24 Nisan’a kadar geçecek 2 aylık süreçte Ermenistan ve Azerbaycan tartışmaları Türkiye’nin zaten yoğun olan gündemini daha da karıştıracağa benziyor.