Türkiye'nin üzerindeki utanç perdesi

Cumartesi, 21 Kasım 2009 - 05:00

Taraf Gazetesi’nde yayınlanan ve Mehmet Baransu imzasını taşıyan “Kafes Eylem Planı” başlıklı yeni haber tüylerimi diken diken etti. Söz konusu haberde, Deniz Kuvvetleri içinde oluşan bir cuntanın azınlıkları korkutmak, sindirmek ve en nihayetinde Türkiye’den kaçmalarını sağlamak için akıl almaz planlar yaptığı iddia ediliyor.

Eğer söylenenler doğruysa Türkiye’de azınlıkların hayatı son yıllarda hiç olmadığı kadar tehlikeye girmiş demektir.

Türkiye’de Rumları, Ermenileri ve Musevileri korkutup sindirerek köşelerine çekilmesini sağlamak isteyenler hep var oldu. Ancak onları öldürmeyi hedefleyen planların hala yapılabiliyor oluşunu aklım almıyor.

Üstelik bu planları yapanların devletin en önemli organlarının içinde rahatlıkla örgütlenebiliyor olmaları daha da ürkütücü.

Oysaki biz 6-7 Eylül 1955 olaylarının üzerimizde yarattığı travmayı hala atamadık. O tarihte yaşanan trajik olayların neticesinde binlerce Rum kökenli vatandaşımız başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bugün kala kala 2 bin 500 Rum vatandaşımız var. Bunların çoğunu da yaşlılar oluşturuyor.

Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hırant Dink’in katledilmesi Türkiye’deki Ermeni yurttaşlarımızın da yeniden korku içinde yaşamalarına neden oldu.

Bunların dışında Trabzon’da Rahip Santaro’nun öldürülmesi, Malatya’da Zirve Kitapevi’nde yaşanan katliamlar büyük utançlar olarak tarihe geçti. Bütün bu katliamlardan sonra Türkiye bu nitelikteki yeni bir olayı daha kaldıramaz.

Barış turu için çıktığı Türkiye’de tecavüz edilerek öldürülen İtalyan vatandaşı Pippa Bacca’nın siyasi bir kimliği yoktu ama yine bu cinayetin de Avrupa’da Türkiye algısına çok olumsuz etkileri oldu. Türkiye’yi daima destekleyen ve sempatiyle bakan İtalyanların da kafası iyice karıştı. Mehmet Ali Ağca 1981’de Papa’yı öldürmeye teşebbüs ederek Türkiye’nin başını zaten büyük derde sokmuştu. Ardından gelen Rahip Santaro cinayeti dünyada medeniyetler arasında köprü olma iddiasındaki Türkiye’nin iyi niyetli girişimlerini gölgeledi.

Bakıyorum, Türkiye bugün hala aynı korkularla yaşıyor, aynı suçlamaların muhatabı oluyor. Devletin en hassas birimlerinde görev yapan insanların eğer gerçekten bu ülkenin farklı dinden vatandaşlarını öldürmek, evlerini bombalamak gibi planları varsa devletin birinci önceliği bu utanç perdesini kaldırmak olmalıdır.

Endişem o ki, yabancıların ve azınlıkların hayatlarına yönelik yeni bir saldırı Türkiye’nin doğrudan Afganistan ve Irak gibi ülkelerle aynı kategoride algılanmasına neden olacak.

Today’s Zaman röportajı

Gazeteci Yonca Poyraz Doğan’ın benimle yaptığı röportaj yarın Today’s Zaman gazetesinde yayınlanacak. Türkiye’nin en etkili İngilizce yayın organları arasında bulunan ve dünya başkentlerinde yakından izlenen Today’s Zaman’daki röportajda demokratikleşme açılımından dış politikadaki gelişmelere kadar pek çok konuyu konuştuk. Özellikle azınlıkları hedef aldığı iddia edilen Kafes Operasyonu’yla ilgili endişelerimi de röportajda paylaştım.