Türkiye kiminle gurur duyuyor?

Çarşamba, 03 Mart 2010 - 05:00

“Türkiye seninle gurur duyuyor” sesleri giderek yükseldi. Ve Tarkan, kendisini özgürlüğe götüren arabasının üstünden el salladı hayranlarına. Çok kalabalıktı, sloganlar giderek arttı... O sırada arkada, en arkalarda bulunan üç lise öğrencisi aralarında konuşuyorlardı; “Tarkan, bu gençliğini ve diriliğini kokaine borçluymuş”, “Yeni albümünde çok işine yarayacak bu durum, ne güzel”, “ Evet ya, kötü bir şey olsa serbest bırakırlar mıydı?”, “Demek ki kullananın suçu yok, satmayacaksın”, “Bırakın şimdi hadi biz de bağıralım; Türkiye seninle gurur duyuyor”... Anlattığım yaşanmış bir hikaye. Okurlarımdan İbrahim Köksal kulak kabartmış. Ben de biraz detaylandırdım... Ve geçen hafta kokain kullanmaktan dolayı gözaltına alınan şarkıcı Tarkan’ın bizim medyanın da marifetiyle kamuoyunda yaratılan algısını çok vurucu anlattığı için sizinle paylaştım... Türkiye’nin artık nelerle gurur duyduğunu bir de bu köşeden okuyun diye!

Teknolojiye gel vatandaş...

Şimdi sabrınıza sığınarak size çok uzun bir soru soracağım; “Ateş eden polisin silahından çıkan ve pencere camını kırmayıp camın arkasında bulunan birkaç şüpheliyi birden öldürebilen bir kurşun gördünüz mü hiç?”... Yanıtınız hayır olacaksa, Arka Sokaklar (Kanal D) dizisini bir kez daha izleyin derim. Teknoloji almış başını gidiyor vallahi. Hahaha...

Şubatta hangi kanal yükseldi

Şubat ayının da karnesi belli oldu. Televizyonlarda neredeyse kemikleşen izleyici ezberi üst değil ama alt sıralarda oynadı... Birinci tüm kategorilerde Kanal D oldu. Yıllardır ikinciliği kimseye kaptırmayan Show TV ise ilk kez bir alt kategoriyle tanıştı. Onun yerini dizilere müthiş paralar harcayarak prime time saatinde yüksek reytinglere ulaşan atv alınca, Show TV de üçüncü oldu... Star TV dördüncülüğünü sürdürürken, özellikle HaberTürk’ün AB izleyici kategorisinde tüm gün altıncısı olması dikkat çekti. Sonuç olarak lider yine değişmedi, gelecek ay kim ikinci olacak ona bakacağız!

Romanlar öyle konuşmaz!

Gönülçelen’in (atv) ilk bölümünü izlemedim. Önceki akşam tekrarına da şöyle bir üstünden baktım. Hikaye çok bilindik, yeni bir söz söyleyecek mi merak ediyorum... Bir de Tuba Büyüküstün’ün canlandırdığı Hayat karakterinin şive sorunu var. Bizde Romanlar bu kadar gevşeterek konuşmazlar Türkçe’yi... Keşke bir parça Melek Baykal, o da olmadı Çağla Şıkel izleseydi diyorum. Hâlâ tekrarları yayınlanan Cennet Mahallesi, karikatürize de etse mevcut Roman şivesine en yakın duran dizidir çünkü...

Ahilik de tarih olmadan...

Esnafın durumu ortada. Konuştuklarımdan hiçbiri parlak bir gelecekten bahsetmiyor. Hele ki bakkal ve kasapların durumu içler acısı. Büyük market zincirlerinin altında resmen ezilip gidiyorlar... Ve Anadolu’nun en eski geleneği olan Ahilik de böylece tarihe karışıyor. Esnaf olmayınca Ahilik de olmuyor çünkü... Ekranda o geleneği yaşatan az sayıda dizi var. En dikkat çekeni Papatyam (Star TV). Zaten onun için de esnaf dernekleri Kasap Necati’yi yani Metin Akpınar ağabeyimizi “Yılın Ahi Esnafı” seçiyor... Bin yılın geleneği artık ödüllerle anılacaksa vay halimize. Allah ekranlara uzun ömür versin de unutmayalım bari geleneklerimizi...

Ekranda güne tutuldu!

Ezel olmayınca yerine Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği Güneşi Gördüm isimli filmi yayınladı atv. Güneşi daha önce gördüğüm için tatlı bir nostalji oldu, o kadar... Ama filmin en can alıcı sahnesi olan final bölümünü resmen sansür makasıyla biçtikleri için kanalın altın makas ekibine okkalı bir selam gönderdim içimden... Yayınlayacak kadar cesaretliysen filmi kesme. Kesecek kadar cesaretsizsen de hiç yayınlama be kardeşim. Ne bu şimdi; televizyon usulü güneş tutulması mı?..

Her şeyi tadında yaşamak!

Şu ana kadar katıldığım en samimi TV programı olduğunu söyleyebilirim Her şey Tadında’nın. Bilmeyenler için Türkmax’ta yayınlandığını not düşelim... Jess Molho ve Sena Keçeli sunuyor. Jess ekranların en eski genç adamı. Kamera karşısındaki ustalığını konuşmaya gerek yok. Öyle ki bu durum, daha önceden ekran tecrübesi olmayan Sena Keçeli’ye de sirayet etmiş... İkili sunuşlar çok problemli olur ekranda. Her şey Tadında bu anlamdaki en sorunsuz çalışma. Soruların seçiliş ve sorulma biçimi muhteşem. İnternet sözlüklerinden değil, bizzat araştırılarak çıkarılmış... Sivri dilim dolayısıyla “Koruman var mı?” sorusuna kadar geldi mesele, hesap edin durumu. Çalışanların yüzlerindeki gülümseme ekrana yansıyor, o yüzden adı gibi bir tat bırakıyor program. Günde iki kez yayınlanıyor ve meselesini anlatmak isteyenlere sözün hiç kesilmediği bir mecra vaat ediyor. Ne diyelim; helal olsun!