'Türkiye’de bir çok, takım elbiseli sapık var’

Bir erkek niçin travesti olmak ister? Çünkü kadın gibi hissediyorlar, ama ne kadın olabiliyorlar ne de erkek, tam bu iki cinsin ortasında bir yaşam sürüyor travestiler

'Türkiye’de bir çok, takım elbiseli sapık var’

Bir erkek niçin travesti olmak ister? Çünkü kadın gibi hissediyorlar, ama ne kadın olabiliyorlar ne de erkek, tam bu iki cinsin ortasında bir yaşam sürüyor travestiler. Travestilerin hiç bilinmeyen yönlerini röportajımızda öğreneceksiniz.

Çoğu üniversite mezunu ve iyi derece de yabancı dil biliyorlar. Röportaj yaptığımız grup seks işçiliği yaparak yani fahişelikle hayatlarını sürdürüyor. Travesti olarak hayatta kalabilmek için altını çizerek zorunlu seks işçiliği yaptıklarını söylüyorlar. Peki, bir erkek niçin travesti olur kimlikte yazan ismiyle Fikret, ama şu an kullandığı isimle Hayat bu sorumuza bakın nasıl yanıt veriyor:

Çünkü kadın gibi hissediyorum

30 yaşındayım. Kendi isteğime kalsaydı cinselliğimi fark ettiğim ilk gün travesti olurdum fakat şartlar ve zamanın olgunlaşması ancak 22 yaşımda oldu. Ben travestiyim çünkü kendimi kadın gibi hissediyorum, takım elbise giymek ya da erkek gibi giyinmek istemiyorum çünkü o zaman mutlu olamıyorum. 8 sene önce karar verdim ve çeşitli ameliyatlar neticesinde fiziksel görüntümü değiştirdim, yani beynimle kıyafetlerim, ya da vücudum aynı şeyleri anlattı çevreme. Mesela siz heteseksüelsiniz yani karşı cinsinizden hoşlanıyorsunuz. Etek giyemezsiniz ben de bu noktandan sonra kendimi takım elbise giymiş şekilde düşünemiyorum. Bu kadar zorluğa rağmen kendi mutlu olabileceğim tercihi yaptım.

Ailemle aram çok iyi

Ben aileme, tercihimi açıkladığım zaman ilk başlarda tepki koydular fakat daha sonra anlayışla karşıladılar. Ama bir çok arkadaşım ailesiyle görüşmüyor, daha doğrusu aileleri onlarla görüşmek istemiyor evlatlıktan reddetmişler. Çok acı bir durum yani evladının cinsel tercihini değiştirmesi, artık öyle bir evlat yok, ile aynı manayı taşıyor Türkiye’de. Sivas’tan, Hatay’dan, Mersin’den, Diyarbakır’dan gelen bir çok arkadaşım var fakat hiç birinin ailesi ile ilişkileri ilk baştaki gibi değil.

Bir gecede 30 kişi!

Bir gecede kaç kişi ile beraber oluyorsunuz sorusuna ise hayli ilginç bir cevap alıyoruz. Bir gece de ortalama 30 erkek ile beraber oluyor. Bu da aslında Türkiye’nin bir gerçeği ortaya koyuyor yani birileri bu insanları tercih ediyor, yani arz ve talep meselesi. Kısaca hesap edecek olursak Ankara’da yaşayan kayıtlı 2000 travesti olduğunu varsayarsak, gündüz normal ilişkileri olan fakat gece 'sapık' ilişkiler yaşayan 60.000 erkek olduğu sonucuna varabiliriz.

Uyuşturucu kullandım

Tercihimi yaptıktan sonra, bu olayı çevreme anlatmam çok zor oldu o süreçte kısa bir süre uyuşturucu madde aldım. Şikayet üzerine bu sebepten dolayı da cezaevine girdim.

Ben Gazi Eğitim Mezunuyum, devlet bana iş vermiyor

'Niçin fuhuş yapıyorsunuz? Tamam, cinsel tercihlerinizi anladık ama fuhuş niçin?' sorumuza ise bakın röportaj yaptığımız gruptan Gizem nasıl bir cevap veriyor:

Ben Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmeni mezunuyum, okul bittikten sonra fiziki görünümümü değiştirdim. Devlet o zamandan sonra bana dur dedi. KPSS’ye gireyim dedim almadılar, kimlikteki fotoğrafım ile görüntüm uymuyormuş, Özel eğitim kurumlarında çalışayım dedim, toplumun da bize nasıl baktığı az çok orta da oradan da olumlu bir yanıt alamadım.

‘Su firmasında çalıştım’

Bir su firmasında çalıştım aylık 400 liraya ama olmadı çünkü Sincan’da ya da Demetevler’de ya da Keçiören’de yaşayamazsınız. 2 günde öldürürler sizi. Hadi oralarda yaşasak kiralar ucuz desek, ama olmadı. Bende her gece onlarca insanla beraber olmak istemiyorum ama hayatıma devam edebilmek için mecburum.

‘Türkiye’de bir çok, takım elbiseli sapık var’

Kendilerine sapık gözüyle bakılmasından son derece rahatsız olduğunu dile getiren Gizem bu ülkede günde onlarca taciz olayları oluyor. Bakıyoruz okul müdürü ilkokul çağındaki bir kız çocuğunu taciz etmiş, ya da öğretmeni taciz etmiş. Yani Türkiye’de takım elbiselerin alına gizlenmiş bir sürü potansiyel sapık var. Ben ne öğrencimi taciz edecek kadar sapığım ne de bir eğilim gösterecek kadar haysiyetsiz biriyim.

‘Travestiler, sapık erkeklerin tamponu’

Bu nokta da Elçin söze katılıyor. Öyle inanılmaz insanlarla birlikte oluyoruz ki yaptıklarını ne mide kaldırır ne de vicdan. Ensest ilişkiler mi dersiniz, çocuğunu dikizlemek mi dersiniz, bu sapıklıkları yapan insanlar belki de egolarını tatmin için bize anlatıyor. Bu zamana kadar beraber olduğum birçok erkekten bu tür hikâyeler dinledim.

‘Zorunlu olarak seks işçiliği yapıyoruz’

Röportaj yaptığımız gruptan Ezgi, zorunlu olarak seks işçiliği yapıyoruz diyor. Bunu da şöyle açıklıyor: Normal bir hayat sürmeye karar veren bir hayat kadını olsam 2 alt mahalleye taşınırım ve kimse benim hayat kadını olduğumu bilemez. Girerim bir işe çalışırım. Ama bizi transeksüel ve sapık ruhları olan insanlar olarak gördükleri için nereye gidersek gidelim o yafta da bizimle beraber geliyor ve yaşam hakkımız kısıtlanıyor.

Ankara’da halen bizi içeri almayan lokantalar var diye söze başlıyor Gülçin. Düşünün karnınız acıkmış ve bir lokanta da yemek yiyeceksiniz ama içeri alınmıyorsunuz. Gece bir yere eğlenmeye gidiyorsunuz kapıdan girerken tacize uğruyorsunuz. Bizi 3. sınıf vatandaş olarak gördükleri için bu davranışı sergiliyorlar.

‘Travesti olmak çok zor’

Söze Travesti Hayat devam ediyor. Türkiye’de travesti olarak yaşamak çok zor mesela sana kira 1 lira ise bana 3 lira. Yani ev sahibi 'işine gelirse otur' diyor. Zaten oturduğun evde de 6 aydan fazla yaşayamazsın kovarlar. Geçen gün ev sahibim geldi, benimle beraber olmak şartıyla 2 ay daha evde oturmamıza izin vereceğini söyledi. 70 yaşlarında bir adam benimle beraber oldu, tüm sapkınlıklarını ortaya çıkardı ama yataktan kalktıktan sonra 'defolun gidin evimden' dedi. İşte biz bir böyle bir hayat yaşıyoruz.

Ve son

Hiç birisi eceliyle ölmüyor ya bir köşe de boğazlanıyor ya da biri yüzüne kezzap atıyor. Cinsel tercihlerini değiştirmişler fakat toplum zihnini değiştirmeleri zor görünüyor. Her ne kadar kendi aralarında dernekler kurup örgütlenseler de çok fazla kişi ve kurum tarafından dikkate alınmıyorlar. Nereye kadar sürecek peki bu durum? Yaşayıp göreceğiz….

Röportaj Mesut Karaağaç / birincikuvvet.com Genel Yayın Yönetmeni