Türkiye gençliğinin yüzde 40'ı 'Bir kadına gerektiğinde tokat atılabilir' diyor

Dr. Fatoş Karahasan’ın ‘Açılın Gençler Geliyor’ kitabı, Türkiye gençliği ile ilgili kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını ortaya koyuyor. Verilerin büyük bölümü endişe verici olsa da Dr. Karahasan, “Gençleri suçlamaktan vazgeçip, neleri eksik yaptık ve telafi etmek için ne yapmalıyız diye sormalıyız” diyor.

02 Haziran 2018, Cumartesi 05:00
A A

Işıl Cinmen

isil.cinmen@posta.com.tr

‘Açılın Gençler Geliyor’ nasıl doğdu?

Türkiye’nin yaş ortalaması 29. Sürekli genç nüfustan söz ediyoruz ancak onları tanımıyoruz. Gözlemlediğim kadarıyla gençler kaygılı ve umutsuzlar. Onları anlamaya yönelik araştırmaların çoğu tüketim kalıplarını ya da siyasi eğilimleri ortaya koyuyor. Ben, gençleri bir bütün olarak ele alacak ve onların nasıl bir dünya kuracaklarını gösterecek bir çalışma yapmayı diledim.

Kaç genç ile konuşuldu?

Sia Insight, geniş kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. 15-24 yaş grubu, Türkiye kent nüfusunu değişkenlerine göre temsil eden 2 bin gençle 45 dakikalık yüz yüze görüşmeler yapıldı.

Hangi şehirlerden?

Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Malatya, Manisa, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon kent merkezlerinde yapıldı. Bu verileri Türkiye ve dünyada yapılmış araştırmalarla kıyasladım. Ve çıkan tabloyu kitapta özetledim.

Kitapta beni en fazla endişelendiren sonuçlardan biri: Gençlerin yüzde 40’ının “Bir kadına gerektiği durumda tokat atılabilir” demesi oldu. ‘Gerektiği durumları’ nasıl açıkladılar?

Kadına yönelik şiddet konusunda, gençlerin düşüncelerinin pek umut verici olduğu söylenemez. Genç kadınların yüzde 19’u, erkeklerin ise yüzde 25’i “Bir kadına gerektiği durumda tokat atılabileceği” önermesine katılıyor. Tokatı hak etme nedenleri ise şöyle sıralanıyor: Başka erkeklerle konuşmak (yüzde 8). Kocasıyla cinsel ilişkiye girmeyi reddetmek (yüzde 6). Yemeği yakmak (yüzde 6). Çocuklarını ihmal etmek (yüzde 6).

EŞCİNSEL KOMŞU KORKUSU DEVAM EDİYOR

Ya komşuluk meselesi? “Kiminle komşu olmak istemezsiniz?” sorusunun cevaplarında umut verici bir değişiklik var mı?

Bu soru bireylerin hangi gruplara karşı tepkili olduğunun ölçülmesi için kullanılan bir araç. Gençlerin yüzde 39’u komşu seçiminin kendisi için sorun yaratmayacağını söylüyor. Bunların çoğu apolitik gençler. Siyasi görüşü olanlar bunu daha çok sorun ediyor. Sonuçlar şöyle: Uyuşturucu kullananlar (yüzde 37), eşcinseller (yüzde 29), fuhuş yapanlar (yüzde 27), alkol kullananlar (yüzde 27), sabıkalılar (yüzde 26), tarikat üyeleri (yüzde 24), transseksüeller (yüzde 22), açık giyinenler (yüzde 19), Müslüman olmayanlar (yüzde 17), zihinsel engelliler (yüzde 15), ateistler (yüzde 14), evinde evcil hayvan besleyenler (yüzde 11), kadınların örtünmediği aileler (yüzde 7). Eşcinsel komşu istemeyenler içinde İstanbul’da yaşayan gençler oran olarak başı çekiyor. Milliyetçi siyasi görüşte olanların, eşcinsel biriyle komşu olmak istememe oranı, diğer gruplara göre en yüksek.

Peki, sizin için en ilginç sonuç ne oldu?

Sosyo-ekonomik sınıf, coğrafya ya da eğitim durumu çok büyük fark yaratmıyor. Hepsinin hayatının merkezinde aile var ve doğdukları şehirden ayrılmayı genelde tercih etmiyorlar. 15-24 yaş grubu gençlerin yüzde 86’sı ailesiyle aynı şehirde ve birlikte yaşıyor. Sadece yüzde 9’unun annesi tam zamanlı bir işte çalışıyor.

Gençlerin yüzde 95’inin pasaportu olmadığı da çıkan sonuçlardan…

Pasaportu olmayanların yüzde 88’i önümüzdeki bir sene içerisinde almayı planlamıyor. Tatil amaçlı olarak yurtdışına çıkanların oranı da sadece yüzde 1. Yüzde 89’u yabancı dil bilmiyor. Yüzde 61’i hiç uçağa binmemiş. Hiç tatil yapmadığını belirtenlerin oranı yüzde 20. Yani her beş gençten biri hayatında bir kez bile tatile çıkmamış.

Çalışma hayatında olanlar memnun mu?

Yüzde 69’u çalıştığı yerden memnun ama yüzde 55’i kendini güvende hissediyor. Demek ki, her iki kişiden biri, işte mutlu değil. Mevcut işlerini geçici bir durak olarak görüyorlar. Hayallerindeki işe geçmeyi ümit ettikleri için, çalıştıkları şirkete bağlılıkları da düşük.

49’DA EMEKLİ OLMAK İSTİYORLAR

İdeal iş yaşamını nasıl tanımlıyorlar?

15-24 yaş grubu gençler, önceki nesillere göre kariyerlerinde daha hızlı ilerlemeyi ve iş yaşamından görece erken bir yaşta ayrılmayı diliyorlar. İdeal emeklilik yaşı için ‘49’ diyorlar. Ve işe başladıktan sonra ortalama 6 yıl içinde yöneticilik kademesine geçmeleri gerektiği kanısındalar.

Gelecekle ilgili beklentileri neler?

Gelecekte kendisinin mutlu olacağını belirtenlerin oranı yüzde 60. Bu grup hayallerini, “Aşk, para, başarı, arkadaş sahibi olmak ve seyahat etmek” olarak özetliyor.

Kaygılı olanlar neler söylüyor?

Duygusal durumunu ‘kaygılı’ olarak niteleyen yüzde 29’luk bölüm, kaygı nedenlerinin geleceğin belirsizliği, ölüm korkusu, parasızlık ve iş bulamamak olduğunu belirtiyor.

Sağlıkları ne durumda?

Ne yazık ki çok umut verici değil. Yüzde 72’si kendisini sağlıklı hissettiğini, yüzde 76’sı ise son bir sene içinde hastaneye gitmediğini söylüyor. Ancak, kişisel bakım ve spora ilgi düşük. Örneğin, “Dün dişlerinizi fırçaladınız mı?” sorusuna sadece yüzde 35’i ‘evet’ diyor. “Duş yaptın mı?” sorusuna ise sadece yüzde 30’u olumlu cevap veriyor. Yüzde 83’ü bugüne kadar cinsellikle ilgili eğitim almamış. Eğitim alanların yüzde 43’ü ise bunu internetten almış.

10 GENÇTEN 4’Ü SİGARA İÇİYOR

Kaçı sigara içiyor?

18 yaşından büyük gençlerin yüzde 42’si sigara kullanıyor. Her 10 gençten dördünün sigara içiyor olması, gelecek nesillerin de sağlık sorunlarının yüksek olacağının işareti. Ve yüzde 88’i spor yapmıyor.

Batı’daki yaşıtlarından nasıl farklılaşıyorlar?

Batılı gençler her şeyden önce daha hoşgörülü. Bizim gençlerimiz kendilerine benzemeyenlere uzak duruyorlar. Yüzde 82’si tanımadığı insanlara güvenmiyor. Farklı gruplarla aynı mekanlarda bulunmayı bile istemiyorlar. Çok önemli bir başka fark ise, Batılı gençlerde yaygın bir girişimcilik eğilimi olması. Teknolojiyi üretmek için kullanacak becerilere sahipler. Bizdeki ekosistem henüz çok gelişmiş olmadığı için, gençler geleceğin mesleklerine uzaklar. İdeal meslekleri doktorluk, mühendislik ve kamu görevlisi olmak.

Siz gelecekten umutlu musunuz?

Evet. Yapılacak çok iş var ama onlara doğru yol gösterilir ve imkanlar sunulursa, arayı kısa sürede kapatabiliriz. Gençlerimiz dünyadan koptular ve kendi kozalarına kapandılarsa, bu durumdan yetişkinler olarak biz sorumluyuz. Onları ilgisizlik ve sabırsızlıkla suçlamaktan vazgeçip, neleri eksik yaptık ve en kısa zamanda telafi etmek için neler yapmalıyız diye sormalıyız.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;