Türkiye'de lezzete doyacağınız 10 mekan

“Harbi Yiyorum – Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir 1?” 6 yıllık bir emeğin ürünü. 'Halk Gurmesi' Salih Seçkin Sevinç'in kaleminden çıkan bu kitap, eğlenceli diliyle sizi mest ettiği gibi lezzet konusunda da ufkunuzu açacak

13 Mayıs 2016, Cuma 15:53
A A

Bilice Kebapçısı/ Beyoğlu Peki bu sofrada ne mi var? Ezme, sumaklı maydanozlu soğan, salata, çıkışı üzüntü yaratan turşu biber, közlenmiş domates, közlenmiş soğan, közlenmiş kırmızı biber, üstüne limon sık ye maydanoz. Ha atlamayalım! Ayran da yine bakır ve çukur kasede geliyor (Antep'teki İmam çağdaş hesabı) İşte bunlar hep Antep ve Urfa! Güzel şeyler. Yani abiler iz düşümü yakalamış. Bu durumda bize de kebaba dalmak kalıyor.

Meşhur Köfteci Mustafa / Sakarya Islama köfte nasıl Adapazarı'nın resmi yiyeceği ise Köfteci Mustafa, ıslama köftenin kayıtlarda resmi olarak babası. Yugoslav göçmeni Mustafa 1912'de kuruyor burayı. Kurulduğundan beri tek bir sefer yer değiştiriyor. 1947 yılında şu anda hizmet vermekte olduğu binaya taşınıyor. Bu bina fevkalade güzel bir bina. Hemen köşede. İki katlı. Ahşap doğramalı, geniş camlı. Sizi kadim olana davet ediyor. Hem köfte yiyorsunuz hem tarih.

Can Köfte / Manisa Zira yağı ve yumuşaklığı nedeniyle neredeyse üstüne benim uzanmak istediğim pidelerle beraber gelen köftelere çatalı vurduğumda içinden çıkan sulardan “Foş” diye bir sesin geldiğini bile duydum. Bu nedir, Can Köfte?!? Yazık, günahtır bu kadar lezzetli köfte yapılır mı yahu? Gerçekten cancağızım köfteler bunlar.

Aydın Tava Ciğer Salonu / Edirne Edirne'de çarşıda ortam ciğerci kaynıyor bir tek bu Aydın'ın önünde sıra var. çok da değil hani, 1998 yılında kurulmuş. Dar sokaklar ve minik dükkanlar içerisinde sokakta yürüyen herkesin ve dahi çevre esnafın gözü Aydın Tava Ciğer Salonu'nda. Dana ciğerini sek ızgara seven bizler, tava ciğerine –yağa girdi mi gerçek lezzetinden kaybettiğini düşünerek– İstanbul'da pek prim vermedik. Ancak burada durum farklı! Zarı soyulmuş, yaprak inceliğinde kesilerek sinirlerden ve damarlardan arındırılmış ciğerlerin esas lezzeti süt danası ciğeri olmalarından kaynaklanıyor. Bir de elbette ustasının maharetinden.

Metanet / Gaziantep çorba mı, et yemeği mi biz de bilemedik ama yaygın olarak ilk akla gelenin aksine “Kelle-Paça” çorbası hiç değil. Atınız onu kafanızdan. Safi et, pirinç, et suyu, iç yağı, sarımsak ve bol acı. Bir düşünün bakiyim? Hangi insan 51 sene sevmediği bir işi yapar? Mustafa abi yaptığı işe bayılıyor. Huzurlarınızda bu sevgi ile zuhura çıkmış ve Antep'te markalaşarak tüm Türkiye'ye yayılmış bir yemek var: Beyran. Kutb-ül çorba, reis-ül et yemeği, pirinç-ül kebir.

Altınsaray Pöç ve Kuzu Dolma / Kayseri Bakınız Altınsaray'da pöçü nasıl yapıyorlar? Dana kuyruklarını hiçbir katkı maddesi eklemeden (kendi hallerinde) kazanlara dizip akşam 6 gibi fırına veriyor ve sabah 9-10 gibi fırından alıyorlar. Ne kadar yalın ve ne kadar enfes değil mi? Pöçün kendini ağır ağır salan suyundan pöçün yanında servis edilen pilava da katıyorlar. O pilav da o suyla yüceliyor tabii. Ayrıca isteyene pöç ile birlikte yanına pöçün suyu da servis ediliyor (Şiddetle öneririz) Nevale olarak soğan ve acı biber. İşte bu kadar.

Hasan Usta / Dalyan Dalyan'a gittiğinizde şevk ve şüphesiz vacip olan tek bir şey vardır: Tekne turu yapmak. Bunu yaptığınız zaman sizi sazlıkların arasından Caretta caretta kaplumbağaları ile meşhur İztuzu Plajı'na götüren kaptanınız, öğlen yemeği için eğer isterseniz Dalyan'da manzaralı ve uçuk fiyatlı bir restorana da götürebilir ama siz “Yok, gölün ortasında kocaman Mavi Yengeçler pişiren Hasan Usta varmış. Bizi ona götür!” derseniz de oraya götürür.

çınaraltı Künefe (Yusuf Usta) / Hatay Yusuf Usta, iki ateşi tek başına idare ediyor. Kadayıf tellerinin yanmaması için zamanı kolluyor. Vakti geldiğinde tepsisiyle beraber ayağa kalkıyor ve koca künefeyi havaya bozuk para atar gibi atıp, ters yüz ediyor. Eh, işte ustalık da bu olsa gerek. Kim bilir bugüne kadar kaç bin künefeyi havaya aynı bu şekilde atıp tutmuştur? Ortamda yanmış odun kokusu hakim. Masanızda beklerken son derece dengeli bir şerbet ile hasbihal olmuş künefeniz önünüze servis ediliyor. Biz Yusuf Usta'nın künefesinin bugüne kadar yediğimiz en güzel Künefe olduğuna yemin edebiliriz. Peyniri derin, kadayıfı ince, şerbeti dengeli...

çiğ Köfteci Ali Usta / Eminönü Ayağında lastik ayakkabıları ile tarihi yarımadanın en çatlak esnafı diyebileceğimiz Ali Usta, kesinlikle yeme-içme tarihimizin ikonik bir figürüdür. Onca kişiyi orada toplamasının yegane alamet-i farikası insanları gündelik hayatlarından soyutlayabilmeyi başarmasıdır. Ali Usta başarılı bir performans sanatçısıdır aslında. Aklınızı alır! Yeri gelir, yere düşen çiğ köfteden (torbanıza dikkat etmezseniz olacağı budur) özür bile diletir. Yaptığı her hareket bir alegoridir. Bir bütün limonu canını alırcasına sıkar. Sürrealdir. İnsanları şoke eder. Elbette bu hali onu karşı konulamaz bir pazarlama silahına dönüştürür.

Ciğerci Aziz Usta / Urfa Tarihi Kapalı çarşı içerisinde yarı mağara görünümlü, masalarının ve şiş tezgahının dışarıda olduğu bir yer Ciğerci Aziz Usta'nın yeri. 1968'den beri aynı yerde ciğerlerini pişiren Aziz Usta, babası Eyüp Usta'dan el almış. Ama o ciğerler nasıl bir lokum, nasıl bir lokum, NASIL BİR LOKUM! Anlatamam. Sorduk ve öğrendik. Ciğerler koyun ciğeriymiş. Enfesus! Dana ciğeri de varmış ama koyun ciğeri gibi olmazmış.

“Harbi Yiyorum – Türkiye'de Harbiden Nerede Ne Yenir 1?”, 6 yıllık bir emeğin ürünü. 'Halk Gurmesi' Salih Seçkin Sevinç'in kaleminden çıkan bu kitap, eğlenceli diliyle sizi mest ettiği gibi lezzet konusunda da ufkunuzu açacak! öyle lüks mekanların, ihtişamlı ambiyansların değil halkın sofrasına misafir olmak isteyenler için vazgeçilmez bir başucu kitabı... Türkiye'den seçme 130 lezzeti ve bu lezzeti nerede bulacağınızı mekanların hikâyeleriyle birlikte anlatan Harbi Yiyorum, Hayy Kitap'tan çıktı. Duyurulur!