Türkiye'nin gündemle imtihanı

Pazar, 24 Ağustos 2014 - 05:00

Türkiye'nin bence en önemli imtihanını yapıyorum... Hazır mısınız? Buyrun sorular:

1- Türkiye’nin Başbakanı kim?

a- Ahmet Davutoğlu

b- Recep Tayyip Erdoğan

2- Türkiye’nin Cumhurbaşkanı kim?

a- Abdullah Gül

b- Recep Tayyip Erdoğan

3- İktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı kim?

a- Ahmet Davutoğlu

b- Recep Tayyip Erdoğan

Cevap anahtarı: ‘A’ ve ‘B’ şıkları arasında gidip geliyorsanız, kusura bakmayın bence sınıfta kaldınız. Her soru ‘Tek bir adam’ı işaret ediyor.

'SIFIR SORUN' İLK KEZ HAYATA GEÇİYOR

 

Ahmet Davutoğlu, 5 yıl önce Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturduğunda onu iki politika ile tanıdık. Birincisi, ‘Stratejik Derinlik’. Ki bunun da ne menem bi şey olduğunu 5 yıl içinde gayet iyi anladık. Başbakan (ki burada Erdoğan’ı kastediyorum) sürekli siyaset, halk ilişkilerini futbolla anlattığı için ben de bu durumu şöyle izah edeyim: Devler ligine korsan giriş yapan mahalle takımı. Taktik: ‘Stratejik Derinlik’. Sonuç: Kalende gol tufanı... Tribünlerden doksan dakika ‘Büyük Türkiye’, ‘Şahlanan Türkiye’... sloganları atılsa nafile...

İSTENMEYEN AKRABA

İkincisi; ‘Sıfır Sorun’... Ki bu, komşularla sorunsuz ilişki demekti. Ancak bugünden şöyle bi geriye doğru bakıyoruz... Veeee sorunsuz bi şey göremiyoruz. Aksine ‘sorunsuz’ olanlarla da artık nur topu gibi sorunlarımız var. Osmanlı rüyası görüp, büyük ülke olma arzusuyla yanarken kendimizi ‘abi’ ilan edip, komşuların maşallah iç işlerine kadar müdahale etmeye kalktık. Şimdilerde bazı komşular için ‘istenmeyen akraba’ durumundayız. Sınırlarımız delik deşik oldu. Dinci terör örgütlerinin en vahşisi, dünyanın kanını donduran barbar sürüsü IŞİD’in komutanları bile ülkemize elini kolunu sallaya sallaya gelip tedavi gördü.

TERÖR TESİSLERİ

IŞİD’cilerin kendi anlattıklarından, Türkiye’nin onlar için yakın zamana kadar ‘dinlenme tesisi’ olduğunu da öğrendik. Yerinden yurdundan olan milyonlarca insanı hiç söylemiyorum. Malumunuz; onların bir bölümü kamplarda , geri kalanı da sokaklarda sürünüyor. ‘Büyük ülke’ kompleksi yüzünden Musul’dan geri çekmek yerine göz göre göre IŞİD ile yalnız bırakıp, bu barbarların eline rehine düşen 49 Türk’e hiç gelmiyorum bile. IŞİD her kafa kestiğinde, rehine ailelerinin yüreğini yakan acı, işte bu dış politikanın trajedisidir! Tüm bunlara rağmen; Davutoğlu’nun ‘Sıfır sorun’ politikası Başbakan olmasında en önemli etken! Erdoğan’ın ‘ustalık’tan ‘başkanlık’a geçişinde, Davutoğlu’nun ‘sıfır sorun’u bu kez hayata geçireceğinden kimsenin hiç şüphesi yok!

TÜRKİYE'DE BUNU DA GÖRDÜK

Faili Meçhul Heykel ve 3 CENAZE

15 Ağustos’ta Lice’de PKK mezarlığına, PKK liderlerinden Mahsum Korkmaz’ın heykeli törenle dikildi. Törende HDP’li vekiller de hazır bulundu. Heykel haber olup, kriz çıkarınca 17’sinde asker tarafından yıkıldı. Bir de heykelle ilgili provokatif bir fotoğraf basına sızdırıldı. Heykelin üzerine postalıyla basan asker fotoğrafı. Çıkan olaylarda genç bir gösterici öldü, genç bir asker öldü. Adına ‘Barış süreci’ denilen dönemde gerilimi tırmandıran bu olayların devamında yine gencecik bir teğmen şehit oldu.

Bu arada PKK yanlıları Atatürk büstlerine saldırmaya başladı. Geldiğimiz nokta şu: Devlet, Diyarbakır’dan Lice’ye kadar getirilen devasa heykelden haberi olmadığını açıkladı. Birkaç gün sonra PKK yöneticisi Sabri Ok tarafından da şu açıklama yapıldı: “Heykelden haberimiz yoktu.” Hiç kimsenin sorumluluk kabul etmediği bu olaydan geriye 3 mezar kaldı. İsimlerini hatırlıyor musunuz?

13 yıl önce başladığımız ileri demokratik hayatımız bu hafta itibariyle turbo moduna geçti. Kemerlerinizi bağlayın...

İyi pazarlar Yeni Türkiye...

“Aldatıldığımız önemli değildi yoksa herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak” Turgut Uyar