Türkiye-Rusya İran Ortak Pazarı

Pazartesi, 16 Kasım 2009 - 05:00

İstanbul’da yapılan İSEDAK toplantısında konuşan İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın üç ülke arasında yapılacak ticarette milli paraların kullanılması fikrini ortaya atması aslında rastgele söylenmiş sözler değil.

Türkiye’nin Rusya ve İran’la siyasi ilişkilerini geliştirmesinin altında da ekonomik gerekçeler yatıyor.

Bu ülkelerin ekonomik ilişkilerini incelersek zaten karşımıza kaçınılmaz bir işbirliği gerçeği ortaya çıkıyor. Rusya, SSCB dönemindeki kadar siyasi ağırlığa sahip olmasa da “Doğu Bloğu” kamburunu sırtından attıktan sonra petrol, doğalgaz ve altın fiyatlarının dünya pazarındaki artışına paralel olarak bölgedeki en önemli ekonomik ve siyasi güç olarak konumunu koruyor.

İnşaat, turizm ve tarım ürünleri ihracatında Türkiye için en önemli pazar. Doğalgaz ve petrol boru hatları projeleri her iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırıyor ve Avrupa enerji pazarındaki stratejik konumlarını güçlendiriyor.

Her iki ülkenin Türki Cumhuriyetlerdeki ortak tarihi geçmişleri ve gelenekleri ise bu coğrafyaya açılmak isteyen batılı şirketlere karşı büyük bir avantaj sağlıyor.

***

İran, enerji kaynaklarının zenginliği ve şimdiye kadar yürüttüğü kapalı pazar ekonomisinden vazgeçme eğilimi göstermesiyle özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin ilgisini çeken en önemli pazarlardan birisi.

Çin’le olan yakın ticari ilişkisi, Türkiye üzerinden batıya yapacağı enerji açılımı ve Orta Doğu ülkelerindeki siyasi ağırlığı, gelecekte İran’ın önemini daha da arttırabilir.

Rusya ve Türkiye ile yapılacak işbirliği, İran’ı hem batının ekonomik ve siyasi ablukasından kurtaracak, hem de bir dokunulmazlık kalkanının arkasına sokacaktır.

ABD askerlerinin Irak’tan çekildikten sonra bölge barışının ve Irak’ın sınır bütünlüğünün korunmasında en fazla söz sahibi olacak ülkeler Türkiye ve İran’dır.

***

Türkiye, Rusya ve İran’a göre ABD ve Avrupa Birliği ile entegrasyonu en fazla olan taraftır. Üretim, ihracat ve tüketim potansiyelinin fazla olması, İslam dünyasıyla yakın ilişkileri, İslam Konferası Örgütü’ndeki ağırlığı Türkiye’nin önemini daha da arttırmaktadır.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerzy Buzek’in “Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci kültürel mirası nedeniyle onlarca yıl daha sürebilir” sözlerinin gündemde dolaştığı bir dönemde Türkiye-Rusya-İran ekonomik işbirliği fikrinin ortaya çıkması öncelikle Avrupa Birliği’ni düşündürecek bir konu olmalıdır.