Türkiye'nin seçim ekranında durum!

Salı, 14 Haziran 2011 - 05:00

Türkiye bir seçim sürecini daha mümkün olduğunca hasarsız atlattı. Ben seçim günlerine bayram gözüyle bakan bir insanım. Dolayısıyla bu bayramın sonucu herkes için hayırlı olsun. Dönelim mesleki ayrıntılara... Seçim ekranlarını bir bütün içinde sadece başlıklara bölerek değerlendireceğim. Öbür türlüsü uzun ve gereksiz ayrıntılara girmek olur çünkü. Ve buna göre durum şudur... Seçim gecesinin en hızlı hedefe giden kanalı CNN Türk oldu. Ahmet Hakan’la başlayan maraton Adil Gür’ün en hızlı ve isabetli tahminiyle büyük mesafe aldı... Seçim gecesinin en çok bakılan kanalı NTV oldu. Can Dündar ekrandaki verileri doğru analiz eden yorumcularıyla gecenin sonunu daha gece başlamadan gösterdi...

[[HAFTAYA]]

Seçim gecesinin en esprili ve kalabalık ekranı SKY Türk’teydi. Murat Sabuncu, Kerimcan Kamal ve Yavuz Semerci sayısını tutamayacağım kadar çok konuk aldı yayına. Trafik hiç aksamadı ve sandıkları şenlendiren Aziz Kedi’yle tam bir demokrasi şöleni tadı gördüm ekranda... Seçim gecesinin en dengeli kanalları atv ve A Haber oldu. Erdoğan Aktaş müthiş bir trafikerlik yaparak yorumlarını abartan kimi konuklarına ana yolları gösterdi... Seçim gecesinin en renkli kanalı Kanal D’ydi. Sonuçlara hızlı giderken Mehmet Ali Birand’ın o artık efsane olan gaflarını seri şekilde izledik. Mesela “açılan sandalye sayısı” siyasi terminolojimize yeni bir tanım olarak katıldı...

Seçim gecesinin en sık mesaj veren ekranı Star TV’ydi belki de. Özellikle yorumcuların son tahlilde de Yılmaz Özdil’in yaptığı yorum muhalefet liderlerinin konuşmalarından daha etkindi... Seçim gecesinin en bilindik ekranı Show TV oldu. Ali Kırca yine Siyaset Meydanı tadında bir sunumla karşımızdaydı. Grafikleri saymazsan değişen bir şey yoktu yani... Seçim gecesinin en geç yatanı da Muhabbet Kralı’ydı. Kanal D’nin sabaha karşı 04.00 itibarıyla sona eren programından Okan Bayülgen’in bir kaçışı vardı ki; evlere şenlik... Ve Habertürk, Kanaltürk, 24, tv8, STV ve Kanal 7 kendi izleyici kesimine mönüsü belli ama lezzetli bir seçim ekranı hizmeti verdi... Seçim gecesinin en sıkıntı verici yanı ise hemen her kanalın aynı yazılımdan çıkmış gibi kullandığı grafiklerdi. Türkiye’nin seçimini içinde zerre kadar duygusal bir parça bile barındırmayan rakamlarla verdi ki bir süre sonra iyice yavanlaştı o tablolar...

En uzun Lale Devri’ni yaşadık!

En uzun Lale Devri önceki akşam yaşandı Fox TV’de. Kanalın reytingde zirve yapan dizisinin sezon finali tam bir maratondu hani... 19.50’de özetle başlayan dizi saatler 00.10’u gösterirken sona erdi. Neredeyse dört buçuk saat uzunluğunda bir dizi (!) izlemiş olduk böylece... Elbette hem bu uzunluk hem de dizinin bazı yerlerinde fondaki şarkı sesinin gereksiz yükselmesi izleyiciyi bunalttı... Ve daha da önemlisi Lale Devri yeni sezona yelken açarken geride bıraktığı sorularla kafalara kazındı... Benim için en önemlisi kanamalı bir hastanın sekiz saat boyunca nasıl olup da “ölmeden” yolculuk yapabildiğiydi. Üstelik yanında bir de uzman doktor vardı ki, neden bu ölüm yolculuğuna olur verdi, hakikaten anlayamadım...

Kantarın topuzunu kaçırmak!

Sezon sonuna gelen dizilerin hepsinde bir kilo patlaması yaşanıyor. Geniş Aile (Star TV) hakikaten genişledi iyice... Papatyam (Star TV) dizisinde kadroya yeni giren oyuncular da dahil yükte hafif çeken kimse yok... Muhteşem Yüzyıl (Show TV) desen artık nasıl bir şatafatla kalori tüketiyor ki, haremde ince kadın kalmadı resmen... Çocuklar Duymasın (atv) ne zaman izlesem sofra başından yayınını sürdürüyor. Araya diyet önermeleri koyuyorlar ki hakikaten o fotoğrafta çok komik duruyor... Behzat Ç.’de (Star TV) ciddi bira göbeğe patlaması görüyoruz... Karadağlar’da (Show TV) tipler, özellikle de göğüsler artık kostümlere sığmıyor... Sanırım tüm diziler için sezon finali daha çok diyet sezonunun başlaması anlamına gelecek ki; tersi durumunda bu ekran bu ağırlığı taşımaz diyelim...

BU YAZ TATİL YOK!

CNN Türk’te önceki gün boyunca süren Yaza Yelken Açtık programında onlarca konuk ağırlayarak kırılması zor bir rekoru üstlendik Özge Uzun ile... Programın başında adı anons edilmedi diye (o sırada alt yazıda program boyunca birlikte olacağımız yazdığı halde) çekimi terk eden Behzat Gerçeker’in yaptığı manasız kaprisi saymazsak 5 saatlik yayının hiçbir sıkıntısı yoktu... Behzat, kendisi de bir dönem program yapmış bir isim olarak canlı yayını ortada bıraktığı için üzülmüştür sanırım. Tersiyse zaten sorun yok; gittiğiyle kalır çünkü. Neyse... Yaza yelken açarken kültür, sanat, moda ve trend aleminin en sıkı isimlerinden bu yazı çalışarak geçireceklerini öğrendik. Kimsenin tatile vakti yoktu toplayacak olursak... Eh ortalıkta kıskanacak bir şey olmadığı için biz de tatil yapsaydık neler yapabileceğimizi ve İstanbul’u bekleyen müthiş melodi maratonlarını konuştuk... Yaza çalışarak yelken açan herkese selam olsun derim ben!

 

Yandex.Metrica